# 190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamenin ekli cetvellerin yargıtay başkanlığına ait bölümünde değişiklik yapılması (s.s.1075)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmet Atalay (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2006
- **Gündem:** 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKLİ CETVELLERİN YARGITAY BAŞKANLIĞINA AİT BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.1075)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismet-atalay-22-2006-04-06-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-e

> İsmet Atalay (CHP), 6 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKLİ CETVELLERİN YARGITAY BAŞKANLIĞINA AİT BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.1075)); konuşma 736 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMET ATALAY (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerinin Yargıtay Başkanlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel, iktidara mensup bir milletvekili bu kürsüden konuştu. Sayın Bakanım da bazı konulara açıklık getirdi. Gerçekten, Anayasamıza göre kuvvetler ayrılığı esası kabul edilmiş, yasama, idare, yürütme ve yargı birbirinden tamamen ayrılmış durumdadır. Bu vesileyle, yargının bağımsız olması gerekir.

Biraz evvel bir arkadaşım yine söyledi, Anayasanın bir hükmüne göre, "idarenin hiçbir eylem ve tasarrufu denetimi yargı denetimi dışında tutulamaz" deniyor; ama, idarenin yapmış olduğu, yürütmenin yapmış olduğu, almış olduğu bazı kararlar, Danıştayda, iktidara yönelik veyahut da iktidarın istediği doğrultuda çıkmayınca Sayın Başbakanın -iki günden beridir- Danıştayın almış olduğu kararlarla ilgili konuşmalarını, gerçekten, üzüntüyle karşılıyorum. Bir avukat olarak, bir hukukçu olarak, bir Başbakanın, yargıya mensup Danıştayın almış olduğu bir kararı basında tartışması "yargı, Danıştay bize mâni oluyor" gibi sözlerde bulunmasını, ifadelerde bulunmasını gerçekten yadırgıyorum.

Değerli arkadaşlarım, yargı bağımsızdır diyoruz. Biraz evvel arkadaşımız söyledi, yargıyı Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu yürütüyor, bu da bunun bağımsızlığını gerektirir diyor; ama, Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısına baktığımız zaman, o yapıda Yargıtaydan gelen üyeler vardır, Danıştaydan gelen üyeler vardır, o Kurulun başında da Adalet Bakanı vardır, Müsteşar vardır. Yine, Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulunun çalışmalarına bir göz attığımız zaman, hâkimler ve savcıların özlük işleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Teftiş Kurulu tamamen Adalet Bakanlığına bağlıdır. Şimdi, burada teftişi Adalet Bakanlığının yaptığı bir Yüksek Hâkimler Kurulu veyahut yargı mensubunun, sicilinin Adalet Bakanlığınca tutulduğu bir yargıcın bağımsız olduğundan söz etmemiz mümkün müdür arkadaşlar; yani, mümkün değildir bence; ama, şimdi, düşünün, Van'daki savcıyla ilgili soruşturma emrini kim verdi? Adalet Bakanı veriyor, Sayın Bakan veriyor. Yani, Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir kurul değil. Teftişi yapan Adalet Bakanlığı müfettişleri raporu kime takdim ediyor; Sayın Adalet Bakanına takdim ediyor. Sayın Adalet Bakanı gerek gördüğü zaman, o kurula o raporu sevk ediyor, havale ediyor, Kurul da, o rapor üzerinde gerekli incelemeyi yapıyor ve ona göre soruşturmayı sonuçlandırıyor.

Bizim dediğimiz, yani, yıllardan beri, ister iktidar olsun ister muhalefet olsun yargının bağımsızlığını savunan kişilerin yahut da düşünenlerin tek amacı vardır, hâkimler ve savcıların Adalet Bakanlığından ayrı bağımsız bir kurumun üyeleri olmaları lazım, teftişlerinin o kurulca yapılması lazım, atamalarının o kurulca yapılması lazım, cezalandırılması gerekiyorsa yine o kurul tarafından cezalandırılmaları gerekir.

Değerli arkadaşlar, hâkimler ve savcılar, gerçekten bugün Türkiye koşullarına baktığımız zaman, çok zor koşullarda görev yapmaktadırlar.Yani, o kadar zor ki, yani, kamuda tüm daireleri gezersiniz, Türkiye'nin her yerinde adliye binaları vardır, kapısından girdiğiniz zaman perişanları oynarlar, ödenek yoksulluğu vardır, doğru dürüst masası yoktur, bilgisayarı yoktur, daktilosu yoktur; ama, zor şartlarda görev yapan bu arkadaşlarımızı, yargıçları da uluorta eleştirerek onların vermiş olduğu kararları saygıyla yerine getirmeden hareket etmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Gerçekten, savcılar ve hâkimler güç şartlarda görev yapıyorlardır; her türlü takdire layıktırlar, bunları takdir etmek gerekir; ama, savcı ve hâkimlerin de yanlış yapmaları söz konusudur. Üstelik de, Adalet Bakanlığının başkanlığını yaptığı bu Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kendilerini denetleyeceği, atama korkusu olacağı düşünüldüğü zaman, siyasî etkiden bağımsız hareket etmelerini düşünmek de yanlıştır. Her zaman müdahale olabiliyor.

Nitekim, kamuoyunda konuşuluyor; Başbakanın Danıştayla ilgili konuşmaları, Danıştaydaki üyeleri etkilemez mi zannediyorsunuz; mutlaka etkileyecektir ve etkilememesi mümkün değildir, onlar da insandır.

Biz, onun için diyoruz; yani, arkadaşımız söylüyor; ama, siyasetin dışında yargıya müdahalelerin önlenmesi gerekir, en kısa zamanda bunun halledilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Sayın Adalet Bakanı biraz evvel konuştu. Değerli arkadaşlarım, ne dedi: Bu konuyu, müstakil, bağımsız getirelim, görüşelim.

Sayın Bakan, yetki sizde. Siz, hâkimler ve savcılarla ilgili hangi tasarrufta bulunmak istiyorsanız onu Meclise getirin, enine boyuna tartışalım, sonunda bir karara varalım. Dediğiniz gibi, burada, münferit olarak, herkes çıkıyor, orasından burasından, hâkimleri, savcıları eleştirebiliyor. Bazen haksızlık da yapılabiliyor, hâkimler de çalışma şevkini kaybedebiliyor.

Benim düşüncem, Sayın Adalet Bakanına, gündemdışı bu konuda bir fırsat vermekten ziyade veyahut bir soruşturma, araştırma komisyonu kurulmadan önce, hâkimler ve savcılarla ilgili, eğer Sayın Bakanın düşündüğü bir konu varsa, bunların özlük durumlarını, bağımsızlıklarını iyileştirme konusunda Meclise getirebileceği her tasarının arkasında olacağız, kendisine destek vereceğiz. İktidardaki veyahut da Bakanın, işte, getirin… Yetki sizde, siz getirin. Çoğunluğunuz da var, bize hiç ihtiyacınız olmadan, hâkimlerle, savcılarla ilgili her türlü tasarrufta bulunabilirsiniz diye düşünüyorum. İnşallah, önümüzdeki günlerde, Sayın Bakan, hâkimler ve savcılarla ilgili, bu konuda önemli bir tasarı hazırlar, getirir, bizi, bundan sonra, bu kürsülerden, hâkimler ve savcıların bağımsız olması gerekir gibi lafları etmekten yoksun bırakır. Bunu bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde getirir diye düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İsmet Atalay (CHP, İstanbul). “190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamenin ekli cetvellerin yargıtay başkanlığına ait bölümünde değişiklik yapılması (s.s.1075)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-atalay-22-2006-04-06-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
