# Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Değerli (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 31 Ocak 2007
- **Gündem:** SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c145/b057/tbmm221450570535.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2007-01-31-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism-2

> İsmail Değerli (CHP), 31 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)); konuşma 1.045 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA İSMAİL DEĞERLİ (Ankara) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun ile Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 1'inci maddesine ek 9'uncu madde üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, konuşmama başlamadan önce mübarek muharrem ayında şehit edilen Eh- libeyitin manevi huzurunda saygıyla eğilir ve bundan böyle İslami âlemi birbirine kırdıran, bölen, haksızlık yapanları da nefretle kınarım.

Değerli arkadaşlar, yıllardır burada Sayın Bakanı izliyoruz, dinliyoruz. Sayın Sağlık Bakanımız, bu kürsüye çıktığı zaman her şeyi tozpembe gösteriyor. Sağlık sorunları tamamen çözülmüş, hastanelerde kuyruklar bitmiş, eczanede kuyruklar bitmiş, hasta her istediği ilacı buluyor, istediği doktora muayene olabiliyor, istediği yere gidebiliyor, hiç kuyruk yok! Yani, gerçekten, doktor olmasam, Ankara'da yıllarca çalışan biri olmasam, üniversiteleri bilmesem, devlet hastanelerini, sigorta hastanelerini bilmesem ben de inanacağım. Yani, dışarıdaki doktor arkadaşların yüzde 70'i, Sayın Bakanımızın asıl mesleğinin doktorluk olduğunu vallahi bilmiyorlar. Çünkü, sağlığı bu kadar bilmeyen, çalışan personelinin, çalışan doktorların sosyal hakkını bu kadar budayan, haklarını vermeyen, sıkıntı yaşatan, dilediği gibi, dilediği şekilde tayinlerini yapan kendisi değilmiş gibi. Hastaneleri herhalde hiç bilmiyor Sayın Bakanımız. Sayın Bakanım, gördüğün o hastanelerde sedye yok, sedye. Sedyeyi bilir misiniz siz? Sigorta hastanesine gidiyoruz, üzerine hasta yatıracak sedye bulamıyor; doktor, üstünde oturacak sandalye bulamıyor, bilgisayarları doğru dürüst çalışmıyor, not tutacak personeli yok, masasını silecek, hizmet edecek insan bulamıyor; nasıl bu kadar tozpembe siz gösteriyorsunuz bunu? Türkiye'de bu kadar doktor eksikse eğer, hakikaten 100-150 dolara da doktor çalıştırmayı becerebiliyorsanız, bir tıp fakültesi mezununun, tıp fakültesinde okuyan bir talebenin devlete yıllık maliyeti yaklaşık 100 milyar lira. O zaman bu kadar pahalı bir hizmet ise bu ve siz de dışarıdan 100-150 dolara doktor bulabiliyorsanız, o zaman kapatın bu tıp fakültelerini. Niye bu tıp fakültelerini açık bırakıyorsunuz? Niye bu kadar emek veriyorsunuz? Çünkü, bu, hem oraya çocuğunu gönderen vatandaşımıza büyük bir yük hem de gerçekten devlete büyük bir yük. Nereden çıkarıyorsunuz siz bu her şeyi tozpembe göstermeyi?

Siz daha önce de çıktınız "Mecburi hizmeti kaldırıyoruz, mecburi hizmet şöyle kötüdür, böyle kötüdür. Bu, sözü bile edilemeyecek bir durumdur." diye burada bir sürü nutuklar attınız. Ama, aradan bir yıl geçmeden mecburi hizmeti tekrar zorunlu hâle getirdiniz. O zaman da böyle her şeyi gerçekten yağladınız balladınız. Yani, milleti de kandırıyorsunuz. Allah aşkına, milleti kandırıyorsunuz ama, burada dünya kadar doktor var, doktorları kandıramazsınız siz. Hastanelerin hâli perişan. Sağlıkta Dönüşüm Projesi... Sağlıkta Dönüşüm Projesi değil, sağlıkta çöküş projesi başlamıştır. (CHP sıralarından alkışlar) Vatandaş perişandır bu konuda. Siz neden bahsediyorsunuz?

Değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir şey zorunlu değildir. Siz, öğretmene zorunlu hizmet getiriyor musunuz? Siz, başka meslek gruplarına zorunlu hizmet getiriyor musunuz?

AHMET YAŞAR (Aksaray) - Var var, öğretmene de var.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Siz, başka insanlara da yine böyle, mecburi şunu yapacaksın, diyebiliyor musunuz? Bu, insan haklarına aykırı, isteyen kabul eder istemeyen etmez.

