# Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2009
- **Gündem:** TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2009-01-15-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218

> İsa Gök (CHP), 15 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 906 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA İSA GÖK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verilen son dakika önergesi hakkında CHP adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, bu önergenin amacı ne? Bu önergenin amacı ne, bunu açık konuşalım. Zaten Orman Kanunu’ndaki yapılan değişikliklerle orman kadastro komisyonlarının fiilen çalışmamasını hazırladınız. Arazi kadastro komisyonlarına, arazi kadastro ekiplerine yetki vererek orman kadastro komisyonlarının yapması gereken işleri arazi kadastro ekiplerine yaptırıp orman kadastro komisyonu yapmış gibi hüküm düzenlediniz, ormanları bitirmeyi planlıyorsunuz. Bu, kesinlikle 2/B’leri çözmek için getirilen bir önerge falan değil. 2/B’leri çözme konusunda Anayasa’nın 170’inci maddesi zaten yüce Meclise yol gösteriyor ve CHP ne diyor? “Anayasa 170’e uygun olarak 2/B’leri çözelim. Orman köylüsünün sorunlarını giderelim.” diyor CHP. Bunu gidermek Meclisin görevidir. Biz bunda varız. Sayın Genel Başkan bunu Antalya’da açıkladı. Siz ne yapıyorsunuz? Siz bunu yapmıyorsunuz. Siz, 2009’un 15 Ocağından sonra, 15 Ocak 2009 tarihinden sonra yeni orman talanlarına malzeme yaratıyorsunuz, mevzuatı buna göre düzenliyorsunuz.

Arkadaşlar, bakın, Anadolu’da, Antalya’da, Kepez’de, Mersin’de, Yalova’da, Ege’de insanların sorunu, 1981 tarihinden önce orman vasfını yitirmiş yerlerin sorununun giderilmesidir. Sizin düzenlemeniz ne? 1981 tarihinden önce orman vasfını yitirdiğinden bahisle o mağdur olan insanların sorununu çözmek değil, 2009 15 Ocaktan sonra yeni orman talanlarının önünü açmak. Bu böyle çözülmez. Bunun adı “kapkaç”tır, başka bir şey değildir arkadaşlar. Siz ne yapıyorsunuz? Bakın, Anayasa 170 ne diyor? “Orman köylüsünün korunması” diyor. Orman köylüsünün korunması konusunda, 1981 öncesi orman vasfını yitiren arazilerin orman köylüsüne tahsisi konusunda yol gösteriyor. Siz ne diyorsunuz arkadaşlar? Satmaktan bahsediyorsunuz, satmak. Neyi satacaksınız? Yeni hâlde ormanları satacaksınız. Kime satacaksınız? Keyfinizin çektiğine satacaksınız. Bunun adı nedir biliyor musunuz? Bunun adı “kaynak yaratmak”tır. Özelleştirmeyle limanları, fabrikaları, kullanım haklarını, intifaları sattınız, yediniz, bitirdiniz, 2009’dan sonra para lazım size. Ne satacaksınız şimdi? Ee, ormanlar var ya, ormanları satın gitsin! Arkadaşlar, sattınız, sattınız, sattınız, sıra ormanlara geldi.

Bu önergeyle, elimde tuttuğum önergeyle bu ormanları satma imkânınız yok. Anayasa 44, Anayasa 169, Anayasa 170 bunlara engel, bunlara engel. Bunlar Anayasa’dan döner, ama bu süreç içerisinde o 2/B mağduru dediğimiz orman köylüsünün durumu çözülmez. Çünkü diyeceksiniz ki: “Bakın yargıda, çözülemiyor, bekleyeceksiniz.” Beklemeye alacaksınız. Bunu yapmayın arkadaşlar. Dürüstçe getirin bunları çözelim, ama satma konusunda ortam yaratmayın.

Arkadaşlar, önerge ne diyor? Diyor ki önerge: “…bu Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılmış sayılacak.” İlanlardan kaçırıyorsunuz. Ne kadar güzel! “Bu maddeye göre yapılacak -yeni önergenize göre- kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” diyorsunuz. Yani siz, ikinci kadastro yapacaksınız. 1981 öncesi olanlar, 81 tarihli kadastroya göre 2/B gereği ayrılan yerlerdir. Siz bu önergede “yeni kadastro” diyorsunuz, “yeni kadastro!” Bunun adı 1981 öncesinde mağdur olanların mağduriyetine son vermek değil, 2009 15 Ocaktan sonra yeni alanlar açmaktır. Ne diyorsunuz arkadaşlar? “Kadastro sırasında orman adına yer çıkarsa -o gün bahsettiğim şey- orman kadastro komisyonu vasfında komisyon kurmayacağız, 1 tane orman mühendisi koyacağız, arazi kadastro ekibine hallettireceğiz ve arazi kadastro ekibinin yaptığı işlemler, düzeltme işlemleri orman mevzuatı ile tapu ve kadastro mevzuatına göre yapılmış ve bu Kanuna göre yapılacak askı ilanı ile ilan ve tebliğ edilmiş sayılır.” Yani, yapılan işlemler orman kadastrosu işlemi gibi farz edilecek diyorsunuz. Hani ormancı? Yok. Onu da kapıyorsunuz.

