# Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 22 Kasım 2005
- **Gündem:** KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-11-22-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde

> İzzet Çetin (CHP), 22 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.240 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun, önce 24.12.2003 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştü, daha sonra 2004 yılı temmuz ayında, kamuoyunda "Kamu Yönetimi Temel Kanunu" olarak bilinen Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun da 15 Temmuz 2004 tarihinde Mecliste görüşülerek çoğunlunuzca kabul edilmişti. Bildiğiniz gibi 5227 sayılı Kanunun 22 asıl ve geçici maddesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir daha görüşülmek üzere Meclise iade edilmiş ve bugüne kadar Meclisin gündemine gelmemişti; şimdi bu tasarıyla görüyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımızca bir kez daha görüşülmek üzere gönderilen Kamu Yönetimi Temel Kanununun -tekrar görüşülmesini istediği- pek çok maddesi, bu kanuna ve diğer bazı kanunlara, depreştirilerek, yerleştirilerek, gözden kaçırılarak yasalaştırılmak istenmekte.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, bu kanuna bir baktığımız zaman, kanunun, 28 adet kanun ya da kanun hükmünde kararnamedeki tanımları değiştirdiğine tanık oluyoruz; ama, hepsinden önemlisi, 5018 sayılı Kanunda ilk defa gündeme gelen, denetim mekanizmasının, teftiş kurullarının devre dışı bırakılarak "iç ve dış denetim" diye denetim faaliyetlerinin ikiye ayrılmasına tanık olmuştuk. Şimdi, burada, bu 9 uncu maddeyle ya da 5018 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesiyle iç denetim yeniden yürürlüğe sokulmaya çalışılmakta.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, bu tasarının ilgili maddesine ve diğer maddelerine baktığımız zaman, düzenlemeleri birbiriyle bağı varmış gibi görmek mümkün. 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde muhasebe yetkilisi, 63 üncü maddesinde de iç denetim maddesi olarak geçmişti. Şimdi, orada, iç denetime bir bakıldığı zaman "iç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız ve nesnel güvence sağlayan danışmanlık faaliyetidir" diye tanımlanıyor. Yani, adı "denetim" olan bu madde de iç denetçilerin kimler olacağı tanımlanıyor, ama, adı denetim, kendisi bir danışmanlık faaliyeti olarak karşımıza çıkıyor.

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, ülkemizde, kamu kurumlarının denetimi, 120'ye yakın farklı kurumdaki müfettiş, denetçi, murakıp, kontrolör unvanına sahip denetim elemanlarınca yapılmaktadır. Türkiye düzeyinde teftiş, denetim ve inceleme yetkisine sahip, yaklaşık 5 500 merkez denetim elemanı vardır. Denetim elemanları özel bir sınavdan sonra mesleğe alınmakta, en az üç yıl olmak üzere, teorik ve pratik zorlu bir eğitimden geçirildikten sonra, bu yetişme döneminde başarılı olanlar yazılı ve sözlü iki aşamalı yapılan sınav sonrasında müfettiş, denetçi, murakıp veya kontrolör unvanını almaktadırlar.

Şimdi, bu tasarıya bir bakıldığı zaman, iç denetim, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunuyla yürürlüğe giriyor; kimlerin iç denetçi olacağı sayılmış. Yasanın bütününe baktığımız zaman, özü itibariyle bütününe bakıldığı zaman, neleri kapsadığını buradan çok rahat görmek mümkün.

Yani, iç denetçiler, adı denetçi; ama, hazırladıkları raporlarını doğrudan doğruya… İç denetçinin görevleri hakkındaki 64 üncü maddeye bakarsak, 5018'in: "İç denetçiler, raporlarını doğrudan üst yöneticiye sunar. Bu raporlar üst yönetici tarafından değerlendirilmek suretiyle gereği için ilgili birimler ile malî hizmetler birimine verilir." Yani, bir denetim değil.

Şimdi, değerli arkadaşlar, iç denetim, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Yasasının 63 ve 64 üncü maddelerinde görülüyor ki, bir denetim mekanizmasından çok bir danışmanlık hizmeti. Tabiî, söz konusu bu hükümlere bakıldığı zaman, iç denetçilerin, yolsuzlukları derinlemesine araştırma, belge ve delilleri ortaya koyma ve soruşturma yapma yetkileri yok.

Sayıştayın, tabiî, bu konuda dış denetimi elbette olacak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetimini yapacak; ama, hatırlayacaksınız, o Kamu Yönetimi Temel Kanunu diye bildiğimiz kanunda da Sayıştaya "denetim yapar ya da yaptırır" hükmünü getirerek, Anayasada Sayıştaya verilmiş görevleri piyasadan satın alabilme yolunu da açmak istemiş idiniz. Tabiî, böyle bir durumu, Sayın Cumhurbaşkanımız kamu yönetimine ve kamu kurumlarının denetimine aykırı bulduğu için, bir daha görüşülmek üzere geri gönderdi. Şimdi, dış denetimin Sayıştay tarafından yapılacağı tabiî ki yürürlükte.

