# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Güneş (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 14 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90404
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-gunes-2026-10-14-tutanak-metni

> İsmail Güneş (AK Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.689 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkanım, çok değerli milletvekillerimiz, bürokratlarımız, basın mensuplarımız; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı bir kararla 7 portföy yönetim şirketi ve 131 adet fonun tasfiyesine karar verildi ve bu fonlarda işlem yapan yaklaşık 455 bin kişi tespit edildi.

Tabii fonlar 1980'li yıllarda çıktı ve son yıllarda yapılan düzenlemeyle beraber daha kolay alınıp satılır hâle geldi. Tabii, fondaki amaç vatandaşın, küçük yatırımcıların parasını nemalandırmak orada bir gelir elde etmek. Tabii, fonlara baktığınız zaman fonların risk derecesine göre 7 sınıf fon var. En riskli ise 7'nci sınıf serbest fonlar. Tabii, bunlar işte para piyasası fonları var, değişken fonlar var, değerli maden fonları var gibi birtakım fonlar var ve burada zaten size soruyorlar yani "Risk ne kadar almak istiyorsunuz?" diye. Bu batan fonlarda da yani 131 fonunun da 114'ü serbest fon yani serbest fon alıp satabilmek için de zaten nitelikli yatırımcı olmak lazım. Nitelikli yatırımcı olabilmek için de 10 milyon TL'nin banka hesabınızda olması lazım. Yani burayı para yatıranlar aslında bu riski bilerek gözaltına ve orayı parayı yatırdılar ve dolayısıyla da bu yasal bir işlem ve yani normalde yatırabilir buna kimse bir şey demez. Buna "fon mağduru" denebilir mi? Fon mağduru normalde edemez fakat burada şu var arkadaşlar: Diyelim ki, yani, piyasa oyuncuları içinde uyanık insanlar olabilir, vatandaşı soymak isteyenler olabilir ve dolayısıyla da, buradaki işlem de buna benzer bir işlem. Neticede, diyelim ki portföy yatırım şirketi kuruyorsunuz, fon kuruyorsunuz ve dolayısıyla da, belli hisseler üzerinden spekülasyon yapıyorsunuz, var olmayan değeri arttırıyorsunuz, para kazanmadığınız hâlde para kazanmış gibi gösteriyorsunuz ve dolayısıyla da, bunu duyan herkes de ve buraya gelen herkes, fazla para kazanma vaadiyle geliyor ve bir de...

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Kim önleyecek bunu?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bir dakika kardeşim, bir dakika dinle.

Ve dolayısıyla da burada diyelim ki normal para piyasası fonları aylık yüzde 3 getirirken burada yüzde 12'yi almayı tabii ki bunlar için iyi bir kazanç görüyorlar ve dolayısıyla da buraya bilerek, isteyerek gidiyorlar ve neticede bu. Bir kere burada olan olay nedir? Normalde var olmayan bir değer, kazanamayan bir para sanki kazanılmış gibi gösterilmekte ve özellikle de küçük kâğıtlar üzerinden spekülasyon yapılarak ve kâğıtlar aşağı yukarı 5 kat, 10 kat, 20 kat artırılmakta ve neticede bir saadet zinciri gibi bir şey kuruluyor. Benim buradan sormak istediğim şu: Burada bir yıl önce Maliye Bakanımız 4 Kasım 2025 tarihinde bununla ilgili bir demeç veriyor. Daha sonra yine Finansal İstikrar Komitesi 2 Aralıkta bununla ilgili karar alıyor. SPK diyelim ki bunları görmüyor mu? Yani SPK diyelim ki bunları görmüyor mu? Neticede, bu küçük şirketlerle ilgili özellikle halka açıklık oranı az olan ve toplam değeri az olan şirketler de bazı yatırımcıların diyelim ki burada spekülasyon yapma ihtimali her zaman var, bunu kim takip edecek? SPK ve aynı zamanda Borsa İstanbul takip edecek. Diyelim ki: Burada SPK bunu görüyor ve 28 Ağustosta bir karar alıyorsunuz. Diyelim ki: Bu kararı bu kadar geç almanızda sebep nedir yani daha erken davranılamaz mıydı? Bunu özellikle sormak istiyorum. Diğer taraftan, özellikle bu küçük hisseler çok kısa sürede çok hızlı değer artırırken diğer taraftan, Borsa İstanbul aynı şekilde bundan şüphelenip ilgili adımları atmış mıdır, atmamış mıdır buna bakmak lazım; bunun bir ayağı. Tabii, diğer taraftan, buraya giren, buraya yatırım yapan herkesi suçlu ilan edebilir miyiz? Öyle bir şey yok. Yani siz eğer bu fon, portföy yöneticileriyle hiçbir ilişkiniz yoksa bunlardan, içerden herhangi bir bilgi almadıysanız, diyelim ki tesadüfen buraya girdiyseniz ve buradan para kazandıysanız bu yasal bir süreç, bu suç oluşturmuyor ama normalde siyasilerin, bürokratların buraya girmesi yasal olsa bile etik olmayabilir. Dolayısıyla da bu yönden daha da temkinli davranmak lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade etti: "Bunun ucu nereye giderse gitsin ve dolayısıyla da biz buradan herkesten hesap soracağız." dedi. Sanki bunu yapanlar AK PARTİ'liymiş gibi bir algı operasyonu oluşturmaya çalışıyorsunuz. Şimdi, mesela, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'e yakın bir arkadaşın 15 milyar götürdüğü iddia ediliyor. Yani bunun partiyle martiyle alakası yok. Burada bir uyanık grup var. Bu uyanık grup karşısında da gerekli tedbirlerin... Burada normalde ihmal mi vardır artık başka bir şey mi vardır onu neticede...

