# Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 3 Kasım 2026
- **Gündem:** KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149468
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/jale-nur-sullu-2026-11-03-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler

> Jale Nur Süllü (CHP), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 510 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; okul yıllarımızda kollarında ay yıldızlı bantlar ve bağış kumbaralarıyla Kızılay kolundaki arkadaşlarımızın gururlu yürüyüşleri pek çoğumuzun aklında yer edinmiştir. Ailelerimizin imkânları ölçüsünde gönüllerinden kopan bağış zarflarını öğretmenimize teslim etmek ise ayrı bir gurur kaynağıydı. Köklü tarihiyle Türkiye Cumhuriyeti Kızılay Derneği bilinen sloganıyla bizim için kara gün dostuydu. Kara günlerde yardıma ilk koşan Kızılaya öylesine güvenilirdi ki mirasından pay ayıran vatandaşlar bile olurdu. Kırmızı aylı çadırları, kepleriyle hemşireleri, pelerinleriyle doktorları, kan bağışıyla ihtiyacı olanların yardımına koşan Kızılay milletimizin gözünde güven ve dayanışmanın simgesiydi. O günlerden bugünlere çok şey değişti. Kızılay yaptığı onca iyiliğe karşın son yıllarda güvenimizi sarsan konularla gündeme gelir oldu. Eş, dost, akraba, yandaş atamaları, yiyecek yardımlarının seçim propagandalarıyla dağıtılması, et skandalı, Gazze'ye gidecekken buharlaştığı iddia edilen paralar, başkent üzerinden Ensar Vakfına para aktarımında paravan olması, Kayseri Şube Başkanının "Evde kalsın kızlar, ne olur reis?" paylaşımıyla kadınların çalışma ve eğitim yaşamında yer almamasıyla şeriat çağrısı, eski başkanın kızının neden olduğu ölümlü trafik kazasında adaletin sorgulanması, holding ve 11 iştirak olmak üzere 12 şirketlik yatırım grubuyla ticarileşmesi, 6 Şubat depremlerinde dağıtım yerine satılan çadırlar ve daha niceleri... Çıkar ve parasal işlerin dışında kalmanın simgesi olarak dilimize yerleşen Hilali Ahmer'e ne oldu derseniz; iktidarın önlenemez her yeri ele geçirme hırsı, eş dost ve yandaşlara makam vermeye dönük yönetim anlayışı ve her kurumu ticari anlayışla metalaştırma politikası pek çok kurum gibi Kızılayın saygınlığını da tartışmalı hâle getirdi.

Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz kanunun olumsuzlukları daha da derinleştireceği endişesi taşıyoruz. Üzerine söz aldığım 5'inci maddenin son fıkrasında tüzel kişiliğe sahip olan Kızılay Tüzüğü'nün Cumhurbaşkanınca onaylanması hükme bağlanmaktadır. Bu hükümle sivil toplum kuruluşu olan Kızılayın özerkliği yok edilmeye çalışılmaktadır. Köklü geleneğe sahip, gönüllülük esasına dayanan şubelerin alttan yukarıya doğru işleyen özerkliğini zedeleyecek bir vesayet getirmektedir. Genel kurul delegelerinin bağımsız ve sivil iradesiyle hazırlanacak tüzüğün siyasi yürütmenin başının onayına bırakılması kurumun idari bağımsızlığını ortadan kaldıracaktır. Ayrıca bu madde Anayasa’nın 33'üncü maddesindeki Dernek özgürlüğü kamu makamlarının dernek yönetimine müdahalesinin sınırlandırılması gerektirir hükmüne de aykırıdır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 13 Temmuz 2004 tarihli kararı Kızılayın organlarının Bakanlar Kurulu kararıyla değiştirilmesine imkân veren hükmü iptal etmiştir. Ayrıca, uluslararası arenada Kızılayın bağımsız, özerk, insani bir sivil toplum örgütü yerine siyasi iktidarın aygıtı olarak algılanmasına da yol açacaktır. Siyasi, iktidarın örgüt, yönetim, karar alma mekanizmalarına doğrudan müdahalesi Kızılayı tartışmalı hâle getiren siyasi, adli, parasal konularla anılmasının daha da artmasına yol açacaktır.

Sayın milletvekilleri, son günlerde yaşadığımız fon vurgunu da siyaset ve bürokrasiyle bağımsız olması gereken kuruluşların iç içe geçmesinin bir sonucu değil mi? Yirmi dört yıllık AKP iktidarında siyasetin kurumlar üzerindeki baskı ve etkilerinin yol açtığı kurumsal yozlaşmaların ağır maliyetlerinin daha nice örneklerini sayabiliriz. Köklü, insani bir yardım kuruluşu olan Kızılayı eski saygın günlerine kavuşturmak ancak siyasetin etkisinden ve ticari bir şirket gibi yönetme anlayışından arındırıp...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

JALE NUR SÜLLÜ (Devamla) - ...bağımsız, tarafsız, liyakatin esas alındığı, karar mekanizmalarında şeffaf, denetlenebilir bir yapıya kavuşturmakla mümkün. Kızılayı yeniden tüm yurttaşlarımızın güven duyduğu bir dayanışma çatısı hâline getirmek, siyasetçilerin kurumlara müdahalesini önlemek biz milletvekilinin sorumluluğu diyor, Genel Kurulu sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Teşekkür ederim Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/jale-nur-sullu-2026-11-03-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149468

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