Ancak, şimdi müfettişlik kurumunu etkisizleştirerek, yerine üst yöneticinin emir ve talimatına bağlı denetçilik sisteminin kurulması, ülkemizin özellikle ihtiyacı olan ve üzerinde geniş bir toplumsal mutabakat sağlanan yolsuzlukla mücadeleye büyük bir darbe indirecektir. Gerçi, sizin yolsuzlukla mücadele gibi bir amacınızın olmadığını iç denetim mekanizmasını gündeme getirerek ortaya koyuyorsunuz. Geçtiğimiz dönemlerde de gündeme getirdik; dokunulmazlıklar konusunda yargıdan korktuğunuz için, yargıdan çekindiğiniz için, yargıya güvenmediğiniz için dokunulmazlıkları kaldırmıyorsunuz. Şimdi de, burada görüyoruz ki, teftiş kurumlarına güvenmediğiniz için, kendi maiyetinde, iktidarların maiyetindeki kişilerin iç denetçi olarak atanmasının yolu bu Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunuyla yürürlüğe girecek.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, eğer Cumhurbaşkanımızın bir daha görüşülmek üzere geri gönderdiği o Kamu Yönetimi Temel Kanunu diye bilinen kanunda da var olan iç denetime ilişkin değerlendirmelerine bir bakacak olsanız, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duymazdınız. Orada, Sayın Cumhurbaşkanımız, iç denetimi çok güzel bir şekilde ortaya koymuş; ben, bir küçük paragrafını size okumak istiyorum; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda da Kamu Yönetimi Temel Kanununda da iç denetim aynı şekilde işleyecekti: "Yasadaki iç denetim tanımının, teftiş olgusunun en önemli işlevi olan soruşturmayı kapsamadığının özellikle vurgulanması gerekir. Bu yönüyle, iç denetimin hukuksal anlamda bir teftiş ve denetim niteliği taşımadığı ortaya çıkmaktadır. Denetim elemanları aracılığıyla yolsuzlukları ve hukuka aykırılıkları saptamak ve önlemlerini almakla yükümlü olan merkezî yönetim, bunun dışında, yerel yönetimlerle ilgili olarak çıkardığı yasalar ve saptadığı standartlar uyarınca yaptığı düzenlemelerin uygulanmasını izlemek ve gerçek gereksinimleri karşılayıp karşılamadığını, bunlarda değişiklik yapılması gerekip gerekmediğini, aksayan yönlerin neler olduğunu bilmek ve gerekli önlemleri almak durumundadır" diye, idarenin görevlerini hatırlatıyor ve sonuç olarak, diyor ki: "Kontrol ve gözetim işlevinden ibaret olan iç denetimin, bu yönüyle, gerek hiyerarşik, gerek idarî vesayet denetimini kapsamadığı, getirilen düzenlemenin idarenin bütünlüğü ilkesinin gerçekleşme araçlarından biri olan denetim işlevini etkisiz kılacağı açıktır."

Değerli arkadaşlarım, tabiî, yasaya bakıldığı zaman, iç denetimin gerçekten kimler tarafından yapılacağı, bu denetçilerin, hangi kurumlarda kimlerin görev alacağı belirlenmiş; ama, sonuçları itibariyle, bir denetim işlevini göremeyeceği açık. Yasaya, tabiî, bu maddeye ilişkin olarak bakıldığı zaman da bazı eksikliklerin gözden kaçmadığı muhakkak. Tasarıyla, daha evvel var olan iki madde -eski geçici 5 inci maddedeki (b) ve (c) fıkraları- malî kontrol yetkilisini tanımlıyor idi; onlar, madde metninden çıkarılmış. Yine, burada, iç denetçiler sayılırken, Sayıştay denetçisi... (a), (c), (d) ve (e) fıkralarında iç denetçiler belirlenmiş; iç denetçilerden, belediye müfettişi ve hesap işleri murakıbı olanların da, en az bu görevlerde beş yıl bulunmaları kaydıyla, mahallî idarelerde iç denetçi olabileceği hüküm altına alınmış; ancak, belediyelerde, belediye müfettişi ve hesap işleri murakıbının dışında, iktisat müfettişlerinin de aynı görevi yürütmekte oldukları ve giderek sayılarının son derece düştüğü, size de gelen bilgiler içerisinde, bize de yapılan müracaatlar içerisinde. O nedenle, bu konuya ilişkin olarak bir önerge de verdik. Yani, (e) fıkrasındaki belediye müfettişlerinin ya tüm belediye müfettişleri olarak değiştirilmesi veya belediye müfettişi, belediye iktisat müfettişi ve hesap işleri murakıbı olanların da iç denetçi olabilmesi için, çalışanlar arasında, bir kısmının bu görevden ayrı tutulmaması açısından, küçük bir düzeltme ihtiyacından dolayı, bir önerge verdik; bu önergenin, Grubunuzca dikkate alınmasını diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, getirilen düzenlemeyle, iç denetim mekanizması gerçekten işlemeyecek; yani, bu -daha evvel getirilen denetleme sistemi- bir kirlenmenin koruyucusu olacak, hukuk adına, halk adına denetim boşluğu, kamu yönetimi ve denetiminin hastalıklı yapısı savunulamaz hale gelecek ve bundan toplum olarak hepimiz zarar göreceğiz. Ülkemizde yolsuzlukların giderilebilmesi için, geçmiş dönemlerde denetim elemanlarınca ortaya çıkarılan -sayıları 20'yi, 30'u bulan o operasyonlarla ortaya çıkarılan- denetim mekanizmaları örtülecek ve giderek devlette hırsızlık, yolsuzluk iyice meşrulaşmış olacak.

Ben, bu konuda yapılan düzenlemenin bir hata olduğunu, bu hatanın giderilmesi için vaktin bulunduğunu hatırlatmak istiyorum. Gerçekten, iç denetim bir danışmanlık hizmetiyse ve denetim olmaktan uzak ise, ya adını değiştirin danışmanlık hizmeti yapın, denetim mekanizmalarının ve ülkemizdeki bu kurumların ve giderek kamu yönetiminin ve kamu denetim mekanizmalarının kirlenmesini engelleyiniz.

Değerli arkadaşlarım, eğer gerçekten hırsızlıkları ve yolsuzlukları engellemekse amacınız, bu konuda sizleri dikkatli olmaya davet ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-11-22-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
