# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-7

> İzzet Çetin (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 356 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Bakan biraz önce 3046 sayılı Yasadaki 43 üncü maddeyi okudu. Esasında, bu tasarıda da 43 ve 45 inci maddeler bir bütün olarak değerlendirilebilir. Tabiî, bir önceki yasada böyle bir düzenlemenin var olmasının, o maddeye yönelik eleştirilerin yapılmaması gerektiği anlamına gelmediği açıktır. Gözden kaçmış olabilir; konu şimdi önümüzde olduğu için, şimdi yakalamış olabiliriz.

Sayın Bakan, tasarı, yöneticilerin sorumluluğunu, kurumun stratejik plan ve programına bağlamıştır. Bir kez daha, ulusal kalkınma planı gözardı edilmiştir. Artık iyice anlaşılıyor ki, hükümet, açıkça söylememekte direnmekle birlikte, beş yıllık ulusal kalkınma plancılığını terk etmektedir. Bu hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisinin dikkatinden kaçırma yoluyla ulusal plancılık dönemini kapatmaktadır. Madde 43'e göre, kamudaki her kademe yönetici performans ölçütlerine ve kalite standartlarına bağlanmıştır. Asıl olan, bu iki ölçütün hangi ilkelere dayandığıdır. Performans ve kalite ölçütleri nasıl belirlenecek, hangi ilkelere göre geliştirilecektir? Bu ilkelerin, şirketler gibi kârlılık felsefesine, bedelini ödeyen hizmeti alır ilkesine, piyasada rekabeti bozmama hedefine bağlanması durumunda bu ölçütler başka sonuçlar yaratmayacak mıdır? Bu ilkelerin, toplumda eşitsizlikleri gidermek, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunmak, ülkenin bağımsızlığını güçlendirmek, halkın refahını artırmak felsefesine bağlanması durumunda başka sonuçlar yaratmayacak mıdır?! Bunlar, idarenin temel ilkelerini belirleyen böyle bir yasada yer alması gereken gerçek ve en temel ilkelerdir. Performans, kalite gibi standartlar, yöneticilerin sorumluluklarında bağlı olacakları ilkeleri ortaya koymak demek değildir. Bunların anılması, tersine, bir kez daha gerçek ilkelerin örtülmesi demektir. Yöneticilerin sorumluluğu, böylesine örtülü, belirsizken, bunların yetkilerini alt kademelere devretmekte genel yetkili hale getirilmesinin sonuçları neler olacaktır? Sonuç, idarenin görevlerini yerine getirmesi bakımından tam bir hesap sorulamazlık, kaos içine düşmesi olmayacak mıdır?!

Bu tasarı, merkezde, taşrada, yerel yönetim düzeyinde tüm kamu kurum ve kuruluşlarında temel esas olan hiyerarşik yönetim esasını ortadan kaldırmaktadır. Bu durum madde 43'te açıkça düzenleme konusu yapılmıştır. Oysa, hiyerarşik yönetim ilkesi böyle ifade edilmez. Doğru ifade, 3046 sayılı Kanunda olduğu gibi "bir üst kademeye karşı sorumludur" biçimindedir. Elbette, bu ifade, tasarının özensiz yazılışına bir örnek olarak da yorumlanabilir; ancak, yazılan metin yasadır, kanundur. Özensizliğin, böyle bir metinde affedilebilir bir hata olmaması gerekir. Bu tasarı, hiyerarşik denetim ilkesini, teftiş kurulunu kaldırarak sona erdirmektedir. Hiyerarşik yönetim ilkesi de, bu hükümleri zayıflatmakta ve idarenin bütünlüğü ilkesi, bir kez daha, zedelenmektedir. Bunu nasıl izah edeceksiniz Sayın Bakan?

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-7 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
