# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mayıs 2006
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2006-05-31-chp-grup-onerisinde

> İzzet Çetin (CHP), 31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 974 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi Grup önerisi lehinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, günlerden bu yana, Mecliste, birtakım yasaları çıkarma uğraşısı içerisindeyiz. Günlük dertlerimizden, geçmişte yaşadığımız acıları unutmaya başladık; ama, acıyı yaşayanlar, acılarıyla halen baş başa. Bu grup önerimizi AKP Grubu dikkate almış olsaydı, yaklaşık 150 kilometrelik alanı etkileyen, Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Yalova ve İstanbul'un bir kısmını etkileyen 1999 yılının 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden sonra devlet olarak yapmamız gerekenlerin yapılıp yapılmadığı, yurttaşlarımızın, o bölgede, hasarlı binalarda, hangi koşullarda yaşadıkları ya da hak sahibi olmayan, toplumun esas, belki de, korunmaya muhtaç kesimini teşkil eden kiracıların, ellerindeki ufak tefek malları da depremde kaybetmiş yurttaşlarımızın çaresizliklerini birazcık düşünecek, birazcık konuşacak ve belki de, onların acılarına, dertlerine derman olacak idik; ama, böyle bir konuyu, AKP Grubunun, Mecliste ele alarak, bir Meclis araştırma komisyonu kurulması konusunda olumsuz yaklaşım içine girmiş olması, topyekûn, ülkemizdeki ana sorunlardan, işsizlikten, yoksulluktan dokunulmazlıkların kaldırılmayışına kadar varan, birsürü, halkımızı ilgilendiren sorunlara ne kadar sırtını döndüğünü ortaya koyma açısından önemli bir örnek.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz bir deprem kuşağında. Gerçekten, ülkemizin yüzde 96'sının aktif deprem kuşağında yer aldığı uzmanlar tarafından biliniyor. Demin söylediğim ağustos ve kasım depremlerinde, yaklaşık olarak, 103 000 ağır hasarlı, 119 000 orta hasarlı, 128 000 az hasarlı olmak üzere -tespit yapılamayanlar ya da izin alınmamış, kaçak yapılar dışında, yaklaşık- 350 000 konut bir biçimde hasar görmüş. Devlet, bunlardan bir kısmına, o günkü koşullarda, konutlarını yapmaları için, hak sahiplerine 6 milyar, tamir için 2 milyar, 1 milyar, hasar durumuna göre kredi vermiş. Hem Toplu Konut hem yabancı ülkelerin yapmış olduğu yardımlar hem de Bayındırlık Bakanlığının ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla pek çok konut hak sahiplerine teslim edilirken, özellikle, Gölcük ve Düzce depremlerinden sonra, orta hasarlı yapıların güçlendirilmeleri için kredi alan hak sahiplerinin amaca uygun onarım yapamadıkları, bu konuda, kamu kontrollerinin gereği gibi yapılmadığı gibi iddialar var. Ancak, bu krediden, yapıları iskânlı ve hasarlı olan hak sahipleri yararlanabilmiş, iskânı olmayanlar ise yararlanamamıştır; yani, iskânı olmayan kaçak yapıların varlığı da ülkemizde bir gerçek. Kentlerimizin kenarlarında, gecekondulardan tutun, 5-6 katlı binalara kadar pek çok konutun, yapının olduğu hepimizin bildiği bir gerçek.

Şimdi, bu binaların bir kısmı, devletten, hak sahibi olduğu için, hasar onarımı ve güçlendirme parası aldı; yaptı, yapmadı; bunun tespiti hiç yapılmadı. Ama, bir de, kaçak yapılar hiç kontrol altına alınmadı, onlara, sadece -iddia odur ki- boya, badana yapıldı; belki, sonradan iskân bile alındı.

Şimdi, özellikle, Sakarya'da, Kocaeli'nde, Gölcük'te, Yalova'da, İstanbul'da hatta Gebze'de… "Bir bilim adamı 'Gebze İlçesinde, 17 Ağustos 1999 depreminde hasar gören, ardından onarım görmeyen binaların bir depremi daha kaldıramayacağını' söyledi" diyor; gazete, 2 Mart 2006 tarihli. Yani, o yapılarda, şimdi, yoksul yurttaşlarımız kirada oturuyor. Belki, kendi ailesinin yanında başka kiracıları yanına aldı, oturuyor. Pek çok bina sahibi, kendi binasının durumunu bildiği için öğrencilere kiraya verdi. Oralarda, öğrenciler, üniversite tahsillerini tamamlamak için çok büyük risk altında.

