# 18 mart çanakkale zaferinin yıldönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Göksel (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 18 Mart 2008
- **Gündem:** 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-goksel-23-2008-03-18-18-mart-canakkale-zaferinin-yildonumu-munasebetiyle

> İsmail Göksel (AK Parti), 18 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 591 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMAİL GÖKSEL (Niğde) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Haftası münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Milletimizin zaferlerle taçlandırdığı binlerce yıllık şanlı tarihinde kritik zamanlarda elde edilen, birlik ve beraberliğimizi pekiştirerek varlığımızı ebedîleştiren birçok başarı vardır. Bu başarılardan biri de Çanakkale savaşlarıdır. Milletimizin zor şartlar altında kendisinden çok güçlü ordulara karşı verdiği muhteşem mücadele ile destanlaşmış tarihî dönüm noktalarından biridir.

Çanakkale, bağrında taşıdığı 280 bin kefensiz aziz şehidimizle sadece bir kahramanlık beldesi değil, aynı zamanda, bozulmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimiz, daima özenle sahip çıkacağımız birlik ve beraberliğimizin de en büyük sembollerindendir. Bu sembolü vatan şairi Mehmed Âkif şöyle söylüyor:

“Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların, yükleniyor dördü beşi.”

Çanakkale’de teknik üstünlük, yurt ve ulus sevdası karşısında bütün anlamını yitirmiş; zafer mertlikle kucaklaşmış, ölüm şehit olmakla yüceltilmiştir. Çanakkale, düşmanın zannettiği gibi öylesine bir savaş ve sıradan bir ölüm yeri değildir. Çanakkale, Türk’ün bitti sanılan askerî gücünün tükenmediğini, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, iyi yönetildiği takdirde tüm zorlukların üstesinden gelebilecek güç ve inanca sahip bulunduğunu dünyaya kanıtlamıştır. Kara harekâtı amacı, vatan şairimizin şu mısrası ile özetlenebilir:

“Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.” derken, işte gür bir ses “Çanakkale geçilmez!” diyor.

Kara savaşlarının özetini ise Yahya Çavuş Anıtı’ndaki kitabe anlatmaya yetiyor:

“Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş’tular.

Tam üç alayla burada gönülden vuruştular.

Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri,

Allah’ı arzu ettiler, akşama kavuştular.”

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve beraberliğini, huzur ve güvenini yıkmak isteyen mihraklar, doğulusu batılısı, kuzeylisi güneylisi, kadını erkeğiyle bu güzel ülke insanlarının Çanakkale’de ve daha birçok yerde bu vatan için beraberce verdikleri mücadeleyi görüp ders almalıdır.

Bu milletin kürsüsünden bir kez daha haykırıyorum: Şehitlerimizin bize bıraktıkları bu kutsal emaneti sonsuza kadar koruyacak, Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri yapacağız.

Değerli milletvekilleri, Çanakkale’de 19’uncu Fırka’ya bağlı 57’nci Alay’da “Size, taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum!” komutunu veren Mustafa Kemal’in emrinde görev yapan, benim de akrabam, Şehit Muallim Ethem’den de biraz bahsetmek istiyorum. Niğde’nin Hacıabdullah köyünden çıkıp İstanbul’a yerleşen, Beyazıt Numune Mektebinde edebiyat öğretmeni olarak görev yaparken askerî hâkim yetiştirilmek üzere seçilmiş, hukuk fakültesine kaydı yaptırılmış, hem öğretmen hem öğrenci olarak, harbe gitmekten muaf olmasına rağmen, kendi isteğiyle, 3 kardeşiyle birlikte Çanakkale Harbi’ne katılıp 280 bin şehidimizin arasında yer almıştır. Tek dileğimiz aziz şehidimizin adının Niğde Üniversitesinde “Niğde Şehit Muallim Ethem Üniversitesi” olarak yaşatılmasıdır.

Değerli milletvekilleri, Türk vatanının ve milletinin, ebedî varlığıyla devletimizin bölünmez bütünlüğü uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden başta Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, asil kanlarını bu topraklara akıtarak sonsuzluğa ulaşan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diler, aziz hatıraları önünde minnet ve şükranla eğilirken Çanakkale şehitlerimiz için yazılmış bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Ey Kirte’nin, Anafartaların,

Kanlısırt’ın Ahmet’i,

Bilerek görmeyeceğini üç dakika sonrayı,

Elinde Kur’an, dilinde vatan,

Seni sipere atan iman

Ne muazzam bir imandı ki

Doksan üç sene sonra duyan,

Tekrar tekrar titredi.

Ey anasının son bir kez öpemediği,

Pırıl pırıl yüzündeki gülümsemeyle can veren Muallim Ethem,

Ey 57. Alay, ey kefensiz 280 bin vatan yiğidi,

Ey bu toprakların ölümsüz şehitleri,

Belki bir gün gelir de

İzi kalmaz tarihin,

Sözü geçmez beşerin,

Ve hatırlanmaz olur da bir dakika öncesi,

Yine hatırası silinmez

Ahmet’in, Mehmet’in, Kemal’in.

Gökler alıp başını gider,

Yerse çoktan küsmüştür,

Bir umman gibi sis çökmüştür

Ve rengi gridir artık her yerin,

Çevir kafanı ve bak,

Toprağı yine kırmızıdır

Çanakkale’nin.”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şehitlerimize ise söyleyecek tek söz, son söz Mehmed Âkif Ersoy’un mısralarında gizlidir:

“Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”

Saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Göksel (AK Parti, Niğde). “18 mart çanakkale zaferinin yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 18 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-goksel-23-2008-03-18-18-mart-canakkale-zaferinin-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
