# Bozcaada ve gökçeadanın sorunlarının araştırılarak ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlamak (10/3)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Özay (CHP, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ocak 2003
- **Gündem:** BOZCAADA VE GÖKÇEADANIN SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK EKONOMİK VE SOSYAL GELİŞMESİNİ SAĞLAMAK (10/3)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-ozay-22-2003-01-14-bozcaada-ve-gokceadanin-sorunlarinin-arastirilarak-ekonomik-ve-sosyal

> İsmail Özay (CHP), 14 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOZCAADA VE GÖKÇEADANIN SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK EKONOMİK VE SOSYAL GELİŞMESİNİ SAĞLAMAK (10/3)); konuşma 961 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMAİL ÖZAY (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti için jeopolitik önem arz eden Bozcaada ve Gökçeada'nın sorunlarını ve çözüm yollarını tespit etmek amacıyla Meclis araştırması önergesi veren imza sahipleri adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi, bu nedenle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, benden önceki arkadaşlarımız, özellikle resmî bilgileri, internetten indirilmiş sayısal rakamları güzel sözlerle, gölüyle, denizin mavisiyle, yeşiliyle aktardılar. Bense, biraz daha farklı sorunları gündeme getirmeye çalışacağım. Özellikle, bu bölgede stratejik anlamda, insanların karnından konuştuğu, resmî otoritenin zaman zaman bu konuların konuşulmasında sakınca olduğunu iddia ettiği konuları dile getireceğim; çünkü, özellikle, bu konuların konuşulması gereken yerlerin başında Yüce Parlamentonun olduğuna inanıyorum. O nedenle, bu Meclis araştırmasının açılmasını destekliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz konuların bir kısmına değinerek geçeceğim. Adalar, 76 yıl önce oluşturulmuş, 1151 sayılı Yasa ile yönetilmektedir. Bu yasada, bu bölgenin yönetilmesiyle ilgili olarak, seçilmiş 20 kişiden oluşan bir encümen kanalıyla adaların yönetilmesini önermektedir; ancak, şu anda memurlardan oluşan İlçe İdare Kuruluyla bu yönetim gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, Türkiye'de bütün ilçelerin il genel meclisi üyeleri mevcuttur; ama, Türkiye'de bir tek 2 ilçenin il genel meclisi üyesi yoktur. Bunlar, yasanın özel olarak uygulamaya koyduğu yönetim şekilleridir. Özellikle bu bölgede, Millî Güvenlik Kurulu bünyesinde Adalar Daire Başkanlığı bulunmaktadır. Adalar Daire Başkanlığı, bu bölgeye yapılacak olan her türlü yatırım, her türlü girişim konusunda yönlendirici ve etkileyici kararları almak konumundadır.

Değerli arkadaşlarım, özellikle 1960'tan sonra bu bölgede göç hareketleri yaşanmıştır; biraz önce Sayın Küçük arkadaşımız bahsettiler. Bu göç hareketlerinin yaşandığı süre içerisinde, 1960'lı yıllarda uygulanan istimlak politikaları kayda değer, geleceğimize yönelik araştırma için önemli bir nedeni oluşturmaktadır. Örneğin, göç hareketlerinin oluştuğu, yaklaşık 5 000 civarında Rum yurttaşın buradan uzaklaştığı dönemde, açık cezaevi kurulması ve bu anlamdaki istimlak politikasının gündeme getirilmesi, incelenmesi gereken bir konudur. Şu anda bomboş olan Köy Hizmetleri ve Tarım İşleri Genel Müdürlüğünün alanları bugün için de değerlendirilmesi gereken bir durumu içermektedir.

Hepimizin bildiği bir başka konu; ABD Ortodoks Ruhanî Lideri Yakovas, Gökçeadalıdır. Fener Rum Patriği Barthelemeos, Gökçeada Metropolitliğinden bu bölgeye geçmiştir. Dünyadaki önemli metropolitlerden birisi Gökçeada'da bulunmaktadır. Yaklaşık 15 Ağustosta, 2 000-3 000 civarında -her yıl giderek artması söz konusu- olan insanın inanç turizmine yönelik kaynaşmaları burada gerçekleştirilmektedir.

Bilinen Fethiye'deki Kayaköy, terk edilmiş hayalet köylerden birisidir; ancak, mübadele anlaşması gereği bu bölge boşaltılmıştır; ama, batıda, Gökçeada'da yaşayan bir kent, 2 000 nüfusun yaşadığı Dereköy, yaşarken hayalet köy haline getirilmiştir. Bunların nedenlerini Yüce Parlamentonun sorgulaması gerekmektedir.

Şu anda, mülkiyet değişimi söz konusudur. Özellikle mülkiyet değişimini gerçekleştiren insanların, daha önce Yunanistan'a göçen; ama, şimdi buradaki haklarını kullanmak isteyen insanlar olduğu; ayrıca, eğlence dünyasına, kumar turizmine yönelik girişimlerin olduğu konusunda bazı karapara aklayıcıların burada mülkiyet edinme hakkını kullanmaları, belki, araştırma konusu yapılmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, bir başka konu; burada uyguladığımız iskân politikasını değerlendirmek durumundayız. Yurdun çeşitli köşelerinden -Ispartasından, Erzurumundan, Sıvasından, Karadenizinden, Bulgaristan'ından- insanları, şu veya bu nedenle oraya gönderdiğimizde, oradaki siyasal ve sosyal yapının, şimdi bölgesel esaslı bir kaosa, bir kargaşaya gittiğini, bu arada, insanların Karadenizli-doğulu çekişmesi içerisinde siyasî ve sosyal yapıyı oluşturduklarını görmekteyiz.