Şu gerçeği kabullenmemiz gerekir ki, gerçekten, yağmur gibi, dolu gibi, kar gibi, yani böyle bir doğal olay Türkiye'de deprem. Her zaman, ne zaman, nasıl olacağı, nereden, hangi şiddette geleceği çok belli değil. Geçtiğimiz şubat ayında, Sakarya'da 4,2 şiddetinde bir deprem, halkın, o kış koşullarında geceyi sokakta geçirmesine neden oldu.

Değerli arkadaşlar, belki dinlersiniz belki dinlemezsiniz, ama, bu konuda, özellikle Sakarya İlimizde, üniversiteyle birlikte yabancı uzmanların da katılımlarıyla yapılan tespitler var. 9 490 bina ağır hasar görmüş, 7 681 bina orta hasar görmüş, 15 169 bina ise hafif hasarlı.

Doğu Marmara rehabilitasyon ve yeniden yapılandırma idaresinin kurulması daha evvel önerilmiş; ama, bu konuda bir adım atılmamış. Dahası, Sakarya'da bu tespitler yapıldıktan sonra, 57 nci Hükümet döneminde de bir karar alınmış ve deprem bölgesinde zemin şartları dikkate alınarak imar planlarında kat yükseklikleri yeniden belirlenmiş idi. Buna göre, orta hasarlı binaların güçlendirilirken, imar planına göre üst katların, özellikle Sakarya'da bodrumdan sonra 2 kat dışındaki katların geri alınarak hak sahibi yapılması önerilmiş; ancak, böyle bir öneriye, hiç, devlet olarak olumlu yaklaşmamışız.

Değerli arkadaşlar, devlette süreklilik esastır. Bakınız, yine… AKP Grup Başkanvekili pek dinlemiyor; ama, onun hocalarından sayılır, eski bakanlarımızdan Cevat Ayhan, daha önceki dönemlerde bir önerge vermiş Meclise, soru önergesi, o günkü Başbakana. Demiş ki: "Bu bodrum kattan sonra 2 kat ruhsatlı binaların -ya da değişik söylemle- 5-6 ncı katların geri alınması için ne yapıyorsunuz?" Verilen cevap çok ilginç, tıpkı, sizin mantığınızla verilmiş o gün de. Denilmiş ki, evet, bu belediyelerin işi; ancak, katlarda büyük rant var. Belediyeler ve vatandaşlar… Aynen okuyayım isterseniz: "Deprem bölgesinde ve diğer kentlerimizde imar planları ve kat adetleri büyük rant elde etmek isteyen vatandaşların baskılarıyla değiştirilmiştir, ileride de değiştirilecektir. Bunun sorumlusu devlet değildir. İmar planlarında değişiklik yapma yetkisi belediyelerindir. Belediyeler ve vatandaşlar, imar planlarını değiştirmenin sonuçlarının sorumluluğunu da üstlenmek zorundadır." Tıpkı, sizin Sakarya Belediyenizde şu anda yapılan uygulamalar gibi, büyükşehir yetkilendirilmiş, bazı yerlerde 4 ve 5 inci katların 2'ye, 3'e indirilmesi kuralı getirilmiş; ama, yine, bilime aykırı, yine insan hayatı hiçe sayılarak, hâlâ, 5-6 kat, hatta, daha fazla ruhsat verilerek bina yapımına Sakarya'da bile devam ediliyor. Bunun, Hükümet tarafından, çok ciddî şekilde incelenmesi ve özellikle, bu deprem kuşağında onlarca, yüzlerce depremi yaşamış o bölgede belediyelere, bu konuda fazla yetki vermenin bir insafsızlık olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, gerçekten, ülkemiz deprem kuşağında. Deprem bir doğa olayı, ama, bunun sonuçlarını biz çok acı ödüyoruz. Bizden çok daha ağır deprem yaşayan ülkelere bir baktığımız zaman, örneğin, Japonya'da 6-7 şiddetindeki depremlerde hiç can ve mal kaybı olmaz iken, bizde 5 şiddetindeki bir depremde can kayıpları yaşıyoruz. Konumuz insan. Gerçekten, o bölgede, insan hayatı büyük risk altında. Üstelik, bu orta hasarlı binaların yanında, daha mahkemeleri sonuçlanmamış, yıkım bekleyen ağır hasarlı binalar da mevcut.

Gelin, bir an evvel, bu durumda yaşayan gençlerimizi, yoksul yurttaşlarımızı korku içinde yaşatma yerine, o güçlendirme çabalarının, çalışmalarının doğru dürüst yapılıp yapılmadığını, deprem bölgesindeki acıların devlet tarafından sarılıp sarılmadığını yerinde tespit etmek amacıyla bir Meclis araştırması komisyonu kuralım; o bölgede kısa bir süre içerisinde çalışmalarını yapsınlar, biz de devlet olmanın gereğini yerine getirip, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayalım diyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2006-05-31-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
