# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 25 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-25-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-2

> İzzet Çetin (CHP), 25 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 594 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 18 inci madde hakkında söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, madde, "Bakanlıklar ile Bağlı ve İlgili Kuruluşların Teşkilatlanmasına İlişkin Esas ve Usuller" kısmının Birinci Bölümünde yer alıyor. Tasarının genel yaklaşımına koşut olarak, bakanlıkların merkez teşkilatlarında bir daralma ve küçülme öngörülüyor. Madde incelendiğinde, bakanlıkların teşkilat yapıları içerisinde daha önce yer alan danışma ve denetim birimleri yerine, sadece danışma birimleri yer almış. Tasarının Üçüncü Kısmında daha ayrıntılı olarak tartışılacağı gibi, bakanlıkların denetim birimleri olan teftiş kurulları kaldırılmıştır.

Tasarının kamuoyundaki tartışmaları sürerken, İktidar Partisi sözcüleri, bilindiği gibi, teftiş kurullarının tasfiyesine gerekçe olarak, yolsuzlukların bu kurullara rağmen önlenemeyişini göstermişlerdi. Peki, bakanlıklarda, teftiş kurullarının yerine, denetim görevi için ne getiriliyor; teftiş kurullarının görevini, kamu kurum ve kuruluşlarında üst yöneticinin belirleyeceği içdenetim elemanları yerine getirecek; yani, üst yöneticinin kendi sorumluluğundaki icraatları, yine kendisinin görevlendireceği kişilerce yapılacak, bununla da yolsuzluklar önlenecek, öyle mi?!

Burada güdülen amaç, yolsuzlukların önlenmesi değil, tersine, yapılanların denetimden kaçırılmasıdır.

Yine, ilerideki maddelerde tartışılacağı gibi, burada, içdenetim böylece ortadan kaldırılıp, dışdenetimi de yerli-yabancı özel sektöre verip denetimsiz alanda her istediğini yapma imtiyazı arayışı vardır.

İktidar Partisi Lideri ve sözcülerinin yargıya karşı da aynı yaklaşımı sergilediklerini dikkatlerinize sunuyorum.

AKP, yargıya güvenmediği için, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıkıyor; teftiş kurumuna güvenmediği için teftiş kurullarını tasfiye ediyor; üzerlerindeki dokunulmazlıklar yetmiyormuş gibi, durmadan, kendilerine, bürokratlarına ve yandaşlarına dokunulmazlık arayışını sürdürüyor. 18 inci madde, bir yandan teftiş kurullarını kaldırırken, 5 bakanlıkta rehberlik ve denetim birimi kurulmasına izin veriyor. Ancak, bunun nasıl ve neler olacağı, bu birimlerin hangi ilke ve kriterlere göre çalışacağı gibi konular belirsiz. Gerçi, Sayın Bakan, tasarının 2 nci maddesi üzerinde yapmış olduğum konuşmaya verdiği cevapta, 18 inci maddeye atıfta bulunarak, 5 bakanlıkta kurulması öngörülen rehberlik ve denetim birimlerinin teftiş kurullarının yerine kurulduğunu söylemişti; ancak, Sayın Bakan tasarıyı dikkatlice inceleyecek olursa, öngörülen bu denetim biriminin kurumiçi denetim faaliyetiyle bir ilgisinin olmadığını görecektir. Bu denetim ve rehberlik hizmetleri kurum dışına yöneliktir. Sayın Bakan, bunun, klasik anlamdaki teftiş denetimiyle ilgisi yoktur; yani, bakanlıkların mensubu durumunda olan kamu görevlilerinin denetimi ve soruşturulması bu birimlerin görev alanlarının dışındadır.

Kaldı ki, madde, bu haliyle bile belirlenen amacı tam olarak karşılamaya yeterli değildir. Örneğin, son beş yılda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yürütülen denetimlerin yüzde 85-90'ına yakını, tamamen kurumdışı üçüncü kişi ve işyerlerine karşı olmuştur. Bunlar, Türk Ticaret Kanununa göre kurulan şirketler, kooperatifler, esnaf odaları, ticaret ve sanayi odaları gibi diğer kuruluşlardır. Ne var ki, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bu maddede sayılan bakanlıkların içerisinde yer almamıştır.

18 inci madde konusunda dile getirmek istediğim diğer bir konu da (c ) bendiyle ilgilidir. Burada yardımcı hizmet birimleri düzenlenirken, insan kaynakları yönetimi ve destek hizmetleri biriminden söz edilmektedir.

Yine, tasarının temel amacına hizmet eden söylemleri, yani, kamu yönetiminden işletme yönetimine söylemi burada yer almış. Tasarının 35 ve 46 ncı maddelerinde de ayrıntılı olarak tartışacağımız gibi, insan kaynakları yönetimi özel sektöre ait bir kavramdır ve kamu yönetiminden şimdiye kadar personel yönetimi kavramı kullanılagelmiştir. İnsan kaynakları yönetiminin personel yönetimi yerine ikame edilmesinde güdülen amaç, kamu personel rejiminin 4857 sayılı İş Yasasına koşut duruma getirilerek iş hukuku mevzuatımıza aktarılan esnek çalışma hükümlerini, bir anlamda kamu personeline de uygulanabilir duruma getirmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Çetin.

İZZET ÇETİN (Devamla) - Bu düzenleme ve tasarıdaki insan kaynaklarına ilişkin diğer düzenlemeler, kamu personel rejiminde esas olan iş güvencesinin çözülerek iş güvencesiz çalışma biçimini olağan hale getirmeye yöneliktir.

Değerli arkadaşlarım, Kamu Yönetimi Kanunu Tasarısının, hazırlayanların "çok tartıştık, çok sorduk" savları ile toplumsal kesimlerin "hiç görüşümüz alınmadı" açıklamaları arasında ezilmiş bir tasarı olduğunu görmenizi bekliyor, bu tasarıyı olduğu gibi geri çekmeyi öneriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum; teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-25-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