Devam ediyorsunuz: “Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler Maliye Bakanlığının talebi üzerine…” Falan falan gidiyorsunuz, düzeltmeler… Maliye Bakanlığına göndereceksiniz, satış… Kime satış? Orman köylüsüne mi? Hayır, ihale. Bastır parayı, gir, Türkiye'nin en güzel yerlerine. Böyle bir şey olmaz. Böyle bir şey olmaz arkadaşlar. Ne diyoruz biz? Orman köylüsünün mağduriyeti böyle giderilmez. Sizin derdiniz kaynak yaratma.

Ne diyor arkadaşlar? “Bu madde kapsamındaki kadastro, ifraz ve tescil işlemleri, İmar Kanunu ile Toprak Koruma Kanunu’ndaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılır.” Önünüzde hiçbir şekilde İmar veya Toprak Koruma Kanunu’nun engellerini de istemiyorsunuz. Yani dikensiz gül bahçesi… Ben gireyim ormana, parselleyeyim, satayım, vereyim, bitireyim ormanları! Bu ne kadar güzel bir anlayış ya! Bu ne güzel bir ormancılık anlayışı! Tebrik ediyorum! Hakikaten sizi tebrik etmek lazım, bravo!

Devam ediyor, arkadaşlar: “Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce, hazine adına orman sınırlarının dışına çıkarılan yerlerin içerisinde özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur.” Soracaksınız. “İlgili idarelerce 15 gün içerisinde kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz konusu alanların bulunmadığı yönünde. -yani orada özel bir alan bulunmadığı yönünde- cevap verilmiş sayılır.” Bu nasıl bir düzenleme? Yani, ben yazıyı yazdım, on beş günde cevap gelmedi… Arkadaş, sen buraya itiraz etmemiş, sen buraya özel alan dememiş; özel orman, genç orman, hiçbir şeye girişmemiş, doğrudan kabul etmiş sayılıyorsun. Yani idareyi bağlıyorsunuz, Orman Genel Müdürlüğünü bağlıyorsunuz ve başında siz varsınız. Kadastroların hepsini bağlıyorsunuz, dikensiz gül bahçesini yapıyorsunuz. Tek derdiniz satmak, başka bir şey değil.

Bu önerge… Arkadaşlar, öncelikle bir yargıdan görüş alınması lazım, ilgili kuruluşlardan görüş alınması lazım, kamuoyunda tartışılması lazım. Bu önerge vatandaşın derdine çare mi, yoksa vatandaşa ikinci bir yük mü, yoksa satış mı, bunların konuşulması lazım. Yangından mal kaçırıyorsunuz, kaçırdığınız mal orman. Hem de kaçırdığınız malı orman köylüsü için kaçırmıyorsunuz, 2/B mağdurları için kaçırmıyorsunuz; satacağınız paralı yerler için kaçırıyorsunuz. Yani, bu, özelleştirme bitti, satacak mal bitti, gelecek para bitti, ama bizim paraya ihtiyacımız var. Bu parayı da zaten bu halk için harcamadığınızı cümle âlem biliyor. Harcansa bu noktaya gelmez bu halk, aç biilaç kalmaz. Yeni satacak yer arıyorsunuz. Ormanlara, arkadaşlar, dokunmayın, dokunma yöntemini Anayasa 170 belirtmiştir. Ormanlara ancak tahsis yöntemli, kanunun öngördüğü ölçüde orman köylüsüne yardım için dokunulabilir, aksi hâlde satmak için dokunulmaz.

Bu önergeye ret oyu vereceğiz. Kabul edeceksiniz. Çünkü, yangından mal kaçırırcasına komisyonu topladınız, bu kanunu geçireceksiniz, Anayasa Mahkemesi iptal edecek. Neyi çözmüş olacaksınız? Mertçe getirin, bu sorunu çözmeye beraber çalışalım.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2009-01-15-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
