# Sözlü sorular ve sözlü sorulara sayın bakanların cevapları

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmet Yılmaz (AK Parti, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim
- **Tarih:** 16 Kasım 2011
- **Gündem:** SÖZLÜ SORULAR VE SÖZLÜ SORULARA SAYIN BAKANLARIN CEVAPLARI
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19360
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismet-yilmaz-24-2011-11-16-sozlu-sorular-ve-sozlu-sorulara-sayin-bakanlarin-cevaplari

> İsmet Yılmaz (AK Parti), 16 Kasım 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÖZLÜ SORULAR VE SÖZLÜ SORULARA SAYIN BAKANLARIN CEVAPLARI); konuşma 512 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Bir başka soru: Piri Reis’in Kıbrıs’ın güneyindeki araştırmaları tamamlanmıştır, verilerin işlenmesine başlanmıştır. Bu verilerin iki aylık süre içerisinde neticeleri alınacaktır ve kamuoyuna açıklanacaktır.

Bir başka, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ikinci sismik araştırma gemisini Norveç’ten kiralamıştır. Yeni bir alım ve yapım çalışmaları da bu arada devam etmektedir. Bunun da inşallah sözleşmesini isteyene iletiriz.

Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesi... Biliyorsunuz, münhasır ekonomik bölge, denize kıyısı olan iki ülkenin anlaşmalarıyla belirlenmiştir. Karadeniz’de tamamen münhasır ekonomik bölge çizilmiş durumdadır. Gerek Bulgaristan’la gerek Romanya’yla gerek Ukrayna’yla gerek Rusya’yla gerekse Gürcistan’da tamamıyla Karadeniz’de münhasır ekonomik bölge taraflar arasında çizilmiş ve belirlenmiştir. Buradan da baktığımızda, Karadeniz’in bütün diğer ülkeleri bir yanda, yaklaşık Karadeniz’in yarısı Türkiye’de kalmıştır. Onu da çok net olarak belirtelim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Akdeniz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Akdeniz’de ikili görüşmeler önemli, söyledik ya. İkili görüşmelerde ilk defa, işte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle sözleşme imzalanmış durumda. Diğer ülkelerle de bu görüşmeler devam etmektedir.

Bir başka sonuç, yine denildi ki: “Bu sözleşme ne getirecek?” Bu sözleşmenin ne getireceği bu sözleşmede yazıyor. Ne diyor? Gemi inşası, gemi tamiri, gemi sökümü dâhil olmak üzere seyirle ilgili konularda teknik iş birliği ve eğitim alanında iş birliği yapmak.

Bir başka, Türkiye veya Romanya bayrağını taşıyan gemilerle deniz yoluyla uluslararası taşımacılık konusunda tek taraflı kısıtlamalardan kaçınmak.

Yine bir başka, limanlardaki gerekli işlemleri kolaylaştırıp hızlandırmak, bürokratik işlemleri azaltmak, liman formalitelerini basitleştirmek. Uluslararası sözleşmeleri de göz önüne alarak tarafların birbirine kolaylık göstermesi.

Yine gemilerde gemi adamı çalışır. Bu gemi adamları çalıştığı zaman pasaport da taşımazlar. Kendilerinin gemi adamı cüzdanı pasaport yerine geçer. Gemiyle gelenler o gemi adamı cüzdanıyla karaya çıkabilirler, o ili ziyaret edebilirler. İşte burada o da yazıyor.

Millî mevzuatına göre gemilerdeki mürettebat üyeleri yolcuların tanzim edilmiş kimlik belgelerini tanıyacaktır ve Türkiye Cumhuriyeti için gemi adamı cüzdanı, işte Romanya için de “Seaman’s Book” bu niteliktedir ve bunları iki taraf da kendi ülkelerinde kabul edecektir.

Yine “Bu evraklara sahip olanların vizesiz olarak karaya çıkmalarına ve dolaşmalarına izin verilecektir.” denir.

Yine, eğer ki bir deniz kazası geçirilirse o deniz kazasında yolcuların taşınması veya yükün taşınması konusunda, başka gemilere aktarılması konusunda çok büyük bir kolaylık getirilecektir, o da burada belirtilir.

Yine, çevre koruma konusunda iki ülke iş birliği yapacaktır, herhangi bir deniz kazasında veya deniz kirlenmesi konusunda o ülkenin mevzuatına tabi olacağı da belirtilmiştir ve ortak bir denizcilik komitesi kurulması kararlaştırılmıştır ve Tuna Nehri’yle ilgili olarak da deniz ulaştırmasından en kolay şekilde faydalanılabilmesi için ikili görüşmelerde birbirine destek olacaktır.

Tuna’yla ilgili seyrüseferler ayrı bir sözleşme konusudur. 1948 tarihinde, 18 Ağustos 1948 tarihinde Belgrat’ta, Tuna’da Seyrüsefer Rejimi Sözleşmesi imzalanmıştır. Yine 1994 yılında Tuna Nehri’nin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanım Sözleşmesi vardır ve Avrupa mevzuatı da yine Tuna’yla ilgili seyrüsefer hukukunu düzenlemektedir. Dolayısıyla, burada da, bu sözleşmede de o sözleşmelere atıflar yapılmaktadır.

Yine, bir başka soru soruldu, “Yer altı ve iç sular” tabirinin Romanya tarafından önerildiği, heyetimizin bu tabirlere gerek olmadığı… Ama, ülke tanımından ne anlaşılması gerekir? Ülkenin havası da ülkenin bir parçasıdır, ülkenin toprak parçası da bir parçasıdır, ülkenin deniz hattı da -karasuları diyoruz- bir parçasıdır, karasularının altındaki toprak da ülkenin bir parçasıdır. Bu kapsam şeyinde bu cümle kullanılmıştır.

---

**Kaynak gösterme:** İsmet Yılmaz (AK Parti, Sivas). “Sözlü sorular ve sözlü sorulara sayın bakanların cevapları”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 16 Kasım 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-yilmaz-24-2011-11-16-sozlu-sorular-ve-sozlu-sorulara-sayin-bakanlarin-cevaplari (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19360

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
