# Milletvekillerine ilişkin siyasi etik kuralları ve uygulamaları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2010
- **Gündem:** MİLLETVEKİLLERİNE İLİŞKİN SİYASİ ETİK KURALLARI VE UYGULAMALARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2010-02-11-milletvekillerine-iliskin-siyasi-etik-kurallari-ve-uygulamalari-hakkin

> İsa Gök (CHP), 11 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLLERİNE İLİŞKİN SİYASİ ETİK KURALLARI VE UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 1.020 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSA GÖK (Mersin) – Efendim, biz İç Tüzük’e bağlıyız.

BAŞKAN – Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz on dakika.

CHP GRUBU ADINA İSA GÖK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının, tasarının ikinci bölümü üzerinde grubumuz adına görüşleri arz edeceğim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, terörle mücadele konusunda Türkiye daha önce farklı varyasyonları denedi. Malumunuz İçişleri Bakanlığı 47’de iki müsteşarlık olarak kurma kararını aldı. Emniyet ve jandarma bir müsteşarlığa bağlanmıştı, daha sonra bundan geri dönüldü. Akabinde Güvenlik İşleri Başkanlığı kuruldu. Daha sonra Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü büyük bir mutabakatla oluşturuldu ki teşkilat sorunlarının bittiği söylenmişti. Şimdi de huzurunuza “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı” adı altında bir tasarı geldi. Yüce Meclis, arkadaşlarımız, bu tasarının her maddesini ellerini kaldırıp onaylıyorlar ama bu tasarıyı hâlâ, ne kamuoyu ne Mecliste “evet” oyu veren milletvekillerinin yeterince anlayabildiğine kani değilim.

Arkadaşlar, tasarıyı bir gözden geçirelim. Bakınız, iç güvenlik işleri malumunuz İçişleri Bakanlığınca, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı vasıtasıyla yerine getirilmiş. Bu tasarıyla bir müsteşarlık kuruluyor, bir de Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu oluşturuluyor. Genel bütçeli bir idare diyoruz, onayladınız. “Operasyonel faaliyetler Müsteşarlığın görev alanına girmiyor.” dendi ve fıkra olarak geçti bu, şimdilik fıkra orada duruyor. Müsteşarlığa bağlı İstihbarat Değerlendirme Merkezi oluşturulacak. Bu son derece hassas bir konu, buraya tekrar geleceğim. Esnek bir personel istihdamı getiriliyor. Ne bunlar? Sözleşmeli personel, bir de görevlendirme yöntemiyle personel çalıştırılacak. Teşkilatta dört ana hizmet birimi, üç danışma, bir de yardımcı hizmet birimi var. Şimdi, enteresanlıklar var arkadaşlar. Müsteşarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belgeler ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek. Bu bir amir hükümdür, buraya da geleceğiz. İllerde, bu teşkilatta, il sosyal etüt ve proje müdürlükleri kuruluyor -bakın, illere doğru giriyoruz- yetmedi ilçelerde bürolar kurulması öngörülüyor, ilçelerde.

Müsteşarlık çok enteresan görev ve yetkilere sahip. “Analiz ve değerlendirme çalışmaları yapmak ve yaptırmak.” Böyle bir görev ve yetkisi var. Arkadaşlar, kime yaptıracak bunu? Belli değil. Yine, Müsteşarlık, inceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak görev ve yetkisine sahip. Bu inceleme ve denetlemeyi kime yaptıracak? Kanunda açıklık yok. Tam müphem bir konu. Tabii, herkesin aklına istihbaratla alakalı bir şey, “Acaba bu yaptırılacak işlerde CIA’vari örgütlenmeler mi, MOSSAD iş birlikleri mi?” geliyor insanın aklına. Ee gelebiliyor çünkü kanun bu yetkileri veriyor. İstihbarat Değerlendirme Merkezi oluşturuluyor arkadaşlar.

Şimdi, bilgi ve belge talebinin yerine getirilmesinde gecikmeye kanun izin vermiyor, “derhâl” diye bir amir hüküm getiriyor. Bir de örtülü ödenek imkânı veriyor. Ne, örtülü ödenek? Malumunuz, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu, madde 24. Örtülü ödenek bu kanuna sokuluyor ve valilik il ve ilçelerde istediği sözleşmeli personel ve memurları bu birimlerde görevlendirebilecek.

Şimdi, bu yetkiler, önemli yetkileri satır başlarıyla sizlere arz etmeye çalıştım. Arkadaşlar, aynı bakanlığa bağlı olmayan MİT ve Genelkurmay Başkanlığı buraya âdeta bağlanmaya çalışılıyor. Hiyerarşik sorun gündeme gelmeyecek mi? Gelecek. İkinci bir -âdeta- Millî Güvenlik Kurulu oluşturuluyor Bakanlığa bağlı. Bu çok enteresandır. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum. Derken, çok absürt maddeler de var. Mesela, Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunda -soruyorum size- Adalet Bakanlığı Müsteşarının bulunması yargı bağımsızlığını ne hâle getirecek, hiç düşündünüz mü? Adalet Bakanı Müsteşarı bu Kurulda yer alıyor. Yani siz Adalet Bakanlığının bir ayağını yakalayıp İçişleri Bakanlığının bu istihbarat birimine mi bağlayacaksınız? Zaten yargıya hasmane tutumunuzu biliyoruz. Yargı hepten gidiyor. Müsteşar böyle bir kurulda. Bunun dünyada örneği olamaz. Yargıyla alakalı birimin böyle bir kurula sokulması düşünülemez. İstihbarat toplayacak, plan yapacak, uygulatacak, denetleyecek bu kuruma “operasyonel yetki yok” demek örtbas etmekten başka hiçbir şey değildir. Bu Müsteşarlığın, bu kurulların operasyonel yetkisi vardır. Bunu hiç inkâr etmeyin. Ha, çok zorda mı kaldınız, bir gece saat on ikiye çeyrek kala söz konusu 6’ncı madde fıkrasını kaldırdığınız an karşınızda bir canavar duracak, bir canavar. Temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, kişi hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığı, ilçelere kadar örgütlenmiş bir dev canavar karşınızda.

