# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 7 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-07-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-7

> İzzet Çetin (CHP), 7 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 573 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının yeni iş arama iznine ilişkin 27 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, keşke, Başbakan her zaman burada olsa, biz de, AKP'li arkadaşlarımızın çalışma yaşamına ilişkin görüşlerini buradan öğrenme olanağı bulabilsek; söz aldıkları maddelerde "burada yok" ifadesi yerine, kendilerini dinleme olanağı bulabilsek...

Değerli arkadaşlarım, Sayın Grup Başkanvekilimiz, genel konuşmaların yapıldığından söz etti. Biraz evvelki konuşmamda da söyledim Sayın Başkan, biz, Türkiye'de, işsizlerin, işçilerin, köylülerin, esnafın, dar ve sabit gelirlilerinin sıkıntı ve sorunlarını kendi sorunlarımız olarak gördüğümüz gibi, ülkemizin de sorunları olarak görüyoruz ve o doğrultuda daha iyi bir yasal düzenlemenin nasıl yapılacağı konusunda yoğun çaba içerisindeyiz.

Sayın Başkan, biraz evvel, Sayın Bakanın sosyal taraflarla görüşme içerisinde olduğunu, o nedenle burada bulunmadığını söylediler.

AHMET YENİ (Samsun) - Geldi Sayın Bakan.

İZZET ÇETİN (Devamla) - O görüşmeleri, Sayın Bakan, aylardan bu yana yapıyor. Eğer, sosyal tarafların görüş ve düşüncelerini şimdiye kadar alamamışsa, çok geç kalmış! Demek ki, biz, burada boşuna çaba sarf ediyoruz. Biraz sonra, eğer anlaşırsa, acaba, tekriri müzakere yoluna gitmeye cesaret edebilecek misiniz diye düşünüyorum.

Biraz evvel konuşan Sinan Özkan arkadaşım "işçi aleyhine getirilen hiçbir düzenlemeye rastlamadım" diyerek, çalışma yaşamının sorunlarından ve bu yeni İş Yasası ile eski İş Yasası arasındaki farklardan ne kadar uzak olduğunu gösterdi.

Bakınız, yeni iş arama iznine ilişkin 1475 sayılı Yasanın 19 uncu maddesi ile buradaki 27 nci maddeyi yan yana getirin, işçinin lehine mi, aleyhine mi olduğunu çok net olarak görürsünüz! Yeni iş arama iznine ilişkin eski metinde iki fıkra yok idi; yani "işveren, yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa, o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir" ile "işveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise, işçinin, izin kullanarak, bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder" fıkraları yok idi.

Şimdi, bu metin, okuduğum bu son fıkra, bilim kurulunun metninde de yok. Bilim kurulu, sadece, demin okuduğum ikinci fıkrayı "işveren, yeni iş arama iznini vermez ya da eksik kullandırırsa, o süreye ilişkin ücretini işçiye öder" hükmünü getirmişken, yeniden, Grubunuzun ya da Komisyondaki çoğunluğunuzun, bilim kurulunun belki gözden kaçırarak düzenlediğini düşündüğüm metne ilave bir metin getirerek, maddeyi tamamen, işverenin bu maddeyi kötüye kullanmasına olanak vermiş ya da kötü niyetli... İyi niyetli, düzgün, dürüst, namusluca vergisini ödeyen, ülkesinin kalkınması için çaba sarf eden işverenleri bir kez daha tenzih ederek söylüyorum; bir nevi deliye taş göstermek gibi, sen işçiye, aman ihbar önellerine uyarak, iş aktini, işçi, demin konuştuğumuz 24 üncü maddede, haklı nedenlerle bile feshediyorsa; ihbar sürelerinin ücretlerini verme, onun yerine günde iki saat izin ver, o iki saatin ücretini zamlı ödersin. İstanbul, İzmir, Ankara gibi metropol kentlerde, kabul edin ki, Pendik Tersanesinde çalışan bir işçi izin kullanacak, iş aramaya gidecek; nereye; Kocaeli'ndeki tersanelere ya da başka illerdeki tersanelere. Bu iki saati kullanabilmesinin olanağı var mı?! Siz, işverene diyorsunuz ki, ey işveren, bu işçiyi izne gönderme, iki saatlik ücretini ver... Topluca izin isterse de, izin vermeyebilirsin, ne yapacaksın; ücretini ver.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir düzenleme, işçiyi koruyan, çalışanı koruyan bir düzenleme değil. İş hukukunun özü, ruhu, işçinin hukukudur; işçinin haklarını koruyan, çalışanların çıkarları doğrultusunda değişiklik yapılması gereken bir hukuk dalıdır. Bunu bir kez daha altını çizerek söylüyorum.

Demin konuşmacı arkadaşım "işçi aleyhine getirilen hiçbir düzenleme yok" diyor. İcar-ı ademi siz getirdiniz, Roma hukukundaki "instrumentum vocalis" denilen, konuşan üretim aracı olarak işçiye siz baktınız; işçiyi bir meta gibi gören bir anlayışı yasal düzenleme olarak sizden önceki hükümetler Meclise getirme cesareti gösteremediler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-07-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-7 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
