# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4

> İsa Gök (CHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 480 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSA GÖK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

15’inci maddede değişmesini istediğimiz şey şu: Üyelerin yükümlülükleri düzenleniyor ve bir satır var, diyor ki: “üyeler… davet olundukları ulusal ve uluslararası kongre, konferans ve benzeri bilimsel toplantılara Başkanın izniyle katılabilirler.” Şimdi, 15’inci madde üyelerin duruşmalara katılımını, her şeyi düzenlemiş. Neden Başkan izni? Bu kanunun önceki… Yani 2949 sayılı Kanun’a bakıyoruz, orada diyor ki: “Anayasa Mahkemesi yönetim ve temsili Başkana aittir.” Yönetim ve temsil, başka bir şey değil. 11’inci maddesi var eski kanunun, diyor ki: “Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleri asli görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.” Bütün madde bu. Anayasa’da bu maddenin esası olan kurallarda hiçbir değişiklik yapılmadı, ne madde ne fıkra değişmedi. Önceki kanun da Anayasa’nın o hâline göre yapılmış bir usul kanunu, yargılama yöntem kanunu. Şimdi, Anayasa’nın maddesi değişmezken önceki kanunun maddesini değiştirmenin âlemi ne?

Anayasa Mahkemesi, arkadaşlar, bir kuruldur, yatay ve dikey ilişki vardır. Anayasa Mahkemesinde kurul eşitler arası yatay bir ilişkiyi gösterir. Siz, üyelerden kurulan, Başkan dâhil hiçbir üyenin bir diğerinden üstünlüğü olmayan bir kurulda, Başkana diğer üyeler üzerinde doğrudan izin gibi hiyerarşik bir üst makam veriyorsunuz. Bu, öncelikle hukukun üstünlüğünü, yargının üstünlüğünü değil, Başkanın üstünlüğünü sağlar. Zira, verdiğiniz bu yetkiyle üyeler üzerinde Başkana bir otorite makamı atıyorsunuz. Yani Başkan izin verirse ancak, orada hâkim olan, Cumhurbaşkanı veya Meclisin seçmesiyle, yani aynı statüyle seçilmiş, yeminini yapmış, görevini ifa için gelen, yüksek yargıç dememiz gereken bir zata siz yetki vermiyorsunuz; onu bir kongreye, bir konferansa, bilimsel toplantıya katılma konusunda Başkanın inayetine bağlıyorsunuz. Başkan izin verirse gider, izin vermezse gitmez. Bu, yargıda olmaz.

Ha, bunun gerekçesi de şu olamaz asla, işte, duruşmaların düzenini sağlamak için falan. Oradaki bir hâkim zaten. 15’inci maddenin (a), (b), (c), (ç), (d) fıkraları, 1’inci fıkranın (e) bentleri, zaten, bu bentler duruşma düzenini, üyelerin yükümlülüklerini aynen söylüyor. Üye zaten bu görevi ifa etmezse, bu bir disiplin tahkikatını gerektirir. Yani üye gelmedi, duruşma yapılamıyor diye bir bahaneniz de yok. O zaman niye? Bu yalnızca 15’inci maddede değil, bu kanunun tüm safhalarında, her maddede Başkana olağanüstü yetki verilmiştir. Aynı mantık RTÜK’te ve ÖSYM’de de var. RTÜK’te, Meclisin seçtiği, eşit yetkide ve hatta AKP’nin seçtiği üyeler arasında kavga çıktı. Neden kavga çıktı? Meclis aynı iradeyle seçiyor, eşit, yatay ilişki var. Bu eşitler arasında bir başkan belirleniyor, olağanüstü yetkileri var. Burada da bir başkan belirleniyor, maaşını artırıyorsunuz, pasaportunu, taşıtını, her şeyini arttırıyor, farklılaştırıyorsunuz. Yetmiyor, diğer üyeler üzerinde bir Demoklesin kılıcı oluşturuyorsunuz. Raportör yardımcılarının raportör olmasına Başkan karar veriyor, izne Başkan karar veriyor, harcırahlara Başkan karar veriyor. Yapmayın. Burası bir kurul, burası bir mahkeme. En azından, mahkeme olmasını sağlamaya çalışın. Seçtikleriniz hukukçu olmasa dahi bir şekilde hukuk yaratacaklar. Hukuk yaratacak şahıslara karşı bir üstte amir, bir üstte başkomiser yaratmayın. Orası bir mahkeme. Bu anlamda, mahkeme başkanına verilen bu izin yetkisinin kaldırılmasını öneriyoruz. Dediğim gibi, eşitler arasında yatay ilişkinin kurul olarak çalışan mahkemelerde kurulması, yaşatılması esastır.

Önergemize desteğinizi umutsuzca talep ediyoruz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
