# Gelibolu yarımadası tarihi milli parkı kanununda değişikli yapılması hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmail Özay (CHP, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2006
- **Gündem:** GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİ YAPILMASI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismail-ozay-22-2006-05-02-gelibolu-yarimadasi-tarihi-milli-parki-kanununda-degisikli-yapilmasi-h

> İsmail Özay (CHP), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİ YAPILMASI HK); konuşma 810 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMAİL ÖZAY (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 22 nci Dönem milletvekilliği Parlamento çalışmalarında sanırım en yoğun konu, Gelibolu Tarihî Millî Parkının Türkiye Büyük Millet Meclisinde ele alınmasıdır.

Yaptığım belirlemelere göre, bu üç yıllık süre içerisinde, 1 Meclis araştırması, 1 kanun tasarısı, 5 kanun teklifi, 5 gündemdışı konuşmayla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemi bu konu içerisinde tartışmaya girmiştir.

Değerli milletvekilleri, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisinde değil, ayrıca kamuoyunda da Gelibolu Tarihî Millî Parkı çeşitli tartışmalar içerisinde yer almaktadır. Ben 5 dakika içerisinde sadece teklifimle ilgili değerlendirme yapacağım, tartışmalara hiç girmeyeceğim; yani, ne siperlerin üzerine yapılan otoparkları ne çöken yolları -basına da yansıyan çöken yolları, alt tarafı 20 kilometrelik bir yoldur- ne Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın burada yapılan yanlış uygulamalardan dolayı verdiği uluslararası notaları ne Dışişleri Bakanlığının bir genelgeyle Orman Çevre Bakanlığının burada yaptığı uygulamaları durdurmaya kalkmasını ne son dönemde açılan tesislerin çeşitli ihalelerde ayyuka çıkan yolsuzluk söylentilerini ne de inanç istismarının yapıldığını gündeme getirmeyeceğim; sadece, burada, bu teklifin içerisinde insana yönelik düzenlemelerden, hesap gelirlerini artırıcı önlemlerden bahsedeceğim.

Değerli arkadaşlarım, bu bölgede 10 000 civarında insan yaşıyor. Şu denilebilir, kişiye özel, çok dar kapsamlı insanları içeren bir yasal düzenleme belki gereksiz diye bakılabilir; ama, yeni bir anlayış, yeni bir uygulama teklif etmiyoruz. Bir kere bu planın uygulanmasında insan motifinin önplana alınması burada yapılan uzun devreli gelişme plan notunda çok açık, net olarak ortaya çıkmıştır. Burada yapılan düzenlemeler, bu plan notuna göre yerine getirilmek durumundadır. Bu plan notunda "burada binlerce ölü askerin, şehitlerin tarihî anısıyla birlikte, yerleşik nüfusa saygı duyulmalıdır ve düzenlemeler buna göre yapılmalıdır" denmektedir. Ayrıca, 4533 sayılı Gelibolu Tarihî Millî Parkı Yasasında, burada yerleşik insanlara yönelik özel hesap vardır.

Sadece bu kavramları geliştirebilme adına, tekliflerimiz şu noktada toplanmaktadır:

Değerli arkadaşlarım, bu bölgenin nüfusu onbeş yıl içerisinde yüzde 17 azalmıştır. 1990'lı yıllarda yaklaşık 13 000 insan yaşarken, 10 000 insan nüfusuna düşmüştür. Buradan insanların göç etmesine etken olan neden, şüphesiz ki ekonomik ve buradaki düzenlemelerdir. Burada ev yapma hakkı yoktur; çünkü, imar planları daha oluşturulmamıştır. Peki, hayvancılık yapsın denebilir, sadece burada tarım yaparak geçinmesin denebilir. Dam yapma şansına sahip değillerdir; çünkü, imar planı bu noktada oluşmamıştır. Balıkçılık yapsınlar… Balıkçı barınaklarının yapılma şansı da yoktur.

