# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> İzzet Çetin (CHP), 16 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.402 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 32 nci, yani 31 inci maddesi üzerinde, Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, konuya geçmeden önce, maddeye geçmeden önce, bugün nöbetçi bakanlardan birisinin, Sayın Ulaştırma Bakanının, geçtiğimiz 2004 yılındaki yeşilkartlılara üç ayda ödenen miktarı 7 trilyon olarak açıklaması ve bunun 2005 yılı içerisinde 110 trilyonu aşıyor olarak sunması, hem kamuoyunu yanlış bilgilendirme hem de bir başka açıdan ele alındığında, sanki yoksulluk, yeşilkartlılık, hükümetiniz tarafından, AKP İktidarı tarafından övünülecek bir durummuş gibi sunmasını üzüntüyle izledim. Gerçekten, ya Sayın Bakana verilen rakamlar yanlış ya da başka bir amaç güdülüyor.

Bir kez daha tekrar ediyorum, 8 inci maddenin görüşülmesi sırasında 2000 yılında yeşilkartlı yurttaşlara harcanan paranın 167 trilyon, 2001'de 304, 2002'de 545, 2003'te 740, 2004 yılında ise 910 trilyon harcanmış olması, yeşilkartlı yurttaşlarımızın, daha doğrusu tüm yurttaşlarımızın, devri iktidarınızda yoksulluğun ne kadar içine itildiğini gösteriyor. Bakanın önce bunu 7 trilyon olarak sunması, sonra da "yeşilkartlılara daha çok harcama yapıyoruz, üç ayda 110 trilyon" diye övünmesini anlayabilmenin olanağı yok.

Değerli arkadaşlarım, bu konuyla ilgili 32 nci, yani, şimdiki haliyle 31 inci madde, bizim Anayasa Mahkemesine iptal davası açtığımız konulardan birisiyle ilgili. Bildiğiniz gibi, 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarının Anayasaya aykırı olduğunu Bütçe Kanunu görüşmeleri sırasında ileri sürmüştük ve daha sonra da, Anayasa Mahkemesine iptal davası açtığımız konulardan birisi.

Bunu önce şekil yönünden incelediğimizde, bu torba kanun, çuval kanun, harar kanunun içine baktığımızda, yeni birtakım düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Tabiî ki, Anayasaya aykırı olarak, özel kanunla düzenlenmesi gereken bir konunun Bütçe Kanununun içine yerleştirilmiş olmasını kavrayarak, bu kanunun içine yerleştirmeniz, o gün kabul etmeseniz bile, pek çok düzenlemelerinizin Anayasaya aykırı olduğunu somut olarak ortaya koyuyor.

Buradaki düzenleme yine kurnazlıklarla dolu. Her şeyden önce, burada, yani, Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (f) fıkrasından farklı olarak küçücük bir düzenleme yapılmış; sadece o düzenleme de üçüncü paragrafta. Önceki düzenleme "5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz" hükmünü içeriyor idi. Şimdi burada bir kurnazlık yapılmış "5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önceki Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz" denilmiş. Yani, bundan sonra Bakanlar Kurulu, Emekli Sandığı Kanununun 11 inci maddesine göre yeni uygulamalar yapabilecek. Amaç, Anayasa Mahkemesindeki açılmış olan davayı etkisiz hale getirmek.