Değerli arkadaşlarım, biraz önce söylendiği gibi, amacımız, sadece bu küçücük bölgedeki seçmen arkadaşlarımıza bir mesaj gönderme amacına yönelik değildir. Bakın, eğer adalarla ilgili araştırma yapılacak olur ise, şunların da sonuçları, nedenleri ortaya çıkacaktır. Örneğin, Lozan Antlaşmasının adalardaki silahsızlanmaya yönelik değerlendirmeleri, bu araştırmada gündeme getirilecektir.

Ayrıca, Türkiye'nin, Kıbrıs'ta veya başka bir bölgedeki -şimdi özellikle Annan raporuyla ilgili göç politikasının değerlendirildiği bir dönemde- göç politikasının, Türkiye'nin iskâna dayalı yerleşme anlayışının, Gökçeada'da da ne tür sorunlar yarattığının değerlendirmesi, belki bu araştırmada ortaya çıkacaktır.

Örneğin, Batı Trakya'da Türk nüfusa yapılan haksızlığı defalarca dile getirdiğimiz bir gerçektir. Gerçekten, batı Trakya'da Türk nüfusa yönelik baskılar yapılmıştır; ama, bu baskıların önemini, haksız karşıtlılık ilkesinin dayanağının Bozcaada ve Gökçeada olduğunun bilinmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, son günlerde, özellikle, zilyetlik ilkesinin, zilyetlikten dolayı tapu tescillerinin gündeme getirildiği ve Kıbrıs'ta başımızı ağrıtması söz konusu olan Loisidiu kararlarına yönelik, bu bölgedeki insanların İnsan Hakları Mahkemesine yavaş yavaş gitme hazırlıkları içerisinde olması konusundaki değerlendirmeyi Yüce Parlamentonun yapması gerekir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimi bitirirken, içtenlikle şunu söylemek istiyorum: Bulunduğum yörede ondört yıl kamu görevinde bulundum, belediye başkanlığı yaptım on yıl aktif siyaset yaptım; bu konuları şu veya bu nedenle ifade etmeye kalktığımda hep karşımıza güvenlik gerekçeleri çıkarılmıştır, devletin âli menfaatlarından bahsedilmiştir. Şüphesiz ki, bunlar önemlidir; ama, özellikle, orada yaşayan insanların değerlerini ifade etmeye yönelik masumane çabalarımız, hep etkili çevreler tarafından durdurulmuş ve dindirilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimi bitirirken, burada yeni bir milletvekili olarak, iki noktada çalışma yaptık, bu iki noktanın bir tanesinde başarısız olduğumuzu gördük. Bu, Gelibolu Yarımadasındaki Millî Parkla ilgili araştırma önergemizdi. Bununla ilgili -biraz önce Sayın Küçük arkadaşım değindi- detaya girmek istemiyorum, takdir hakkıdır; ama, bu tecrübesizliğim içerisinde, özellikle, AKP'li arkadaşlarımızın bu önergelere yönelik anlayışlarını, bu önergedeki karara bir mesnet oluşturması bakımından sunmak istiyorum: AKP Grup Başkanvekilimiz "bu çok önemli bir konu, bunu Meclis araştırmasıyla gündeme getirmenizin hiç gereği yok. Biz geçtiğimiz dönemlerde Meclis araştırması yaptık, sonuç alamadık. Bunu elbirliğiyle gerçekleştirelim" dediler; ama, baktım, AKP'li arkadaşlarımızın birçok Meclis araştırması önergesi verdiklerini gördüm. Demek ki, bu sav doğru değil; Meclis araştırması da sonuçlara ulaşabilmek için ciddî argümanlardan bir tanesi.

Bir başka konu, başka arkadaşlarımız, AKP'li arkadaşlarımız, "keşke bize önceden haber verseydiniz" dediler; ama, bakıyorum uygulamalarda, yine, AKP'li arkadaşlarımızın verdiği hiçbir Meclis araştırmasında kimsenin kimseye haber vermesi söz konusu değil. Şüphesiz ki, demokratik yaklaşım içerisinde Parlamentonun İçtüzük gereği anlayışı içerisinde bilgilenme hakkı her grup için geçerlidir.

Değerli arkadaşlarım, bir de çok kısa söz var:"Evet, siz iyi çaba sarf ediyorsunuz; ama, bakanlarımız bu işi bilir, bakanlarımız bu işi takip ediyor" diyorlar. Gördük; Gelibolu Yarımadası konusunda da Sayın Orman Bakanımızın "ben bu konuyu çok iyi biliyorum" demesi ve son yasa tasarısından yöre milletvekillerinin bile haberinin olmaması -birkaç gün sonra gelecek Gelibolu Yarımadasıyla ilgili- ilginç bir örnek olarak ortaya çıkıyor.

Değerli arkadaşlarım, bu söylediğim anlayışlar içerisinde, gerçekten, bu bölgedeki sorunların kişisel sorunlar olmaması, gelecekte Ege sorunlarına yönelik önemli bir etken oluşturacak oluşumu da gerçekleştirmesi nedeniyle, araştırma önergesine, AKP'li arkadaşlarımızın ve diğer milletvekili arkadaşlarımızın olumlu oy vermesini bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Özay (CHP, Çanakkale). “Bozcaada ve gökçeadanın sorunlarının araştırılarak ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlamak (10/3)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-ozay-22-2003-01-14-bozcaada-ve-gokceadanin-sorunlarinin-arastirilarak-ekonomik-ve-sosyal (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