Sayın Bakan, siz, önce, çalışan personelinizin çalışma ortamını düzenleyeceksiniz. Siz bu mesleği özendireceksiniz. Ben daha önceki bir konuşmamda, doktorlara kız vermiyorlar, dedim; bana güldünüz. Gerçekten doktorlara kız bile vermiyorlar. Bir uzman hekimin aldığı maaş 1,5 milyar civarında, bir asistanın aldığı para 900 milyon civarında. Bu altı sene, yedi sene eğitim görüyor bir insan. Allah aşkına hangi bir uzman hekim 5 milyar, 6 milyar, 7 milyar döner sermayeden alıyor? Sayın Bakan, Numune Hastanesindeki asistanın hâlini bir görün.

Klinik şefleri alıyor beyler. Sabaha kadar nöbet tutan o hekim, nöbet tutan o asistan, klinik şefinin matbu kâğıdını koymuş önüne, sanki o çalışıyormuş gibi imza basılmış, üstü dolduruluyor, pa- rayı klinik şefleri alıyor. Peki, kaç tane klinik şefi bu parayı alıyor? Oradaki asistan ne alıyor? Ayda 500 milyon, 600 milyon, 700 milyon lira para alıyor. Nasıl oluyor da böyle 6 milyar, 7 milyar... Biz, hiç bilmiyor muyuz? Biz, bu ülkede yaşamıyor muyuz? Nerede görülmüş böyle?

Değerli arkadaşlar, şimdi, öyle bir sistem getiriyorsunuz ki, serbest çalışan hekim sigortalasın kendisini. Gerçekten iyi bir şey, ama, önce bunun altyapısını hazırlayacaksınız. Serbest olan hekim isterse sigorta yaptırır, istemezse yapmaz, sana ne! Bir zorunluluğu mu var illa bu insan kendini sigorta yaptırsın? İsterse yapar. Sen, arabanı istersen sigorta yaparsın, istemezsen yapmazsın. Kaza yaptığın zaman da parasını cebinden ödersin. Bir kere...

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Zorunlu trafik sigortası var.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - O zorunlu trafik sigortası ayrıdır arkadaş, o ayrı bir konu. Siz, bunu getirin, doğru bir şey, ama, sadece doktora değil; oradaki teknisyen ne olacaktır, oradaki hemşire ne olacaktır?

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Mağdur olanın parasını kim verecek, mağdur olanın? İmkânı yoksa sigorta verecek.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Mağdur olanın parasını, tıpış tıpış, o hatayı işleyen doktor, malını, mülkünü satar onu da öder. Bunun başka bir yolu yok.

Değerli arkadaşlar, özel yasalarla kurulmuş olan özel sektör, sigortayı yine zorunlu getiriyorsunuz, serbest çalışana zorunlu getiriyorsunuz. Serbest çalışan kendisi...

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Çağdaşlık bu, çağdaşlık.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Hiç itirazım yok, onun altyapısını hazırlamak lazım önce.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Tüm dünyada var.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, özel sektör kendisi sigortalayacak ve sigorta primlerini ödeyecek, serbest çalışan kendisi ödeyecek, sigorta primlerini ödeyecek. Doğru, hiç itirazım yok. Kamu kurumunda çalışan arkadaş da, yüzde 50'sini döner sermayeden ödeyecek, yüzde 50'sini de cebinden ödeyecek.

Değerli arkadaşlar, o döner sermayeden her doktor öyle 3 milyar, 5 milyar para alabiliyor mu acaba?

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Alıyor, alıyor.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Peki, tazminat geldi, siz bu tazminatın tabanı, tavanı, koyuyor musunuz sınır? Tavan şu kadar, taban şu kadar, diye bir sınır getiriyor musunuz? Bunu da getirmiyorsunuz.

Peki, mahkemeler uzun süre sürdü, maddi tazminatın bir formülü vardır, o maddi tazminat standarttır, manevi tazminatı ne yapacaksınız? Manevi tazminat, bir hâkim veriyor 5 milyar, öbür hâkim veriyor 50 milyar, yıllarca da bu sürüyor.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Hâkimlerin suçu.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Bir hesaplarını, faizlerini hesapladığınız zaman ne olacak bu? Mahkemeler beş sene sürüyor. Peki, sigorta, bir hudut koydunuz, fazla prim ne olacak? Fazlasını kim ödeyecek? Primi koydunuz, bir hudut koydunuz 50 milyar, tuttu 300 milyar. Doktorun döner sermayede kazandığı o kadar para var mı acaba? Nasıl ödeyecek doktor? Kamu bunu ödedi.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - İşte, sigorta ödeyecek.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla) - Peki, doktor bunu...

Efendim, sigorta, hudut getiriyorsun sen, ona göre prim koyuyorsun. 300 milyar geldi, sigorta 50 milyar ödedi, üstü nasıl olacak? Kamu bunu cebinden ödedi, peki, sonra da doktora rücu etti. Doktorun, bırakın siz döner sermayeden aldığı para, doktor bütün ekstra maaşını da verse onu kar-

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2007-01-31-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism-2 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c145/b057/tbmm221450570535.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