Ancak, konunun özüne baktığımız zaman değerli arkadaşlarım, tabiî ki, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, bu aylıkları kesilmeksizin, genel bütçeye dahil idareler, katma bütçeli idareler, dönersermayeli kuruluşlar vesaire, yani, kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılamazlar hükmünü içeriyor. Bunu, Bütçe Kanunu görüşmeleri sırasında da söylemiştik. Bütçe Kanununun (f) fıkrasının birinci paragrafında da dile getirdik, dedik ki, herhangi bir sosyal güvelik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, bazı istisnalarla kamuda istihdamının yasaklanmasında kamu yararı yoktur; çünkü, bilgi ve birikimden yararlanmaya imkân bırakmamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 21.10.1992 tarih ve 92/13 esas ve 92/50 sayılı kararında vurgulandığı gibi, hukuk devletinin vazgeçilmez öğeleri içinde yer alan yasaların kamu yararına dayanması ilkesiyle, bütün kamusal girişimlerin temelinde bulunması doğal olan kamu yararı düşüncesinin yasalara egemen olması zorunludur. Günümüzde kamu yararı kavramı yanında, toplum yararı, ortak çıkar, genel yarar gibi birbirinin yerine kullanılan kavramlarla anlatılmak istenen, tümünün bireysel çıkardan farklı, onun üstünde ya da onun dışında ortak bir yararın amaçlanmasıdır diyor.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, kamu kurum ve kuruluşlarında emeklilerin istihdamının yasaklanması iki şekilde ele alınabilir. Türkiye'de, bugün, gençlerimiz işsiz, genç bir nüfusa sahibiz ve işsizlik oranı, OECD ülkeleri içerisinde en yüksek, yüzde 20'lerin üzerine çıktı -kimi rakamlara göre işsiz sayımız 10 000 000'dan fazla, kimi resmî rakamlar da bunun 5 000 000 dolayında olduğunu söylüyor- böyle bir dönemde, emekli olanların, bir sosyal güvenlik kurumundan emekli maaşı alanların, yeniden ihtiyaç hissedilse bile, özel bilgi sahibi olsa bile, yeniden, herhangi bir kamu kurum ya da kuruluşunda herhangi bir biçimde istihdamı yapılmamalı, onların yerine gençler istihdam edilmelidir denilebilir; ancak, AKP Hükümetleri döneminde emeklilerin durumuna bir bakacak olursak, Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli maaşı alanların sayısı 4 133 367 kişi, en düşük emekli aylığı 424 000 000 lira, en yükseği 759 000 000 lira. İşçi emeklilerinin, yani SSK'dan emekli maaşı alanların yüzde 80-yüzde 90'a yakını en düşük miktar üzerinden emekli aylığı alıyor, yani 424 000 000 lira. Emekli Sandığına tabi çalışanlar 2 400 580, Emekli Sandığından emekli maaşı alan 1 025 000 kişi. Tabiî, buna dul ve yetim aylığı alanlar dahil değil. Şimdi, Emekli Sandığından emekli maaşı alanların en düşük maaşı da 543 000 000 lira.

Değerli arkadaşlarım, elinizi vicdanınıza koyunuz. Yani, milletvekilleri olarak da, bizim aldığımız maaşlarla geçinemediğimizi aramızda konuşuyoruz, konuşuyorsunuz. Şimdi, 543 000 000 lira emekli maaşı alan, ki, Emekli Sandığından 15 inci derece ile 3 üncü derece arasında emekli maaşı alanların miktarı, neredeyse, emeklilerin yüzde 90'ı. Bu insanların uzmanlık alanlarında, herhangi bir biçimde, kamu kurum ya da kuruluşlarında istihdam ediliyor olması, belli bir süre onun bilgisinden, tecrübesinden, birikiminden yararlanılması niçin engelleniyor; bunu anlayabilmenin olanağı yok.

Gerçekten, emekliler aldıkları maaşla geçinemedikleri için ya ikinci iş tutmak zorundalar ya da yeniden, kendi bilgi, deneyim, tecrübelerini özel sektörde ya da kamu kuruluşunda hizmete sunmak zorunda kalıyorlar.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli maaşı alanların yeniden çalışması halinde emekli aylıklarının kesilmesi bir yana, çalışması yasaklanıyor. Yapılması gereken, emekli aylığı kesilmeden, sosyal destek primi ödeyerek, bunların bilgi, birikim ve tecrübelerinden kamuda da yararlanılmasıdır. Yani, bu, bir istisna hükmüdür, tümden yasaklamanın hiçbir yararı yoktur. Bu uygulama, kayıtdışılığı teşvik edecek bir uygulamadır.

