# Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmet Uçma (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 22 Şubat 2018
- **Gündem:** Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=66944
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismet-ucma-26-2018-02-22-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d

> İsmet Uçma (AK Parti), 22 Şubat 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 517 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSMET UÇMA (İstanbul) – Efendim, ben de görüşülmekte olan 519 sıra sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Çok değerli konuşmalar oldu, çok değerli katkılar verildi. Hemen sözlerimin başında en büyük demokraside yaşadığımızı, en büyük sosyal devlette yaşadığımızı ve birlikte yaşama kültürünü hayata geçirmiş tek medeniyetin çocukları olduğumuzu vurgulamak isterim.

Sevgili arkadaşlar, hemen ikinci aşamada beka ve varoluş mücadelesi için ve terörden ülkemizi ve sınırlarımızı temizlemek üzere ve dünya barışına katkı vermek üzere mücadele eden kahramanlarımızı buradan minnetle, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Allah onlara güç, kuvvet versin inşallah.

Sevgili arkadaşlar, sözü köpürtmeye gerek yok. Sevgili Adıyaman’a kuliste söz vermiştim “Sana sataşacak bir cevap vermeyeceğim.” diye ama Sevgili Adıyaman’a ve sonra HDP’li Sevgili Beştaş’a Tagore’un tarihe adanmış bir sözüyle cevap vermek istiyorum: “Sakın güneşe sırtınızı çevirmeyin, sonra gölgeniz önünüze düşer.” Bundan başka bir cevap vermeyeceğim sevgili arkadaşlar.

Arkadaşlar, esasen daha geniş konuşulması gereken bu çocuk istismarı konusuna bir cümleyle değinip asıl konumuz olan, maddedeki konumuz olan yardımcı doçentlik konusuna gelmek istiyorum.

Çocuk istismarı ve benzeri suçlar bir sonuçtur arkadaşlar. Bu sonucu doğuran sebepler üzerine gidip ve bunun da ilacını, çaresini kendi medeniyet kodlarımızdan arayarak, kendi medeniyet varlığımızdan arayarak ortaya koymazsak gerçekten de bu sonuçtan hareketle herhangi bir imkâna kavuşamayacağımızı ve sorunu durduramayacağımızı ifade etmek isterim. İnşallah, sevgili grup başkan vekilim bana süreç içinde bir on dakikalık -bugün değil tabii- söz hakkı verirse bunu detaylandırmak isterim.

Arkadaşlar, rol model olarak gençlerin önüne koyduklarımıza, toplumun önüne koyduklarımıza -detayına girmeyeceğim çünkü başka söz söylemek isteyenler de olacaktır, Sevgili İrgil buna destek vererek hemen söz isteyecektir- dikkat etmediğimiz sürece, dizilere dikkat etmediğimiz sürece… Ve yeryüzünde Hristiyan inanç sahiplerinin, Yahudi -Siyonist olmayan- inanç sahiplerinin ve İslam inanç sahiplerinin ve hatta inançlar ötesinde sadece insan olma paydasında buluşanların el ele verip dünyayı ayağa kaldırmaları gereken bir süreçten geçiyoruz. Bunların kabul edilebilir hiçbir yönü, boyutu yoktur. Nereden gelirse gelsin bütün bunları yaparken mutlaka din ve dine ait kalıp yargıların da gözden geçirilmesi gerektiğini açık seçik ifade etmek istiyorum, çok yönlü bir durumdur.

Sevgili dostlar, gelelim bu doçentlerimizle ilgili, yardımcı doçentlerimizle ilgili sürece. Arkadaşlar, Türkiye'de bu zamana kadar, yani AK PARTİ iktidarları öncesine kadar iki tane kurum ast-üst ilişkisinin en başat iki kurumuydu: Bunlardan birisi askeriye, birisi üniversitelerdi. Hamdolsun, sevinilecek bir durumdur ki AK PARTİ hükûmetleri ilk defa üniversitelerimizi artık ast-üst ilişkisinden mümkün olduğunca kurtardı. Eksik var, kesir var, kusur var, bunda hiç kuşku yok.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Yapmayın Hocam ya.

İSMET UÇMA (Devamla) - İş muhtevaya gelince sevgili arkadaşlar, şununla sözlerimi toparlayayım; zamanım yok, Sevgili Özgür belki bana bir gün zamanından bir miktar…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yirmi dakikayı şimdiden söz veriyorum.

İSMET UÇMA (Devamla) – Çok teşekkür ediyorum, sağ olasın, yüreğine sağlık Sevgili Başkanım.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Bizde zaman çok.

İSMET UÇMA (Devamla) - Sevgili arkadaşlar, biz şimdi kurumları yurt sathına yayıyoruz. Dün kurumlar bu kadar yaygın değildi, doğru. Muhteva olarak, inşallah, yurt sathına yaydığımız gibi bu kurumları, aynı yöntemle, aynı anlayışla artık yurt sathına bilgi yayacağız. Bunu hep birlikte yapacağız, hep birlikte, el ele vererek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İsmet Uçma (AK Parti, İstanbul). “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-ucma-26-2018-02-22-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=66944

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
