# CHP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** İsrafil Kışla (AK Parti, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 18 Temmuz 2017
- **Gündem:** CHP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60810
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/israfil-kisla-26-2017-07-18-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> İsrafil Kışla (AK Parti), 18 Temmuz 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 578 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İSRAFİL KIŞLA (Artvin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Uğur Bayraktutan, Artvin Milletvekilimiz ve arkadaşları tarafından Cerattepe’nin ihale süreci ve mahkeme süreçleriyle ilgili Meclis araştırması komisyonu kurulmasına dair Cumhuriyet Halk Partisi önerisi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Grup önerisine baktığımız zaman temelde üç konunun dile getirildiğini düşünüyorum. Birisinde ihale sürecine fesat karıştırıldığının, bir diğerinde mahkemenin karar veriş sürecinde siyasi baskıların yapıldığının, bir diğerinde de maden şirketi ile siyasilerin ticari ilişki içerisinde olduğunun iddia edildiğini görüyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Çevre de yok mu Başkan?

İSRAFİL KIŞLA (Devamla) – Bakarsanız içerikte genelde bu var.

Sayın Başkan, değerli üyeler; tabii, ihaleye fesat karıştırılma meselesi çok önemli bir iddiadır. Bu ihale sürecini Uğur Bey defalarca burada gündeme getirmiştir ve her defasında da dönemin bakanları bu süreçle ilgili gerekli cevapları vermişlerdir. Tabii, Türkiye bir hukuk devletidir. Bütün bakanlıklarda her gün yüzlerce ihale yapılmakta, bu ihalelere itirazlar olmakta, Kamu İhale Kurumu diye bir kurum bu şikâyetleri incelemekte ve eğer somut deliller varsa mahkeme süreçleri de bu ihale sürecinin bir parçası olarak devam etmekte. Şimdi, yıllardır yani bu ihaleye fesat karıştırıldığı iddia edilmesine rağmen, bunun esas gündem edilmesi gereken yer mahkemeler olmasına rağmen somut delillerle savcılıklara bugüne kadar bir şikâyette bulunulmamıştır veya açılmış bir mahkeme yoktur. Olsa da birçok ihalenin iptal edildiği gibi bu ihale de iptal edilebilir veya mahkeme, lehine karar verebilir. Onun için, bu, ihaleye fesat karıştırılma meselesi mahkemelerin ve savcılıkların görev konusudur.

İkincisi, mahkeme kararının siyasi olduğu, siyasetçilerin mahkemeye talimat verdikleri ve sair hususlar. Bu konuda duyarlı olan bütün arkadaşlarla, Artvin’deki sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi parti temsilcileriyle, bu konuyu, Ahmet Davutoğlu Bey Başbakanken, Çankaya Köşkü’nde Uğur Bey’in de olduğu bir ortamda hep birlikte değerlendirdik. Tabii, mahkeme sürecinin beklenmesi hepimizin talebiydi ama tabii, mahkemenin verdiği karara da saygı göstermek hepimizin vazifesi çünkü onun ötesinde bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Faaliyet yapma imkânı olmasına rağmen şirkete de “Mahkeme sürecini bekleyeceksin ve bu süreçte hiçbir şey yapmayacaksın.” dendi.

Maalesef bir alışkanlığımız var değerli arkadaşlar, eğer mahkeme bizim arzumuz doğrultusunda karar vermişse o karar adil, o mahkeme tarafsız; eğer hoşumuza gitmeyen bir karar verilmişse de o zaman o mahkeme heyeti satılmış, o karar siyasi, o karar gayriadil ve sair eleştiriler yapıyoruz. Doğrusu, hukuku yıpratmamanın, adalete saygı duymanın hepimizin hassasiyet göstermesi gereken bir husus olması gerektiğini düşünüyorum. Hele hele, mahkemelere siyasilerin talimat verdiğini iddia etmek çok ciddi bir iddiadır ve suçtur. Aslında bu konuda somut bir delil varsa bunun da mahkemelere konu edilmesi ve savcılıklara bir an önce suç duyurusunda bulunulması lazım.

Mahkemelerin, tabii, siyasilerin talimatlarıyla karar verdiğini iddia etmek, gerçekten, Türk yargısı adına bir bühtan olur ve bir haksızlık olur ve bunu da Türk yargısının hak etmediğini düşünüyorum.

Tabii, mahkemeler de ellerindeki delillere göre, bilirkişi raporlarına göre karar veriyorlar. Ben, mahkemelerden ziyade, bilirkişi müessesesini ve bilirkişiliği birazcık eleştirmek istiyorum. Bilirkişiler ideolojik hareket etmemeli, bilirkişiler bilimsel rapor vermeli, siyasi hareket etmemeli ve bilirkişilerin gerçekten aynı konuyla ilgili birbirine zıt raporlarını gördüğümüz zaman bilirkişi müessesesine olan güven de zedelenmekte.

Bir rapora bakıyorsunuz, Artvin batar, biter, Artvin’de hayat diye bir şey kalmaz; bir rapora bakıyorsunuz, Artvin’de ne heyelan olur ne ekolojik denge zarar görür ne suyu zarar görür. O da üniversitede öğretim üyesi, ona da bakıyorsunuz üniversitede öğretim üyesi.

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – Sizin vicdanınız ne diyor?

İSRAFİL KIŞLA (Devamla) – Burada, ticari ilişkilerle, siyasi bağlantılarla veya ideolojik saplantılarla verilen kararlarda aslında eleştirilmesi gerekenin bilirkişilik müessesesi ve bilirkişilik yöntemi olduğunu düşünüyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sizin düşünceniz ne?

İSRAFİL KIŞLA (Devamla) – Ben düşüncemi söyledim, bilirkişilik konusunu eleştirdim.

---

**Kaynak gösterme:** İsrafil Kışla (AK Parti, Artvin). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 18 Temmuz 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/israfil-kisla-26-2017-07-18-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60810

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
