# Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 31 Ocak 2008
- **Gündem:** VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2008-01-31-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele

> İsa Gök (CHP), 31 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 648 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSA GÖK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Aradaki farkları kaçırıyorsunuz. Lozan 42’yi okursanız, Lozan 42’de, arkadaşlar, Sevr 149’la karşılaştırın, Lozan’da, cemaat vakıflarına dört alanda çalışma imkânı tanınmıştır: Dinî, hayrî, sosyal ve eğitimsel, eğitsel. 4771 sayılı Kanun’la siz bunlara sıhhi ve kültürel alanda da çalışma hakkı tanıdınız. Bakın, dikkat edin buna. Yetmedi, 4778 sayılı… İlk kanunda Cumhuriyet Halk Partisi yoktu Mecliste, ikinci kanunla yine, 2003 yılında kendi oylarınızla bir kanun daha çıkarttınız, hepten yetkileri artırdınız. Ama hâlâ yetmedi, bu Kanun gündeme geldi.

Arkadaşlar, tehlike salt cemaat vakıflarında değil. Salt cemaat vakıflarında değil. Bakın, yabancılara siz Türkiye’de vakıf kurma hakkı veriyorsunuz. 5’inci madde, son fıkra… Açın, okuyunuz. Diyorsunuz ki “Mal edinebilirler, mülk edinebilirler, tasarrufta bulunabilirler.” diyorsunuz. Bravo, güzel cümle! 12’nci madde, son fıkraya dayanıyorsunuz. Diyorsunuz ki “ama mal edinmeye güvence koyduk.” Dün akşam bu konuşuldu. Ne? Tapu Kanunu 35’inci maddesi gereği. Güvencemiz var İsa Bey, niye bu kadar üzülüyorsunuz diyorsunuz.

Arkadaşlar, şu Tapu Kanunu’nu açın, 2644 sayılı Kanun’un 35’inci maddesini bir okuyun. Ne engeli var burada? Mütekabiliyet. Başka ne engel var? 2,5 hektar… 2,5 hektara kadar mal alım hakkı var. Bakanlar Kurulu kararıyla 30 hektara çıkarabiliyorsunuz. 2,5 hektar kaç dönüm? Aranızda çoğu köy kökenli. 25 dönüm, 25 bin metrekare. 30 hektar 300 dönüm. Siz bir şahsa 300 dönüm yer alabilme hakkı veriyorsunuz. İstanbul’da 5 dönüm yer için şeyhler, prensler birbirini yiyor ihaleye girip alacağız diye, şu İETT’nin garajı için, şu yer için. 25 dönümü verebileceksiniz siz ve sınırsız. Bunu göz ardı ediyorsunuz. Allah’tan Tapu Kanunu 35 var diyorsunuz.

Bakın, mütekabiliyeti inceleyin. Ben size bir örnek vereyim arkadaşlar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs arasındaki Annan Planı. Annan Planı’nda mütekabiliyet vardı. Ama bakınız, enteresanlığa bakınız, oradaki mütekabiliyet planında ne diyordu Annan Planı: “Kuzey Kıbrıs’ın gayrisafi millî hasıladan kişi başına düşen yıllık geliri 4 bin-5 bin dolar, Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ndeki insanların 18-20 bin dolar. Ben mütekabiliyeti şimdi uygularsam…” diyordu Genel Sekreter Annan “…Güney Kıbrıs Rumları Kuzey Kıbrıs’ın tüm malını alır, burada mütekabiliyeti uygulayamazsın” diyordu. O yüzden şart konmuştu. Bu şart neydi? Kuzey Kıbrıs insanlarının gayrisafi millî hasıladan payları 18 bin, 20 bin dolara çıkıncaya kadar Güney Kıbrıs insanları Kuzey’den mal alamazlar. Ne zaman ki Kuzey Kıbrıs insanlarının gücü Güney Kıbrıs’a erişir, o zaman devreye sokarım demişti planda. Bunu Birleşmiş Milletler bile düşündü, siz düşünemiyorsunuz. İnanamıyorum, siz düşünemiyorsunuz. Diyorsunuz ki: “Tapu Kanunu’nda 35’inci madde var, mütekabiliyet var.” Yabancılar, Soros vakıfları, şu vakıflar, Türkiye’den, o büyük sermayelerle mal alabilecekler, taşınmaz alabilecekler. Sizin güvenceniz ne? “Biz de oradan alırız canım.” Alın da göreyim bakayım! Nereyi alıyorsunuz? Etiniz ne budunuz ne? Hangi Alman vakfıyla boy ölçüşebilirsiniz siz? Hangi Soros vakfıyla boy ölçüşebilirsiniz siz? Lütfen, bunlara lütfen… Bakın, bunlar, hassas şeyler ve bunlar, kesinlikle göz ardı edilecek şeyler değil.

Tekrar ediyorum: Cumhuriyet Halk Partisinin, cemaat üyesi arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza hiçbir olumsuz yaklaşımı yoktur. Biz, işin, demokrasisine bakıyoruz. Biz, işin, ulusal güvenliğine bakıyoruz.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Yanlışı doğru gibi takdim ediyorsunuz.

İSA GÖK (Devamla) - Bakın, Mersin’de, arkadaşlar, Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’si aynı mezarlıkta koyun koyuna yatarlar. Henry Atat öldüğünde –rahmetli- önce papazımız çıktı tören yaptı, ardından imamımız çıktı tören yaptı. Biz beraber gömdük bu insanları, bu gayrimüslim dediğimiz vatandaşlarımızı. Onlar bizim vatandaşımız, canımız, ciğerimiz. Biz hümanistiz. Bunların haklarını savunuruz.

Burada söz konusu olan ise, Türkiye’nin, vakıf adı altında, yabancı güçlere, başka ülkelerin sermaye gruplarına üçüncü sektör adı altında peşkeş çekilmesi, bu yanlış.

AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş) – O da yanlış.

İSA GÖK (Devamla) - Bakın arkadaşlar, belki bu konuda bir şeye sığınıyorsunuz. Niye? Ya, işte, arada Gülen vakıfları geçecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – O zaman sorun ne?

İSA GÖK (Devamla) - Aradaki Gülen vakıfları için yutuyorsunuz bunları, ama Türkiye’nin geleceğiyle oynuyorsunuz.

Bakınız, sakın ha Türkiye’de insanları sessiz sanmayın. Sakın ha Cumhuriyet Halk Partisinin bütün gücü bu, bu Kanun’u engelleyemez sanmayın. Sakın ha buraya gelen rektörleri, yürüyen kadınlarımızı -Türban… Türkiye’yi geriyorsunuz, her şeyi geriyorsunuz- sakın ha güçsüz zannetmeyin.

Sayın Başkan, lütfen, cümlemi tamamlamama izin verin.

Büyük Önder Atatürk’ün…

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2008-01-31-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
