# Türkiye büyük millet meclisi gündeminin "kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler" kısmının 138 inci sırasında yer alan (565/1 ek) sıra sayısının, bu kısmın 2 nci sırasına alınmasıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmet Atalay (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİNİN "KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER" KISMININ 138 İNCİ SIRASINDA YER ALAN (565/1 EK) SIRA SAYISININ, BU KISMIN 2 NCİ SIRASINA ALINMASIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismet-atalay-22-2005-03-09-turkiye-buyuk-millet-meclisi-gundeminin-kanun-tasari-ve-teklifleri-il

> İsmet Atalay (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİNİN "KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER" KISMININ 138 İNCİ SIRASINDA YER ALAN (565/1 EK) SIRA SAYISININ, BU KISMIN 2 NCİ SIRASINA ALINMASIYLA İLGİLİ); konuşma 703 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMET ATALAY (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından verilen önerinin lehinde söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel, Konya Milletvekili Sayın Atilla Kart, bu arkadaşlarla ilgili -Adem Baştürk ve diğer milletvekili arkadaşlarımızla ilgili- iddiaları, dosyayı ve teftiş kurulu raporlarını yüksek huzurlarınıza arz ettiler.

Şimdi, bu arkadaşlarımıza isnat olunan suç, nitelikli zimmet suçunu işlemekten haklarında kovuşturma açılabilmesi için, soruşturma yapılabilmesi için dokunulmazlıklarının kaldırılması istenmektedir.

Geçtiğimiz oturumlarda da, bu konuda, Meclis gündemine getirdiğimiz, arkadaşlarımızla ilgili, yapılan konuşmaların sonunda, maalesef, dokunulmazlıkla ilgili yasa tekliflerinin, itirazların gündeme alınması konusunu, oy vererek reddettiniz. Bizim amacımız, Cumhuriyet Halk Partisi olarak -şahsen, Cumhuriyet Halk Partisinin bir milletvekili olarak- milletvekillerinin kamuoyunda saygınlığını korumaktır. Bu amaçla, mutlaka, haklarında soruşturma istenilen kişilerle ilgili dokunulmazlık dosyalarının gündeme alınarak dokunulmazlıklarının kaldırılması, dokunulmazlığının kaldırılması istenen milletvekilleri açısından da önem arz etmektedir; belki, haksız yere bir suç isnadıyla ömürleri boyunca muhatap olacaklardır; eğer, bunları yargıya intikal ettirir, yargıda aklanma imkânını kendilerine tanırsak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Biz, dokunulmazlıkla ilgili hassasiyetimizi gündeme taşırken -biraz geriye gidelim- Anayasanın 83 üncü ve 100 üncü maddelerinin kaldırılmasını, her iki parti olarak, her iki partinin liderleri olarak açıkoturumlarda, televizyon kanallarında, gerekli sınırlamayı yapacağımız konusunda kamuoyuna açıklamalar yapmıştık; ancak, Sayın Başbakanımız, hepinizin bildiği gibi, televizyonlarda bu açıklamayı yapmış olmasına rağmen, daha sonra "bir yıl sonra ele alınabilir" şeklinde beyanatlarda bulundular; daha sonra "dokunulmazlık sadece milletvekilleri ve bakanlarla sınırlı değildir, kamuda çalışanların da dokunulmazlıkları vardır, hepsini birlikte kaldıralım. Hatta, Anayasanın 83 üncü ve 100 üncü maddelerinin değiştirilebilmesi için bir uzlaşma komisyonu kurulsun; bu uzlaşma komisyonunda varılacak sonuca göre, bu dokunulmazlıkları sınırlandıralım" gibi savlarla karşımıza çıkmaktadırlar.

Değerli arkadaşlarım, milletvekili ve bakanlar dışında, kamu yönetiminde çalışan insanlara tanınan dokunulmazlık, yasalarla tanınmıştır, Anayasayla tanınmamıştır. Halbuki, Anayasanın 83 üncü ve 100 üncü maddeleri, sadece milletvekili ve bakanların dokunulmazlığıyla ilgili hükümleri içermektedir. Bu kaldırılmadığı sürece, dokunulmazlıklar sınırlandırılmadığı sürece milletvekillerinin yargılanması mümkün olmamaktadır; ama, diğer kamu kesiminde çalışan devlet memurları -dokunulmazlığı yasa gereği olduğu için- yargılanabilmektedir. Eğer, burada, gerçekten bir yasak varsa, yasayı değiştirmek daha kolaydır; belli gücünüz vardır, bu kaldırılabilir, bunun önünde hiçbir engel yoktur.

