# Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsmet Yılmaz (AK Parti, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 21 Şubat 2018
- **Gündem:** Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=66812
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ismet-yilmaz-26-2018-02-21-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d

> İsmet Yılmaz (AK Parti), 21 Şubat 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 720 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, bir sayın vekilimiz şu andaki mevcut yardımcı doçent sayısını sordu. Dolayısıyla da ne kadar kimse doktor öğretim üyesi olacak? 35.995 yardımcı doçent kadrosunda görev yapan akademisyen var, bunlar yasanın çıkmasıyla birlikte “doktor öğretim üyesi” olacaklardır.

Yine Sayın Vekilimizin “Bu tasarı yasalaştığında, eser incelemesinden başarılı olanlara –mülakat da kaldırıldığına göre- başka bir işleme gerek kalmadan doçentlik unvanı verilecek mi?” diye bir sorusu vardı. Bu tasarı yasalaştığında, eser inceleme aşamasından başarılı olan adaylara Üniversitelerarası Kurulca, sözlü sınava gerek kalmadan doçentlik unvanı verilecek. Unvan alındıktan sonra da diğer süreler başlayacak.

Yine, “Eski kriterlere göre geçmiş yıllarda eser incelemesinden başarılı olup sınavda başarısız olanlar güncel doçentlik kriterlerine tabi tutulacak mı?” Hayır, böyle bir tabi tutulma da söz konusu olmayacak.

Bir başka soru da: “Üniversiteler bünyesinde görev yapmakta olan öğretim elemanlarından doktora eğitimlerini başarıyla tamamlayan ancak öğretim üyesi kadrolarına atanamayan kaç kişi var?” diyerek… Sizin sorunuz yani profesörlüğe atanan, doçentliğe atanan…

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Yardımcı doçent ve araştırma görevlileri…

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Araştırma görevlisi 3.775 kişi, öğretim görevlisi 2.300, okutman 396, eğitim öğretim planlayıcısı 2, uzman 606, çevirici 1 olmak üzere toplam 7.080 kişi atanamamış durumdadır.

Yine, sayın vekilimiz doktor öğretim üyelerinin bu yardımcı doçentlikten buna geçmesini bir tenzilirütbe olarak değerlendi, “Özlük haklarının 100 lira arttırılması yerine 1.500 lira olsa daha iyi olmaz mı?” dedi. Biz de katılırız, daha iyi olur ama inşallah Türkiye'nin ekonomik durumu daha iyileştikçe, millî gelirini artırdıkça, millî gelirinden eğitime daha fazla kaynak ayırdıkça bunlara verdiğimiz ücretleri de daha iyi bir duruma getiririz.

Yine, Sayın Bektaşoğlu’nun… Gerçekten çocuklarımızı korumalıyız, çocuklarımızın kalacağı yerleri devlet olarak biz karşılamalıyız, pansiyonlarda biz ihtiyaçlarını gidermeliyiz, devletin dışında bir başka yere, hiç kimseye ihtiyacı olmaması lazım, biz de aynen katılıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) İnşallah gerçekten bu alanda geçmişle kıyaslayıp onu söylüyorum, birdenbire istediğimiz noktaya gelebilmek mümkün değil ama gerek pansiyon sayılarında gerekse Kredi Yurtların öğrenci sayılarında büyük bir ilerleme gösterdik. Ancak daha ihtiyaç var mı? Var. İnşallah önümüzdeki dönemde de onları halledeceğiz.

Yine, bir başka sayın vekilimiz “Ya, bunu Sayın Cumhurbaşkanı istediği için mi yapıyoruz?” diyerek… Ben gerçekten yardımcı doçent kadrosunda olanları da dinledim, onların hepsi bundan memnun, “Bizim istediğimiz talepti.” dediler ama profesörlerin ise yani bu sınavdan geçmiş olanların ise “Acaba böyle bir değişiklik yapılırsa üniversitelerde kalitede bir geriye gitme mi olur?” diye bir kaygıları var ama istisnasız hangi yardımcı doçente sorarsanız sorun, “Bu bizim talebimizdi.” diyorlar. Dolayısıyla, bu talepler milletvekili olarak bize geldiği gibi halkın oyuyla seçilen Cumhurbaşkanına da geliyor. “Herkes vatandaşın sorunlarını dile getirsin ama Cumhurbaşkanı dile getirmesin.” yaklaşımının doğru olmadığını düşünüyorum.

Yine, bir başka, 400 bin öğretmen atanması talebi var. “Siz şu anda 25 bin öğretmen ataması yapıyorsunuz, 150 bin yapın...” 150 bin yapalım ama devletin ekonomisi var. Bu ekonominin içinde hâkim ihtiyacı var, polis ihtiyacı var, hemşire ihtiyacı var, sağlıkta ihtiyacı var. Dolayısıyla da devlet olarak planlama yaparken sadece bir alanda yapsak diğer alanlarda hizmet aksayacak. İstiyoruz ki sağlıkta da hizmet aksamasın, güvenlikte de hizmet aksamasın, adalette de hizmet aksamasın, eğitimde de hizmet aksamasın.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Eğitim olmadan hiçbiri olmaz Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Peki, öğretmen ataması yapmıyoruz ama dersler boş mu geçiyor? Hayır. Ne yapıyoruz? Öyle veya böyle, ücretli öğretmenlerle biz bunları gideriyoruz. Sayı gittikçe azalmış durumda, inşallah önümüzdeki dönemlerde daha da azaltacağız.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – 109 bin atanamayan öğretmen var.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Yine, Sayın Aydın’ın “Şeker fabrikalarının özelleştirilmemesi... Devlet yatırımı doğuya zor gidiyor, bunlar öyle veya böyle bir şekilde doğuya gitmiş, o hâlde bu devlet yatırımları korunmalı. Bir de şeker pancarı ekenleri de koruyalım.” diye... Biz de katılıyoruz. Gerçekten, orada istihdam oluşturan, en azından oradaki çiftçinin umudu olan, nüfusu da orada tutanlardan... Zaten, bu ana kadar ertelendi, ertelenmelerinin gerekçeleri buydu. Dolayısıyla, devlet bir işi yaparken diğer sosyal projeleri de dikkate alarak bir çalışma yapıyor. Şimdiki durumda, Maliye Bakanlığımız da diğer ilgili bakanlığımız da mutlaka bu hususları dikkate alacaktır.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – İhaleye çıkılıyor Sayın Bakan. Neyi dikkate alacaklar? Özelleştiriyorlar.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Şeker fabrikasını on yıl... Yani orada şartları vardır, “Şu kadar çalıştırmak kaydıyla.” denilir.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Hayır, o kapanacak.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Dolayısıyla, belli bir süre çalıştırma süresi konulur, mecburiyette bırakılır. Alan kimse bu şartla alır ki dolayısıyla pancar eken hiçbir vatandaş mağdur edilmez.

---

**Kaynak gösterme:** İsmet Yılmaz (AK Parti, Sivas). “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-yilmaz-26-2018-02-21-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=66812

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