CAVİT ARI (Antalya) - Nasıl yakın biriymiş? Burada olmayan biri hakkında nasıl böyle konuşabilirsin İsmail Bey? Ne kadar yakını yani onu anlat, oğlu mu?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Neticede...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Oğlu mu, damadı mı, danışmanı mı kim?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bir dakika! Neticede şu var arkadaşlar...

CAVİT ARI (Antalya) - Oğlu mu, nesi yani? Burada olmayan biri hakkında iftira atamazsın.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Kendinizden olunca hemen şey yapıyorsunuz.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - İftira atmıyor yani diyor ki...

CAVİT ARI (Antalya) - İftira atıyor, burada olmayan biri hakkında niye öyle konuşuyor?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Bir şey söyleyeceğim, bütün bunlar olurken...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Başkanım...

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın Arı, lütfen...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Arkadaşlar, siz konuşacaksanız biz konuşmayalım.

CAVİT ARI (Antalya) - Konuya açıklık getir, açıklık getir.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Karşılıklı hale getirince hiçbir şey anlaşılmıyor.

CAVİT ARI (Antalya) - Burada olmayan kişi hakkında konuşuyorsunuz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ya kardeşim, bir sabredin ya, sabredin.

CAVİT ARI (Antalya) - Ya ne kadar yakını, onu anlat diyorum.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bak basında yazıyor, aç bak orada ne kadar yakını.

CAVİT ARI (Antalya) - Sizdeki gibi oğlu mu, genel merkez yöneticisi mi onu anlat.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, diğer taraftan, tabii, bu fonu biz tasfiye ediyoruz, tamam mı? Diyelim ki bu fonu tasfiye ediyoruz biz, buradaki sorunlardan, portföy yöneticilerinden veya suça karışmışlardan mal varlıklarına el koyduk. Bunun yurt dışındaki mal varlıklarını getirecek miyiz? Bunun getirilmesi için bu kanunda yeterli dayanak var mıdır? İkincisi, buradan para kazananlara "Gönüllü bunu verin." diyorsunuz, ki gönüllü vermezlerse bu ne olacaktır, nereden kaynak bulacağız? Neticede, varlık değerinden çok fazla şişirilmiş, şimdi aşağı düşmüş ve dolayısıyla da burada, eldeki varlık dağıtılacak ve siz diyorsunuz ki: "Herkesin girdiği tarihte, oradaki değer neyse, onun üzerinden biz hesap yapacağız ve TEFE TÜFE'nin ortalaması oranında da durduğu kadar da biz bunu artıracağız." diyorsunuz, tamam mı? Burada haklısınız ve kimin ne kadar mal varlığı varsa kazanca bakılmaksızın ama burada diyelim ki 17 Eylülden önce satmış olanların kendi mal varlığı üzerinden değerlendirmemek lazım, parasını alıp gitmiş olanlardan yani, bunun hiçbir işlem yapılmamış gibi davranılması bence en adaletli olanı diye düşünüyorum. Yani herkese, buradan kim ne para kazandıysa devlet "Bunu geri getir." diyebilir. Bu, hukuk devletine ne kadar uyar, onu da bilemiyorum yani esas zorluğumuz orada bizim. Ve neticede bazı insanlar var ki buradan çok fazla para kazanmış ve buradan çıkmış ve ondan sonra tekrar girmiş ve o kazandığı paranın en son giriş parasını alırsanız siz, adam zaten buradan kârlı çıkıyor ve dolayısıyla da burada hakkaniyetli bir tasfiye süreci yapılması lazım. Burada -daha önce de ifade ettiğim gibi- tüm işlemler olmamış gibi, yapılmamış gibi yapılabilirse buradan kazanç elde edenlere gönüllülük ilkesine değil de, zoraki bir geri getirme süreci izlenirse herhâlde daha hakkaniyetli olur diye ben düşünüyorum. Yoksa öbür türlü, ben buradan yani yasal yollardan bu parayı kazandım, paramı da diyelim ki beşe, ona katladım, kimse de bunu benden geri isteyemez, alamaz derse biz bu konuda ne yapacağız diye ben ifade etmek istiyorum.

