# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim
- **Tarih:** 26 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-26-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> İzzet Çetin (CHP), 26 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 472 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısının ve bu maddenin, bir kez daha, Anayasaya aykırılığını söylemek için söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından "aynı şeyleri söyleyeceksiniz" sesleri)

Evet, aynı şeyleri söylemeye devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarı, hem merkezî hem de yerel yönetimleri, kamu hizmeti görme bakımından yasaklamaktadır. Bu yasakçı zihniyet, önceki maddelerde ortaya konulmuştu. Merkezî yönetim, buna ek olarak, bir de yerel yönetimler lehine olacak şekilde, bir kez daha yasaklanmaktadır. Bu yasaklar, idarenin kuruluşuna getirilen yasaklamalarla garanti altına alınmıştır. Yaratılmaya çalışılan idare, iş görme yetkisi, kabiliyeti ve araçları bakımından kötürüm bir idaredir.

Taşrada örgütlenebilecek bakanlık sayısı sadece 6'dır. Bunlardan, Millî Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı, görev alanları gereğince, taşra genel yönetimi içerisinde farklı konumdadır. Valilikler, askerî makamlara ve adlî makamlara emir veremez ve bunları denetleyemez. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, zaten, tüm illerde örgütlü değildir; 23 bölge müdürlüğü vardır; 81 ilde, il çalışma müdürlüğü yoktur; ilçelerde de, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının herhangi bir örgütü yoktur. Geriye, Maliye, İçişleri, Millî Eğitim Bakanlıkları kalmıştır. Millî Eğitim Bakanlığının, kamuoyunun zorlamasıyla bu kapsama alındığını herkes bilmektedir. AKP milletvekilleri, Millî Eğitimin taşra kapsamından çıkarılması ısrarından vazgeçmiş değildir. Gerçekte, devletin il ve ilçelerdeki varlığı, 3 bakanlıkla sınırlı kalmaktadır. Bu yapı, Anayasadaki "illerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır" hükmünü fiilen ortadan kaldırmaktadır. Bu tasarıyla, illerin idaresi yerellik esasına dayandırılmıştır; Anayasa ihlal edilmektedir. Bu tasarıya göre, topu topu 6 bakanlık taşrada örgütlenebilir. Bunlar bile, eli kolu bağlı hale getirilmiştir. Sınırlı sayıda kalan taşra örgütünün, eli kolu 22 nci maddeyle bağlanmıştır. Bu madde, 6 bakanlık için şunu söylemektedir: İllerde örgütlen; ilçelerde örgütlenmen arzu edilmez. İlçelerde örgütlenmen, hizmet niteliğine ve ihtiyaçlara göre, zorunluysa olabilir.

Değerli arkadaşlarım, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı devlete, merkezî yönetime ait olan önemli bir görev alanını yerel yönetimlere devrederek, ilin genel idaresini gerçekleştirme olanağını fiilen yerel yönetime devretmektedir. Anayasal tarihimizde bilinen şey, böyle bir işbölümü, tefriki vezaif, yani görevler ayrılığı ilkesinin benimsenmesi anlamına gelir. Bu, yüzotuz yıllık büyük bir tartışmadır. Bu tartışmanın bir yanında, illerin idaresinde mülkî sistemin genel yetkili olmasını savunan İttihat ve Terakki ile 1919'dan sonra cumhuriyetçi tercihi vardır; öbür yanında ise, illerin genel idaresinde özel idarenin, yani yerel güçlerin, TESEV'in, YASED'in, TOBB'un, TÜSİAD'ın doğrudan yönetimini savunan Prens Sabahattinci Hürriyet ve İtilaf ve numaralı cumhuriyetçilerin tercihi yer almaktadır. Yapılan bu düzenleme, ikinci tarafın yeniden canlanışından ibarettir.

İllerin genel yönetiminde merkezcil mülkî idare yerine yerel güçlerin yönetimini asıl hale getirmek, yüzotuz yıldan bu yana yerel güçlerin aşiret, cemaat, yerel çıkar grupları ve önceki yüzyılın başında olduğu gibi etnik kimlik ve yabancı şirket faktörlerine iktidar vermek anlamına gelmektedir. Bu unsurların yerel iktidarları üç büyük tehlike taşımaktadır; birincisi, ulusal birliğin çözülmesi; ikincisi, toplumsal eşitsizliklerin artırılması; üçüncüsü de, ücretli çalışanların iş güvencesi ve sendikal örgütlenme haklarından mahrum bırakılmasıdır.

Böyle bir yasal düzenlemenin, böyle bir maddenin bu kadar açık bir şekilde Anayasaya aykırılığı ortada iken, ısrarınızı sizlerin anlayışına bırakıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-26-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
