# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-4

> İzzet Çetin (CHP), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 920 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 13 Marttan bu yana üzerinde çalışmakta olduğumuz İş Yasası Tasarısının hemen hemen son maddelerine geldik. 1475 sayılı İş Yasamızın 14 üncü maddesi, yani, kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, 1475 sayılı Yasa, bu tasarının yasalaşmasıyla birlikte yürürlükten kalkacak. Geçici 6 ncı maddede görüşeceğimiz şekilde, kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanun düzenlemesi yapılıncaya kadar yürürlükte kalacak tek madde, bu 14 üncü madde olacak.

Değerli arkadaşlarım, 1475 sayılı İş Yasası, ülkemize, çalışma yaşamımıza otuziki yıl hizmet sundu. O yasa hükümleri çerçevesinde, işçilerimiz, işverenlerimiz, o yasaya tabi olarak çalıştılar, çalıştırdılar, ülkemizin kalkınmasına katkıda bulundular. Hepsine, partim ve şahsım adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu, çok tartıştığımız 1475 sayılı Yasa, esasında, 1967 yılında Mecliste kabul edilen 931 sayılı İş Yasamızın bazı ufak değişiklikler yapılarak kabul edilmiş bir şekli. 931 sayılı Yasa, o yıllarda, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı sıfatıyla, merhum Mehmet Ali Aybar'ın Anayasa Mahkemesine açmış olduğu bir dava üzerine, 12 Mayıs 1970 tarihinde usul bakımından iptal edilmişti. Yüksek Mahkeme, Meclise, yeni yasa yapması için altı ay süre vermiş; bu süre içerisinde Meclis yeni yasayı gerçekleştiremediği için, aynı kanun, 931 sayılı Kanun, hükümet tarafından Meclise sevk edilmiş ve geçici komisyonda aynen kabul edilerek Mecliste görüşmelerine başlanmıştı.

Değerli arkadaşlarım, zaman zaman, bu 122 asil, 6 geçici maddeyle 128 maddeden oluşan İş Yasa Tasarısının gelecek on yıllarda ülkemize hizmet vermesi sırasında bazı aksaklıkların görüleceği aşikâr. Oralara işaret etmeye çalıştık, maddelere katkı yapmaya çalıştık; ama, engellemekle suçladınız, oyalamakla suçladınız. Meclis tutanaklarına, gidip baktım; sadece, bu yeni tasarıdaki 4 üncü, yani, istisnalara ilişkin madde, 1475 sayılı Yasa Mecliste görüşülürken, o günkü tasarıda 5 inci madde olarak görüşülmüş ve sadece istisnalarla ilgili maddenin görüşmeleri, bu Yüce Meclis çatısı altında 5 tam gün sürmüş, tasarının tümü aralıksız 20 gün tartışıldıktan sonra yasa haline gelmiş. Tabiî, o günkü koşullarda, 1961 Anayasası, hak ve özgürlükler açısından son derece ileri olan anayasa hükümleri yürürlükteyken bu yasa gerçekleşmiş; ama, yine talihsiz bir dönemde, yine bir ara dönemde, Çalışma Bakanı Sayın Atilâ Sav döneminde, 1475 sayılı Yasa yürürlüğe girdi.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, 1475 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden günümüze kadar geçen süre içerisindeki bazı olaylara dikkatinizi çekmek istiyorum. O yıllarda, çok hızlı bir sanayileşme, hızlı bir kalkınma hamlesi içerisine girmiş olan ülkemizde, özellikle 1963 ve 1972 yılları arasında, ortalama yüzde 7'lik bir kalkınma hızı yakalanmış. 1972-1975 döneminde, kalkınma hızımız, yine yüzde 4'ler dolayında seyretmiş. 1990'lı yıllarda, kalkınma hızımız yüzde 3,5'lere düşmüş; 1998-2002 aralığında ise, kalkınma hızımız, ortalama, eksi yüzde 1,5 olmuş. Bugün de, ülkemizde bir kriz ortamından söz ediyoruz. Hâlâ, ekonomimizi canlandırabilmiş, üretimimizi artırabilmiş değiliz. Gerçekten, zaman zaman... Her ekonomik krizin bedelini, bu ülkede, çalışanlar, alınteriyle, namusuyla geçimini sürdüren sade yurttaşlar ödediler.

Bakınız, 1971 yılında yasa çıktıktan sonra, 1963 yılında yürürlüğe giren toplusözleşme, grev ve lokavt yasaları, bu yasayla birlikte kendilerine uygulama alanı bulabildiler. Ülkemizde, 1970'li yıllarda, bir yandan grevler, sözleşmeler devam ederken, hak ve özgürlükler, örgütlenme özgürlüğü alabildiğine gelişirken, hem yerli hem de yurt dışındaki işçilerimizin gönderdiği dövizlerle, âdeta bir yatırım seferberliğini, dolayısıyla istihdamın çok verimli olduğu yılları yaşadık.