Burada insanlar kuru ziraat yaparlar. Bununla yetinsin diyecek olursak, klasik anlamdaki bir kuru ziraatı burada yapabilme imkânına sahip değildir. 1 kilometre ötedeki insandan daha farklı maliyetler içerisinde burada ziraat yapabilmektedirler. Örneğin, bir biçerdöver özel arozözle ancak çalışabilmek durumundadır; çünkü, biçerdöverin egzozundan çıkacak bir kıvılcımın oluşturduğu yangın, bu bölgede, cezaların 4 katı uygulanmasına neden olabilmekte ve hasat mevsimindeki biçerdöver çalışmaları bu bölgede daha yüksek olabilmektedir. Örneğin, tarım yapan insanlar her istediği ilacı tarımsal anlamda kullanma şansına sahip değillerdir. 1 kilometre ötede kullanabilirler; ama, Gelibolu Tarihî Millî Parkında, ancak, Orman Bakanlığından izin alarak ilaç kullanabilirler. Av yasağı vardır. Artık, buradaki yaban hayvanlarının insafına kalmış bir tarımsal koruma söz konusudur. Örneğin, zeytin dalları yakılmaz, bunlar park dışına, 50 kilometre dışına çıkarılmak durumundadır.

Buna yönelik önerimiz şudur: 3 üncü maddenin (f) bendini hiç değiştirmeyerek, sadece şu cümleyi ilave etmek istiyoruz: "veya millî park içerisinde oturanların ortak olarak kuracakları tarım işletmelerine veya tarım kooperatiflerine tarım yapma koşuluyla kiralanmak üzere" hükmü getirilmesini istiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, buradaki hazine arazileri, bu yasa gereği Orman Bakanlığına devredilmektedir. Düz alanlar, tarıma açık alanlar da Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırılmakta ve giderek tek tip ormana yöneldiği için, yangınlar da, bu bölgede büyük sıkıntı yaratmaktadır. Halbuki, buranın çiftçisine, ihtiyaç fazlası olabilen, ağaçlandırılmayacak olan bölgelerin kiralanması söz konusu olabilir. Bu değişikliği yapmamız halinde buradaki tarım alanlarının kullanılması, tarıma açılması söz konusu olabilecektir.

Değerli arkadaşlarım, bir başka yaklaşım…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özay, konuşmanızı tamamlayınız.

İSMAİL ÖZAY (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

Son önerimiz, 5 inci maddenin (e) fıkrasına yöneliktir. 5 inci maddenin (e) fıkrası, buradaki özel hesabın hangi kaynaklardan oluşacağına yöneliktir. 4 maddeden oluşmaktadır: Devlet bütçesinden yapılan aktarmalar, buradan giriş gelirleri, basım-yayın gelirleri ve bağışlardan kaynaklanmaktadır. Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar, 2004 yılı itibariyle bakılacak olursa, ancak 440 000 YTL bu gelirlerden elde edilmiş, devlet bütçesinden 12 000 000 YTL buraya katkı verilmiştir. Şimdi, yeni bir gelir kalemini, hiç devlet bütçesine bir dayanak oluşturmadan bu yasaya (e) maddesi olarak, bir fıkra olarak ekleyebiliriz. Örneğin, bölgenin adına yönelik birsürü simgeyi, birsürü ismi, örneğin Gelibolu ismini, abideyi, ticarî amaçlı, insanlar kullanabilmektedirler. Tabiî ki kullansınlar ticarî amaçlı; ama, bunun bir bedelinin fona kaynak olarak aktarılması bu fonun daha canlanmasına neden olabilecektir. Bu anlayış içerisinde bu teklifi gündeme getiriyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu teklifi gündeme getirirken iyi niyetli bir yaklaşım içerisinde, siyasî perspektiften yola çıkmadan bu teklifi hazırladık. Çanakkale'de, Adalet ve Kalkınma Partisinden 2 arkadaşım, Cumhuriyet Halk Partisinden 2 arkadaşım var. Bu teklifi vermeden birbuçuk sene önce teklifi kendilerine gönderdim. Kendileri, Çanakkale kamuoyunda bunun olumlu olabileceğini değerlendirdiler; ama, bir ay içerisinde herhangi bir yanıt gelmeyince, bu teklifi, gündeme, bu çerçeve içerisinde getirme ihtiyacını hissettim.

Bunun, buradaki ekonomik gelirlerin ve insana yönelik değerlendirmelerin önünü açması bakımından gündeme alınmasını teklif ediyorum.

Bu konuda tüm arkadaşlarımızın duyarlı olacağına inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmail Özay (CHP, Çanakkale). “Gelibolu yarımadası tarihi milli parkı kanununda değişikli yapılması hk”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-ozay-22-2006-05-02-gelibolu-yarimadasi-tarihi-milli-parki-kanununda-degisikli-yapilmasi-h (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