Arkadaşlar, bu bir sivil sıkıyönetim örgütlenmesidir, çok net. Hiç kaçırmaya, göçürmeye, başka laflar kullanmaya gerek yok. Bunun da adını “terörle mücadele” gibi hassas laf altına saklamayın. Bunun adı, faşizan bir devlete gidişte çok önemli bir merhaledir. Hukuk devletinde ciddi sorunlar yaratacağı muhakkaktır. Bunun biz örneklerini gördük. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında, arkadaşlar, aynı şey yapıldı. Yetmiyormuş gibi, malumunuz, belli bir tarikata bağlı bir örgütlenme modeli getirildi. Biz buna “F tipi” diyoruz. Fethullah Gülen tarikatına bağlı insanların örgütlendiği yepyeni bir oluşum yaratıldı.

Sınırsız sayıda sözleşmeli personel ve yabancı uzman istihdamı. Genişlemeye çok müsait bir yapı. Nerede duracağı belli değil. Bir dev yaratıyorsunuz, bir dev. İstihdam kriterleri yok, yani tamamen keyfî atamalar, görevlendirmeler yapılacak. Abdullah Çatlı’ya Emniyet Genel Müdürlüğü uzman belgesi vermişti. Bunu şimdi kim engelleyecek?

Örtülü ödenek… Operasyonel bir görev yok ama örtülü ödenek yetkisi var. Kimi kandırıyorsunuz siz, kimi? İlçelere kadar inen bir F tipi örgütlenme, Fethullah Gülen örgütlenmesi. Bakanın “Her şeyi yasaya geçirmedik.” beyanı “Esnek çalışalım.” dediği şey işte bu olsa gerek, başka hiçbir şey değil.

Arkadaşlar, bu, istihbaratı koordine etmekten çok F tipi yapının kontrolüne vermeyi amaçlamaktadır, bu çok net. Önümüzdeki tehlike budur, İletişim Başkanlığı gibi, bu sefer tüm istihbaratı kontrol etmek amacını taşıyor. AKP, derin devletinin en önemli kanununu geçiriyor. Tanık Koruma Kanunu’nu geçirirken, gizli tanıkla yapılan soruşturmaların, o sabıkası kabarık insanlarla birilerini tutuklamanın yolu açılmıştı. Şimdi bununla da sivil sıkıyönetimin yolu açılıyor arkadaşlar, başka hiçbir şey değil.

Tabii, şimdi Bakanımız diyecek ki: “Bize güvenin, bize güvenin.” İstihbarattaki örgütlenme, istihbaratın F tipi örgütlenmeye teslim edilmesi ve Türkiye'nin yarınlarda, faili meçhullerle, hak ihlalleriyle, birinci önemde haklardan olan yaşam hakkının ihlaliyle bu kurul anılacak, ne olursa olsun. Örtülü ödenek, vasıfsız çalışanlarla, kritersiz işçilerle, kritersiz sözleşmeli personellerle ve valiliğin görevlendirdiği ilçe personellerine kadar, evimize, odamıza, büromuza, her şeyimize gireceksiniz. Şu anda onun yapısını oluşturuyorsunuz. Hiçbir iktidar kalıcı değildir. Yarın bu size de dönebilir. Bu tür silahlar kimin elindeyse karşıyı öldürmek için getirilir ama kimi öldüreceği belli olmaz.

Ben geçen günkü konuşmamda, Sayın Bakana güvenmeyeceğimizi, güvenemediğimizi, yaptığı icraatlarla son derece yanlış şeylere sebebiyet verdiğini arz etmeye çalışmıştım. İstihbarat konusunda ve Fethullah Gülen tarikatının Emniyet Genel Müdürlüğüne zerk olması sonrası tasfiye hareketinden dolayı birçok emniyet mensubunun dışlandığını, cezaevlerine gönderildiğini, farklı operasyonlar yapıldığını arz etmiştim ve bir soru sormuştum “Sayın Bakan -yanınızda oturan Sayın Genel Müdürle beraber- benzeri bir olay Yüksekova’da olmuyor mu?” demiştim, Yüksekova’da.

Bakınız “Yüksekova’da bir istihbarat kaçağı var.” deniliyor ama Yüksekova çok hassas bir yer. Yüksekova…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSA GÖK (Devamla) – Sayın Başkan…

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Milletvekillerine ilişkin siyasi etik kuralları ve uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2010-02-11-milletvekillerine-iliskin-siyasi-etik-kurallari-ve-uygulamalari-hakkin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