Değerli arkadaşlarım, isnat olunan suçlara baktığınız zaman, burada, zaman zaman, dokunulmazlığı kaldırılmak istenen arkadaşlarımızın savunmaları, bizimle ilgili kamu davası açılmıştır. Bizimle ilgili ve beraber yargılanan diğer şahıslar beraat etmiştir; ancak, biz de beraat edeceğiz. Suçların şahsîliği prensibi vardır. Belki, gerçekten, bu arkadaşlarımızın beraat etmesi imkânı vardır. Biz Meclis olarak, bu arkadaşlara bu imkânı tanımak zorundayız. Bu imkânı tanımadığımız sürece, bu arkadaşlar, bu dokunulmazlık dosyasıyla uzun süre bekleyebilirler, seçildikleri sürece de yargılanamayabilirler.

Değerli arkadaşlarım, yine, Anayasanın 83 üncü ve 100 üncü maddelerini değiştiremiyoruz. Tabiî sizler, özellikle AK Partili arkadaşlarımız, bir uzlaşma komisyonu kurulmadığı için, Anayasadaki bu değişikliği gerçekleştiremediklerini iddia ediyorlar. Halbuki, biz, geçtiğimiz dönemlerde, böyle uzlaşma komisyonu olmadan Anayasanın pek çok maddesini değiştirdik. İki partinin burada uzlaşmasına, anlaşmasına gerek de olmadığı kanısını taşımaktayım.

Şimdi, Anayasayı değiştiremiyoruz, Anayasadaki kısıtlamayı getiremiyoruz; ama, İçtüzüğün 133 üncü maddesine göre, özellikle dokunulmazlıkların kaldırılması isteniyorsa, Meclis, burada görevini yapmalıdır, yani, Anayasadaki 83 üncü ve 100 üncü maddeleri değiştiremedik diye, bunun arkasına sığınarak, Meclisin huzuruna gelecek dokunulmazlık dosyalarına da dokunmayalım, devre sonuna bırakalım... O zaman, İçtüzüğümüzün 130 uncu ve devam eden maddelerinin bir anlamı kalmıyor, bir hükmü kalmıyor. Geçtiğimiz dönemlerde de bu tür olaylar olmuştur. Dokunulmazlığı kaldırılması istenen üyelerin dokunulmazlıkları kaldırılmış, yargıya gitmiş, birçoğu beraat etmiştir veyahut mahkûm olmuştur. Biz bu hakkı kendilerinden esirgemeyelim. Özellikle Parlamentonun saygınlığı açısından, mutlaka, belli şeylerin arkasına saklanarak, dokunulmazlığı ertelemek gibi bir lüksümüz yoktur.

Şimdi, düşünün, bu arkadaşlarımız, ilanihaye milletvekili seçilse yargılanamayacak, onlarla birlikte yargılanan kişiler mahkûm olsa bile, bir şey söyleniyor "bizim suçumuz farklıdır, onunki farklıdır" deniliyor. Geçtiğimiz dönemlerde olmuştur; Refah Partisinin kapatılmasında, hepinizin bildiği gibi, gerekli soruşturmalar yapılmış, milletvekili olmayan kişiler yargılanmış, mahkûm olmuşlardır. Daha sonra, milletvekili seçilen arkadaşlarımızın dosyaları, Yargıtay incelemesi sırasında, dokunulmazlıkları olduğu gerekçesiyle incelemedışı tutulmuştur yahut o dönemde milletvekili olan arkadaşlarla ilgili soruşturma açılamamıştır; yani, bunları, kamuoyunda "bizimle ilgili dosyalar var, bizimle beraber yargılanan kişiler beraat etti, biz de beraat ederiz" şeklinde bir konuşmayla kendimizi savunmamızın doğru olmadığına inanıyorum.

Bu nedenlerle, gelin, burada, bu arkadaşlarla ilgili vermiş olduğumuz önergenin lehinde oy kullanalım ve bu arkadaşlara, gerektiğinde, yargı yolunu açabilelim. Bu, hem Parlamento için hem o arkadaşlar için yararlı bir işlem olacaktır. Bunlara yargılanma imkânını verelim, yargıdan beraat ederlerse, aklanırlarsa daha iyi olur diye düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmet Atalay (CHP, İstanbul). “Türkiye büyük millet meclisi gündeminin "kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler" kısmının 138 inci sırasında yer alan (565/1 ek) sıra sayısının, bu kısmın 2 nci sırasına alınmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-atalay-22-2005-03-09-turkiye-buyuk-millet-meclisi-gundeminin-kanun-tasari-ve-teklifleri-il (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