Diğer taraftan, tabii ki bu olay yaşanabiliyor mu? Yaşanabiliyor. Yaşanmaması gerekir miydi? Yaşanmaması gerekirdi. Bununla ilgili hem idari hem de hukuki soruşturmalar yapılacaktır. Kim suçluysa, kimin kusuru, kastı varsa bunlar hukuk önünde hesap verecekler ama bu olay üzerinden özellikle Hükûmetimizi, Sayın Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya yönelik daha çok operasyonlara girişildiğini görüyorsunuz. Şimdi, burada kendisi yok, işte İzmir Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale, aynı şekilde işte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Mahinur Hanım hakkında, onun babası hakkında bir iddiada bulundu. 250 milyon TL'lik buraya para yatırdığını söyledi. Peki, burada Sayın Bakanımız açıkladı "Benim babamın böyle bir para yatırmışlığı yoktur ve TC numarası buna uymamaktadır." dedi ve Sayın Bakan aynı şekilde bilgi istiyor SPK'den. "Bununla ilgili bana bilgi verir misiniz? diyor, SPK'den Bakanımızın alamadığı bilgiyi Ümit Özlale Milletvekilimiz nasıl almıştır, kimden almıştır? İş Bankasından mı almıştır arkadaşlar?

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Soru sordu Ümit Özlale, soru.

CAVİT ARI (Antalya) - Oraya sorun, bize niye soruyorsunuz?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben size soruyorum, nereden almıştır bu bilgiyi?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Seda Hanım nereden aldı bilgiyi?

CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Bakan nereden aldı?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben size şunu söylüyorum, dolayısıyla da bunun üzerinden siyaset yapmak yerine bu gibi suistimalleri önlemek için daha çok neyi yapabiliriz, ne yapabiliriz? Onun için...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Açıklayın listeyi, herkes rahat etsin, yapmayalım siyaset.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Biz de istiyoruz açıklansın liste, açıklansın kardeşim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Açıklayın listeyi, yirmi beş gün oldu, niye açıklamıyorsunuz?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - "Açıklanmayacak." dedi Akbaşoğlu.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yirmi beş gün oldu, açıklamıyorsunuz, hâlâ onun üzerinden milleti suçluyorsunuz. Ümit Özlale'ye de aynısı yaptınız, isim benzerliği.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - İsmail Bey, süre doldu, selamlayın.

CAVİT ARI (Antalya) - Bu işin mağduru Ümit Özlale'dir.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - İlk başta ona yanlış yaptınız, isim benzerliği.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben Ümit Özlale'nin eşiyle, hanımefendiyle ilgili konuşmuyorum, onunla alakası yok bu işin.

CAVİT ARI (Antalya) - Kendi adı geçti diye paylaşım yaptınız ya.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Kendisine de aynısı yapıldı, eşine de yapıldı.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, şöyle bir şey var arkadaşlar, tabii ki şunu söylüyorum, buradaki vatandaşların mağdur olanları vardır ve fazla kazanç peşinde koşup parasını buraya yatırmış olanlar vardır. Tabii ki bunların zararları ne kadar telafi edilebilse milletin devlete ve piyasaya olan güveni daha çok artacaktır. Şimdi, bu işin bir de İstanbul Borsası tarafı var. Bu, özellikle fon şirketlerinin spekülasyon yaparak çıkardıkları kâğıtların, 10 kat, 20 kat artırdıkları kâğıtların, vatandaş da bu kâğıtlara girdiği zaman bunların zararları ne olacak? Ve neticede şöyle bir şey var, diyoruz ki: Borsa iner de çıkar da kazanırsınız da kaybedersiniz de doğru ama öbür tarafta da aynı fonda mağdur olanlar varsa dolayısıyla da burada vatandaşlarımızın da...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Tamamlıyorum Başkanım.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Vatandaşlarımızın da böyle spekülasyonlara kanmamaları lazım. Bunun haricinde, 2 binden fazla fon var ve diğer devletin kurumlarının, özellikle köklü bankaların işlettiği fonlar gayet güzel işlemektedir ve dolayısıyla da bunun fon piyasasına da zarar vermemesi gerektiğini ifade ediyor, tüm hazırunu saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Güneş (AK Parti, Uşak). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-gunes-2026-10-14-tutanak-metni (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90404

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
