# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsa Gök (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-8

> İsa Gök (CHP), 24 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 532 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSA GÖK (Mersin) – Değerli arkadaşlar, şimdi, devlet memurluğu farklı bir şey. Geçici 1’inci madde, arkadaşlar, burada “Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genel Sekreter Yardımcısı, Yazı İşleri Müdürü, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü, Kararlar Müdürü, Özel Kalem Müdürü…” bir sürü makam sayılıyor. Bir satır var, bakın -çalışanların ekmek parası- diyor ki: “…kadro unvanlı görevlerde bulananların görevleri, bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer.” Yandı gülüm keten helva! “Bu kadro unvanlı görevlerde bulananların görevleri, bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer.” Bitti… Yani, bunların hepsi bir yere gönderiliyor, işsiz kaldı, bir şekilde bir yere tayin olacaklar.

Bir de 34’üncü madde vardı, hatırlayın, yine konuşmuştuk, orada da diyordu ki: “Raportör yardımcıları hariç…” Onlar yine özel bir sınıf, niye ise? “…Mahkemenin hizmet birimlerinde çalışan 657 sayılı Kanuna tâbi personel, Genel Sekreterin teklifi ve Başkanın uygun görmesi üzerine, mükteseplerine uygun olarak Adalet Bakanlığınca Bakanlık merkez ve taşra teşkilâtı kadrolarına atanabilirler.” Yani mahkemenin raportör yardımcılarını ayrı tutuyorlar, bütün çalışanlarını, Mahkeme Başkanı, istiyorsa Çemişgezek’teki adliyeye kadar sürebiliyor.

Arkadaşlar, Anayasa’nın 128’inci maddesi var; bunlar kamu görevlisi, kamu görevlisi… El insaf! Bu kanun yarın yürürlüğe girdi, Mahkeme Başkanı, memleketine göre, boyuna posuna göre, cinsiyeti ve bıyığına göre haydi, mahkemede sürgünlere başladı. Bu vicdan mı ya? Bu vicdan mı? Bu vicdan değil. Ha, buna “kadrolaşma” diyebilirsiniz, “tasfiye” diyebilirsiniz, “ekipleşme” diyebilirsiniz ama bakın, bir de Başkan odaklı bir kadrolaşma. Parayı veriyorsunuz, imkânı veriyorsunuz, süper emekli maaşı, süper maaş veriyorsunuz, süper sağlık gideri veriyorsunuz…

Hani, nerede Veysi Kaynak?

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Buradayım.

İSA GÖK (Devamla) – “Jüristokrasi” diyordu. İşte budur o! İşte budur. Jüristokrasi budur, budur… Neydi arkadaşlar o? Yasama organı üzerinde yargının tepe olup Demoklesin kılıcı olması, hakir görmesi, üstünlüğü, egemenliği. Ne oldu? Şimdi, ben size soruyorum: Ne değişti de buraya, bu Mahkemeye bu kadar büyük özel imkânlar tanınıyor? O yüzden, şu geçici maddeyle bari, arkadaşlar, orada çalışan, yıllarını veren kamu görevlileri, memurların tasfiyesine, sürgününe izin vermeyelim. Yeter artık! Bu kanun özel imtiyazlar kanunu. Bu kanun birilerini ihya etme kanunu. O yüzden Mahkeme…

Bakın, Mahkeme aslında vicdanen düşünse, bu tasarıyı Mahkeme bize hazırlayıp buraya gönderirken dikkatli düşünse bunun, bu kanun tasarısının Mahkemeyi töhmet altında bırakacağını idrak eder çünkü buna siyasi literatürde “rüşvet” denir, “siyasi rüşvet” denir arkadaşlar. Kim, kime, ne veriyor? Yapmayalım bunu. Bari, şu konuda… Bakın, ne diyorum: Şu solda yürek var, vicdan var vicdan. Yukarıda Allah var, herkese mutlaka hesabını soracak, fatura ödeyeceğiz. Arkadaşlar, bu kadar büyük imkânlar olmaz, kendi imkânlarınıza bakın. Daha ileride maddeler var, kırmızı pasaport… Hatta, arkadaşlar, bir şey daha vardı, bakın, özel kırmızı plakalı araç istiyorlardı, herkes özel kırmızı plakalı araç istiyordu. Kavga çıktı, dedik ki: “Ya, milletvekillerinin şoförü kendisi, arabası kendisinin, kendisi alır benzini, faturasını kendi öder.” Şoförünüz var, kırmızı plakalı araç istiyorsunuz, özel yeni araçlar istiyorsunuz, korumanız var; Allah versin ama Türkiye'de bizler de kamu görevlisiyiz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Diplomatik pasaport istiyor!

İSA GÖK (Devamla) – Kırmızı pasaport da şimdi istiyor, onun maddesine de geleceğiz.

Sizlerin de dâhil olduğu kamu görevlilerinde böyle bir imtiyaz yok, hiçbir yargıda da yok. Ne Yargıtay ne Danıştay ne diğer kamu kurumlarında, siz dâhil, Meclis dâhil, hiçbir kamu görevlisinde böylesine imtiyaz yokken bu tasarı imtiyazları havada uçuşturuyor, ver Allah ver! Niye? Tasarı çünkü oradan geldi, onlar yazdılar, sizin göreviniz, onların yazdığını yalnızca vermek. Olmaz.

Arkadaşlar, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsa Gök (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2011-03-24-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-8 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
