# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-2

> İsa Gök (CHP), 24 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 524 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSA GÖK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, arkadaşlar, 50’nci maddenin (2)’nci fıkrasında çok farklı bir hüküm var. Ne o? Anayasa Mahkemesinin bir başka yargı mercisinin verdiği kararı iptal etmesi. Şimdi, gerçi, AKP’nin önergesi var ama sonucu değişmiyor. Yüksek mahkemeler Anayasa’mızda sayılmıştır. Altı tane yüksek mahkememiz vardır: Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi. Anayasa’mıza baktığımızda bu mahkemeler konusundaki hükümlerde aynen der ki: Mesela, Yargıtay “…adliye mercilerinde…” diye gider ve “…karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.” der, son inceleme mercisi, 154. 155’e, Danıştaya bakın, Danıştay aynı şekilde “…idari mahkemelerce…” falan diye gider “…karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.” Yüksek mahkemelerin, Anayasa hükmünde, karar ve hükümlerin son inceleme mercisi olduğu açıkça yazılıdır. Anayasa’mızın 148’inci maddesi Anayasa Mahkemesini düzenliyor ve 12 Eylül referandumunda, bireysel başvuru hakkı geldi, 148’inci maddenin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası geldi.

Arkadaşlar, her üç fıkraya baktığınızda, bu fıkraların hiçbir yerinde, Anayasa Mahkemesinin diğer yüksek yargı mahkemelerinin üzerinde, onların karar ve hükümlerin son inceleme mercisi olma imkânını kaldıran, Anayasa Mahkemesi lehine o son inceleme mercisi mahkemelerin de üzerine çıkartıp onların kararını temyizen tekrar inceleyebilme imkânını veren bir tek kelime yok. Ben, Türkçe okurum, Türkçe konuşurum.

Okuyoruz, bütün fıkraya baktığımızda, üçüncü fıkra, 148: “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış…” falan diye gidiyor “…Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.” Burada asla, iptal, bir başka mahkeme kararını iptal, yok etmek yok.

Dördüncü fıkraya bakıyoruz: “Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.” Kanun yolları dediği, temyizdir, itirazdır, tashihi karardır falan. Bu aşamalardaki incelemeler Anayasa Mahkemesinde yapılamaz. Bu, aslında bize bir ışık veriyor.

Beşinci fıkraya bakıyoruz: “Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

Şimdi, bakın arkadaşlar, ışık veren fıkra dört. Hiçbir mahkeme kararını iptal yetkisi yok.

Şimdi elimize, şu çok kıymetli Anayasa Mahkemesinin usul kanununun tasarısını alıyoruz, ikinci fıkrasına bakıyoruz, diyor ki: “Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa…” diye uzun uzun gidiyor. Ayhan Bey’in formülü terditli bir yol ortaya koydu. Yani Anayasa Mahkemesi bir ihlal görürse bunu mahkemesine gönderecek, mahkeme bu ihlali ortadan kaldıran karar verecek. Karar vermezse yine darbeyi vuracak Anayasa Mahkemesi. Geldi, eğer ki iddia devam ederse o mahkemenin kararını yine iptal edecek. Ne diyor tasarıda?

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – İsa Bey, önergemiz var.

İSA GÖK (Devamla) – Önergenize baktım Ayhan Bey. Ben boş çıkmam buraya, merak etme sen!

“Bu durumda Anayasa Mahkemesi doğrudan ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak kararı verir.” Yani iptal kararı.

Yeni önergenize bakıyorum Sayın Üstün. Önergenizde ne diyor? Aynı şey: “Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.” İhlali ortadan kaldıracak. İptal var mı yok mu burada mahkeme kararına?

Bakın arkadaşlar, Avrupa yargı sisteminde ihlali… Şu Anayasa 148’e göre ancak ihlali tespit eder, tazminat verebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de yetkisi budur. Siz AİHM’in Türkiye’de bir mahkeme kararını iptal ettiğini gördünüz mü? Olur mu ya! Böyle bir yetkisi yok Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, iptal edemez bizim mahkeme kararımızı. Ama siz AİHM’de olmayan, Anayasa’nın vermediği bir yetkiyi kanuna koyarak, Anayasa’ya aykırı olarak Anayasa Mahkemesine iptal imkânı veriyorsunuz. Bu önerge de olmaz, bu tasarı da olmaz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