Biz, eğer, emekli maaşı alan birisinin yeniden çalışmaya başlaması halinde emekli maaşını kesecek olursak, o, çalışmaktan kaçınacaktır. Ülkemizde işsiz sayısı 5 000 000, onların yerine genç elemanlar girsin diyorsunuz; ama, eğer bir memur, örneğin Silahlı Kuvvetlerden emekli olmuş, belli dalda uzmanlığı olan bir generalin, bir subayın Savunma Sanayii Müsteşarlığına bağlı olarak herhangi bir işletmede, kamu kurum ya da kuruluşunda istihdam edilmesinde kamu yararı varsa, bunu yasaklamanın, bunu engellemenin kime ne yararı olabilir?! Böyle çalışan kaç kişi vardır diye düşünmeniz gerekir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, hükümetiniz, AKP Hükümeti, halkımızı yoksullukta birleştirdi. Demin söyledim, yeşilkartlıların sayısında giderek artış var, harcanan miktarda artışlar var. Emeklilerin maaşlarını verdim; IMF, Dünya Bankası böyle istiyor diye emekli maaşları bastırılıyor, memur maaşları bastırılıyor, toplusözleşmelerde işçilerin ücretleri bastırılıyor... Ki, zaten, 4,5 milyondan fazlası asgarî ücretle çalışıyor, asgarî ücretin de net 350 000 000 olduğunu düşünürseniz, onlar da sefaletin içinde. İşsizler zaten perişan, yani, kapı kapı dolaşıyorlar, her gün Mecliste sizin kapılarınızı aşındırıyorlar ve böyle bir dönemde, biz, emeklilerin belki çocuklarına, belki torunlarına, işsiz oğlunun çocuklarına, yani, torunlarına harçlık verebilmek, onların tahsiline yardımcı olabilmek için, oğlunun iş bulamadığı bir ortamda, kendi bilgi, becerisini sunarak aile bütçesine katkı yapmasını da yasaklayarak ne yapıyoruz; halkın tamamına yakınını sefaletin içine itiyoruz; yoksullukta birleştiriyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, diyebilirsiniz ki -pek çoğunuz çıkıyor söylüyor buraya- enflasyonu düşürdük... Enflasyonun düşmesiyle gelirde bir artma olmuyorsa; enflasyonun gerilemesi ya da düşmesi, gelirinde artış olmayan bir yurttaş için hiçbir anlam ifade etmez. Mutfaktaki enflasyon düşmüş değil. Şimdi, böyle bir dönemde, yani, emeklilerin çok istisnaî olarak bile olsa istihdamının önünün tıkanması, çeşitli açılardan bakıldığında, Anayasaya da aykırılıklar içeriyor; her şeyden önce, çalışma hak ve özgürlüğünü engelleyici bir tutum sergiliyor.

Değerli arkadaşlarım, çalışma, bir haktır. İster emekli olsun ister çalışabilir bir yaşta olsun, çalışma, herkesin hakkı. Devlete düşen görev Anayasamızda tanımlanmış; çalışmak isteyenlere, adil ölçülerde, onların durumuna, konumuna uygun iş temin etmek. Ülkemizdeki asıl sorun istihdam sorunu, bu doğru. Yani, siz, emeklileri çalıştırmayınca, onların yerine genç alacağız demeniz de doğru değil. Bir sonraki maddede de görüşeceğiz bunu.

Ne yapıyorsunuz; kamu kurum ve kuruluşlarındaki istihdamı daraltın dediler, azaltın dediler, ücretleri baskı altına alın dediler ve siz de, onun gereğini yerine getiriyorsunuz. O gençlere, propagandif amaçlı, popülist yaklaşımla diyebilirsiniz ki, işte emeklileri arındırıyoruz, sizi alacağız; bu, külliyen yalan, hiçbir dayanağı olmayan bir düzenleme.

Biraz evvel Sayın Ayva'nın, özürlülere ilişkin düzenlemesini bile önergeyle değiştirerek, özürlülerin de o yoksulluk girdabında boğulmasına yönelik düzenleme yapıyorsunuz çoğunluğunuza güvenerek; üstelik, Plan ve Bütçe Komisyonundan kabul edilmiş bir metni burada değişikliğe uğratıyorsunuz; elinizi vicdanınıza koyunuz değerli arkadaşlarım.

Gerçekten, bu Anayasaya aykırı düzenlemeleri, eşitlik ilkesine aykırı, çalışma hakkını kısıtlayıcı bir düzenlemeyi buraya yeniden koymanız, Anayasa Mahkemesindeki davayı, olsa olsa, biçim yönünden etkilemeye yönelik olabilir; özü itibariyle, hiçbir şey yapmaz. Siz, kendinizi kandırıyorsunuz; zannediyorsunuz ki, biz, işte, burada bir maddede 14 yasal düzenlemeyi, 14 yasada değişiklik yaparak ya da dolambaçlı kelimeler kullanarak, Anayasa Mahkemesi üyelerini de, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerini de, halkı da kandırıyoruz diyorsanız, yanılıyorsunuz; sadece, kendinizi kandırırsınız. Vicdanınız sızlayarak, bu yasaya el kaldırdığınızı biliyorum; ama, bu el kaldırmanın, ne size ne hükümetinize ne de ülkemize en küçük bir yararının olmadığını söylüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
