# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-6

> İzzet Çetin (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 311 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkanım, aracılığınızla, Sayın Bakana, belki, yine, aynı tarzda, bir haftadan bu yana cevap alamadığım konuları sormaya devam edeceğim; çünkü, burada, kökü dışarıda kavram ve kelimeleri görünce, gerçekten, toplumun bu kavram ve kelimeleri iyi anlamasına büyük ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Daha evvel de söyledim, maddenin gerekçesine bakıldığı zaman, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygunluğun da arandığı bir denetim anlayışı getirildiği belirtiliyor ve "kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar sıralı amirlerine karşı maddede belirtilen kriterlere uygun davranıp davranmadıklarından da sorumlu tutulacaktır" deniliyor. Maddeye baktığımızda da "yöneticiler(...) hizmet kalite standartlarına uygun olarak yürütmekten üst kademelere karşı sorumludur" denilirken, burada, açıkça yargıdan kaçışın izleri görülüyor.

Bilindiği gibi, 3 Kasım seçimlerinden önce, AKP olarak verdiğiniz, Sayın Başbakanın Başbakan olmadan önce ulusal televizyonlardan halka verdiği dokunulmazlıkların kaldırılması sözü sürüncemede bırakıldı. O konuda, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, defalarca, dokunulmazlıkların kaldırılmasını, kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını gündeme getirdik; yolsuzlukların, hırsızlıkların, bankaların içinin boşaltılmasının engellenebilmesi için, en azından Mecliste böyle bir adımın atılmasının zorunlu olduğunu söyleyegeldik. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yolsuzlukların, hırsızlıkların engellenmesi için dokunulmazlıkların sınırlandırılmasını istiyoruz. Bu yasa tasarısında, bir taraftan bu tasarı görüşmelerinin başından bugüne kadar tartışılagelen müsteşar başta olmak üzere, en üst düzey yöneticilerin sorumlulukları zırha büründürülürken, dokunulmazlık zırhı verilirken, bu maddeyle de yönetici dokunulmazlığı pekiştiriliyor ve dokunulmaz bürokrat dönemine geçişin izleri görülüyor. Neden dokunulmazlıkların sınırlandırılması varken, dokunulmazlık zırhının bürokratlara kadar indirilmesini ihtiyaç olarak hissediyorsunuz?

İkinci sorum: Diğer taraftan, yine kamuoyunda herkes tarafından çok iyi biliniyor ki, bu dokunulmazlıklar kaldırılmadığı sürece ne yazarsanız yazın hiçbir şey değişmeyecek. Siyasetin, bürokratlar ve üst düzey yöneticiler arasında iyice yaygınlaştığı, yani, üst düzey yöneticilerin, hükümetle, siyasal partilerle gelip gidici olduğu bir ortamda, bu tasarıyla, bu bürokratları dokunulmazlık zırhına büründürerek -daha evvel çıkardığınız birtakım yasalarla, şimdi, bazı bakanları ve eski siyasetçileri Yüce Divana gönderiyoruz- siz, her zaman AKP, AKP'li yöneticiler hakkında dokunulmazlık devam edecek diye mi düşünüyorsunuz?! Sizin için gelecekte pişmanlık yasası çıkarılmayacağını hiç aklınıza getirmiyor musunuz?

Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-6 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
