# Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Bilen (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-bilen-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710

> İsmail Bilen (AK Parti), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 614 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA İSMAİL BİLEN (Manisa) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 710 sıra sayılı Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının 105 ilâ 124 üncü maddeleri üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu yıl, yetmişsekiz yıllık Ceza Kanunumuzda köklü değişiklik yaptık. Bu değişiklikle köklü reformlar gerçekleşti. Yeni birtakım suç tiplemeleri yeni Ceza Kanunumuza girmiş oldu. Temel hak ve hürriyetleri daraltan anlayıştan uzaklaşıldı. En önemlisi, bazı torba maddelerin zorlama yorumlarla genişletilen uygulama alanı daraltıldı, hatta kaldırıldı. Birkısım suçların cezaları yeniden gözden geçirilerek, kamu vicdanını olumsuz etkileyen ve yaralayan kamu ve devlete karşı işlenen suçların cezaları ağırlaştırıldı.

Yine, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu değiştirildi. Süratli ve adaletli yargılamanın yolları açıldı. Toplum vicdanını rahatsız eden, adaletin geç tecellisinin sebeplerinden olan usul ve esaslardaki aksamalar değiştirildi. Şimdi, sıra İnfaz Kanunumuzda.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ceza Kanunu, toplum ve yasama organınca suç sayılan davranışlara yasaklamalar ve müeyyideler getirmekte, Ceza Muhakemeleri Kanunu ise, bu tür fiilleri işledikleri iddia edilen zanlı veya zanlıların yargılamalarının yapılacağı usul ve esasları düzenlemektedir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ise, yargılama sonucu verilen hükmün uygulama esaslarını koymaktadır. Bugün görüşmekte olduğumuz Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı, eskiden farklı olarak, şartla salıverilmeyi her halükârda bir hak olarak görmemekte, yükümlünün, yasal süreyi iyi halle geçirmesi şartını getirmektedir. Eski 647 sayılı İnfaz Kanunundan beklenen ıslah ve caydırıcılık amacı, maalesef, gerçekleştirilememiştir.

Yine, bu kanunla, hukukumuzun içerisine, yeni infaz müesseseleri, yeni infaz tiplemeleri ve tedbirleri kazandırılmıştır. Cezaların infazında ve tedbirlerin uygulanmasında hâkimlerimize yetki ve takdir hakkı tanınmış ve bir de denetim imkânı getirilmiştir. Gerek Ceza Kanunu ve gerekse Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının ana gayesi suçun işlenmesini önlemektir. Suç işlendikten sonra yükümlü veya hükümlüleri cezalandırmak ve cezasını veya cezalarını çekmekte olan hükümlü veya hükümlüleri ıslah ederek, eğiterek topluma kazandırmak, yine, bu kanunların temel hedefidir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının bir başka gayesi de, devletin gözetimi altında tutulan hükümlü ve tutuklulara uygulanacak yöntemin dışında bir başka müeyyideyi ya da keyfîliği engellemektir. Ceza, işlenen suçla orantılı olmalı, kamu vicdanını zedelememelidir. İnfaz Kanunu da kamu vicdanında rahatsızlıklar yaratmamalıdır. Dolayısıyla, eski İnfaz Kanunu birçok haklı eleştiri almış ve kamu vicdanı huzursuz olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eski İnfaz Kanunuyla âdeta suç işlemeye prim ve davetiye verilirken, yeni İnfaz Kanunu Tasarısıyla çağdaş ülkelerdeki infaz rejimleri ve tedbir uygulamaları hukukumuzun bir parçası olacaktır.

Gerek Ceza Kanununun gerek Ceza Muhakemesi Kanununun ve gerekse Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının muhatabı olmayan bir toplum asıl dileğimiz ve temennimizdir; ancak, bu dilek ve temenninin çok uzak bir ihtimal olduğu da bir vakıadır. Öyleyse, bu kanunların muhatabının azaltılması ana hedefine ve gayesine ulaşmak üzere, eğitim seviyesini yükseltmek, millî gelirin artırılmasını ve adil dağılımını sağlamak, etkin, adil ve süratli bir yargılamayı gerçekleştirmek, adalete olan güven zedelenmesini tamir etmek biz milletvekillerinin ve hükümetin en başta gelen sorumluluğudur.

Bu tasarıyla, tutuklular ve hükümlüler ayrı infaz sistemine, kurumlarına tabi tutulmakta, yine, çocuk ve yetişkin hükümlülere ayrı infaz sistemi getirilmektedir.

Yine, tasarıyla, isteyen hükümlüye, kamu yararına çalışan kurumlarda çalışma hakkı ve ayrıca, meslek ve sanat sahibi olma hususunda seçim hakkı tanınmaktadır.

Tasarı, cezaların infazını eski kanuna nazaran artırmaktadır. Kanaatimce, bu husus, hem caydırıcılığı temin edecek hem de yaralanan kamu vicdanını rahatlatacaktır.

Tasarıyla, infaz kurumlarının birer suç eğitim merkezi olmasının da önüne geçilmiş olacaktır. Ancak, hükümet tasarısında "şartla salıverme" ifadesi kullanılmışken ve bu ifade hukukumuzda ve hukukçular arasında kabul görmüşken, komisyonda "şartla salıverme" ifadesinin "koşullu salıverme" olarak değiştirilmesi, kanaatimce isabetli olmamıştır. Literatüre yerleşmiş ve anlaşılabilir bir hukukî terimin, uygulamada bir ihtiyaç olmadığı halde değiştirilmesinde hukuk açısından da bir fayda bulunmamaktadır.

Suç işleme oranlarının azaldığı bir Türkiye hedefine hizmet edecek olan bu tasarının, ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olmasını diliyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Bilen (AK Parti, Manisa). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-bilen-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