1475 sayılı Yasa, ülkemizin kalkınmasına hiçbir dönemde köstek olmadı. Bu yasanın halen yürürlükte kalan tek maddesi olan kıdem tazminatı, bu yasanın yürürlüğe girmesinden günümüze kadar, belli işverenler tarafından hep eleştirildi hep kaldırılmak istendi; hatta, 1475 sayılı Yasa tartışmaları sırasında da, o kıdem tazminatının 15 güne indirilmesi tartışmaları bu Mecliste yapıldı; ama, çoğunuz biliyorsunuz -içinizde işveren arkadaşlarım var, işverenlik yapmış, işçilikten gelmiş ya da kamu çalışanı olarak görev yapmış arkadaşlarımız var- kıdem tazminatı, her dönemde, işverenin maliyet unsuru olarak gördüğü bir girdi olarak kabul edildi ve toplusözleşme imzalanan işyerlerinde işçinin ücretinden kesilen bir para olarak her zaman işverenin cebinde kaldı. Bu, kamu kesimi için de, özel kesim için de böyle. Biz, gerçekten, bir yandan ülkemizin kalkınmasını, özel sektörümüzün güçlenmesini ve devletin yatırım yapamadığı, yapmadığı alanlara da, artık, girmesini istiyoruz; ama, ülkesinde yatırım yapmak isteyen, istihdama olanak vermek için uğraşan işverenlerimizin ne kadar ağır yükler altında olduğunu da hepimizin bilmesi gerekir.

Değerli arkadaşlarım, bu yeni İş Yasa Tasarısı yürürlüğe girdiğinde çok şey değişmeyecek; ama, çalışma yaşamında örgütsüzlük başlayacak; çünkü, işveren açısından, işverenlerimiz, bugün, dünyanın en pahalı elektriğini kullanıyor, Gümrük Birliğinin getirdiği zorlamayla keseri hep kendilerine yontan bazı sözümona işverenlerle haksız rekabete maruz kalıyor. En yüksek sosyal güvenlik primini, dürüst ve namuslu işverenlerimiz ödüyor; kayıtdışı üretim yapan, ürettiğini, elde ettiği kazancını ülkesinde yatırıma çevirmeyen bu kayıt dışındaki işverenlerle rekabet edebilmek için yarışıyor. Bunlara, son yıllarda, yatırım için en küçük bir destek verebilmiş değiliz. Burada, kuru nutuklarla işçiden yana ya da işverenden yana olma şeklinde görüş bildirmek bir şeyi değiştirmiyor. Gerçekten, ülkemizin ana sorunu işsizliktir, üretimsizliktir, yolsuzluktur, yoksulluktur. Bu yasadan etkilenecek kesimler, özellikle işçilerimiz, evine götürecek ekmeği bulamıyor. Daha ayın ilk haftasında aldığı ücret tükeniyor. Evine giderken, acaba, bu akşam evime, çocuklarıma ne götürebilirim diye düşünüyor. Hatta, işçiler, işsizler evlerine gidebilmek için, çocuklarının uyumasını bekliyor. Kirasını ödeyemiyor. Yakınlarının tedavisi için gittiği hastane kapılarında, kuyruklarda kendileri de hastalanıyor.

Gerçekten, çalışma yaşamımız sorunları çok ağır. Bu sorunları, böylesi ekonomik kriz ortamında, sanki bu İş Yasa Tasarısı yasalaştığı takdirde çözecekmişiz gibi bir mantıkla, iki aydan bu yana, Meclisin gündemine getirip... Burada, belki, biraz sonra görüşeceğiz ya da yarın tekriri müzakere yapacağız deniliyor. Değerli arkadaşlarım, boşa vakit kaybettik. İki aydan bu yana, Türkiye'nin çözüm bekleyen acil sorunlarına eğilmek, yolsuzluğu, yoksulluğu, hırsızlığı, talanı, vurgunu, soygunu engelleyebilmek için ortak mücadele etmek varken, kriz dönemini bahane bilip, son yirmi, yirmibeş yıldan bu yana ülkemizdeki kötü yöneticilerin, kötü yönetimlerin, beceriksiz hükümetlerin ülkemizi getirdiği bu noktada faturanın tamamını işsize, yoksula, çalışanlara kesmeyi kendinize görev bildiniz; hepinize hayırlı olsun.

Çalışanlarımıza, işverenlerimize de bu yeni yasa tasarısının hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
