# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Değerli (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> İsmail Değerli (CHP), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 495 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMAİL DEĞERLİ (Ankara) - Sayın Başkan, Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar "özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık" başlıklı madde üzerinde kişisel olarak söz almış bulunuyorum. Yalnız, maddede de, anlaşılacağı üzere, aykırılık var; ben, birazcık bu maddenin dışına mecburiyetten çıkıyorum -gündemdışı söz istemiştim, olmadı- bir konuyu belirtip, ondan sonra maddeyle ilgili bazı şeyler söyleyeceğim; affınıza sığınarak söylüyorum.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, Âşık Mahzuni Şerif bir yıl önce vefat etmişti. Cumartesi günü Âşık Mahzuni Şerif'in birinci ölüm yıldönümüdür, Hacıbektaş'ta anılacak.

Yaşarken efsane olmak herkese nasip olmaz; o, yaşarken efsaneleşti. Anadolu'da çocuklar onunla büyüdü; binlercesi adını taşıyor. Darda kalanlar, türkülerini dinleyip "yetiş ya Mahzuni" derler. Kendisiyle görüşmek için insanlar yarışırdı. Yoksul Anadolu halkı onun eserlerinde kendini buluyordu. Türk dili ve edebiyatına binlerce eser kazandırmıştı. Bir zamanlar Kur'an kursuna devam etmesine rağmen "ey Arapça okuyanlar, Allah Türkçe bilmiyor mu" deyip, Türkçe'ye ve Türk diline sahip çıkmıştı.

O, bazen çocuk saflığında, bazen asırları devirmiş bir bilge olurdu. Kendisine "çağımızın Pir Sultan'ı" demek daha doğru olur kanaatindeyim.

Haksızlığa, hırsızlığa, yolsuzluğa, ülkemizi soyan iç ve dış işbirlikçilere, emperyalizme karşı savaş açmıştı. Otuz yıl önce "Amerika katil, katil" demişti; herhalde haklıydı. Hapisler yatmış, işkence görmüştü. 68'li gençlik onun türküleriyle yürüyordu. Deniz'lerin idamıyla "erim erim eriyesin, sürüm sürüm sürünesin", "kolum nereden aldın bu zinciri", "İnce ince bir kar yağar fakirlerin üsüne" türkülerini söylemiş ve tutuklanmıştı. Çok hoşgörülüydü; bugün, bizim de öyle olmamız gerekir. Bir tutuklanmasında kendisini hırpalayan emniyet görevlisi "yürü, Allah'ını, kitabını..." diye kendisine hakaret eder. Mahzuni, emniyet görevlisine döner "bana böyle davranma, biz kardeşiz" der. Görevli iyice kızar "ulan zındık, dinsiz imansız, nereden kardeşiz" der. Muhzuni, sakin sakin "elbette kardeşiz; siz Allah'a verip veriştiriyorsunuz, ben de; sadece üslubumuz farklı" der.

Gaziantep'te evi yakıldı, arabası bombalandı, dostlarından ihanet gördü, hapis yattı, işkence gördü; acısını eserlerine döktü, halkın sorunlarını dile getirdi. Kimse susturamadı. Hep, ezilenden, fakirden yana oldu. Ülkesinin bağımsızlığını savundu. Hacı Bektaş Dostluk Barış Ödülüne layık görüldü. O, bir derviş gibi yaşadı; hem sevildi hem korkuldu.

"Ben öldükten sonra işleyin beni.

Ufak vücuduma kefen istemem.

Varsa, insanlıkla sararlar beni"

Deyip, hünkara ulaşmak için Hacı Bektaş İlçesinde gömülmesini istedi. "Mezar taşı koymayın; bostan ekin mezarıma, gelen geçen canlar yesin" derdi. Vasiyeti yerine getirildi. Koca Mahzuni, başı dik, dolu dolu, sedası hoş bir derviş gibi yaşadı, sonsuza uğurlandı, Tanrı'dan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim.

Değerli arkadaşlar, bu maddeyle ilgili olarak bazı görüşlerimi de belirtmek istiyorum. Biliyorsunuz, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran; fakat, belirli süreli iş sözleşmesi ve süresi bir yıl ve daha fazla olan belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır der. Değerli arkadaşlar, ülkemizde 6 000 000'un üzerinde özürlü insan var, bir hayli de terör mağduru insan var. Bu 6 000 000 kişiden çok azı çalışmaktadır. Şimdi, bir mecburiyet getirilmezse, eğer, 50 işçi çalıştıran işyerleri diye, gerçekten, bu, sabit tutulursa ve sözleşmedeki işçiler gözönüne alınırsa, o zaman, 20, 25, 30, 40 kişi çalıştıran işyerlerinin hiçbiri özürlü çalıştırmaz.

Şimdi, bu özürlülere bir şey getirilmiş, yüzde 6 denilmiş...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - 2 dakika daha...

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Değerli (CHP, Ankara). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
