# Sözlü soru önergelerinin görüşülmesi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim
- **Tarih:** 2 Ekim 2007
- **Gündem:** SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-10-02-sozlu-soru-onergelerinin-gorusulmesi-hakkinda

> Kamer Genç, 2 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ HAKKINDA); konuşma 1.285 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, tabii, ben de bu Meclise en meşakkatli bir bölgeden kendi bileğimin gücüyle bağımsız olarak gelen bir milletvekiliyim. Benim geldiğim ilin çok ciddi sorunları var. Bu sorunları buraya taşımak, Türkiye’de meşruluğu savunmak, meşru zeminler içinde sorunlara çare aramak Türkiye Büyük Millet Meclisinin en müsait olduğu zemin burasıdır.

Ben, şimdi, sabahleyin Sayın Başkana telefon ettim saat 10.00’da ve dedim ki: “Sayın Başkan, bizim Tunceli’de bir tane yüksekokul var. 510 tane öğrenci burada kayıtlı, 289 tanesi bu sene kaydolmuş ve bu 289 öğrenci daha önce bir 500 kişilik bir yurt yapılmıştı, oradaki okul idaresinin birtakım keyfî davranışları nedeniyle burası boş kalınca, Milli Savunma Bakanlığı burayı almış. Okulun bir yurdu vardı. O yurt da maalesef, okul, önce demiş ki, buradaki işte o öğrencilerin kalması dolayısıyla alınan şeyler, paralar oradaki okul alıyordu, sonradan Fırat Üniversitesine demiş ki, bunları biz alacağız deyince, bu yurdu da kapatmış tamamen.”

Şimdi, 289 tane öğrenci bu sene kaydolmuş. Tüm mevcudu 510 tane öğrenci. Tunceli’de kiralanacak yapı yok, bina yok, devlet misafirhaneleri yok. Ben, bunu bir ay önce oradaki yetkililere söyledim. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürünü arıyorum, telefonlarımıza çıkmıyor. Aslında, yurtlara bu sene çok ciddi öğrenciler maalesef dışarıda kaldı. Bir bakıyorsunuz öğrencinin yurttaki yedek sırası ellinci sırada, bir bakıyorsunuz beş yüzüncü sıraya geçiyor. Şimdi, böyle keyfî bir uygulama, bu ülkenin gençlerini, bu ülkenin yeni yeni yetişen bu insanlarını, evvela bu kadar sıkıntılarla karşı karşıya bırakılır mı?

Ben şimdi soruyorum: Tunceli’de yer de yok, ne yapacak bu gençler? Kime başvuracağız? İlgili bakanları arıyoruz, kimse karşımızda yok, genel müdür yok. Arkadaşlar, karşımızda muhatap alacağımız bir kitle olsun. Bunları burada söylememize ne engel vardı?

Yani, AKP Grubundan bir tane saygıdeğer, kendisine çok saygı duyduğum bir arkadaşımız çıktı, sağlık sorunlarıyla ilgili, sanki çok acil bir şeymiş gibi, bir şeyler dile getirdi. Bakan da çıktı, AKP’nin propagandasını yaptı. Burada birbirinizin propagandasını yapmak kolay da bir halkın karşısına çıkın da göreyim sizi hele. Gelin beraber bir Kızılay’ı gezelim, gelin beraber bir halkın içine gidelim. Yahu bakmayın…

Bakın, 5 milyon yeşil kartı iptal ettiniz. 5 milyon insanları kandırdınız yeşil kart verdiniz, hemen seçim geçti iptal ettiniz. Bu milleti, siz zannediyor musunuz ki hep böyle kandırarak oy alacaksınız? (CHP ve MHP sıralarından alkışlar) Bu millet en kısa zamanda size bunun hesabını soracaktır. Soracağız, beraber soracağız.

Şimdi, 21 Ekimde bir Anayasa oylaması var. Sizler partilersiniz yahu. Ne vereceksiniz kardeşim? 367 oyla Anayasa’yı kabul ettiniz, referanduma getirdiniz. Yirmi bir gün sonra bu memlekette referandum var. Ne oy vereceksiniz? (AK Parti sıralarından “Evet vereceğiz.” sesleri) Tamam, verin. Ama ben sizden bir şey rica ediyorum, ben de sizin adayınız karşısında aday olacağım, 19 kişi bana bir imza verirse yalnız. Ama, bir verin, yani bu cesareti de gösterin. Sizden rica ediyorum. Yani, ben de aday olacağım. Anayasa’ya bir hüküm koymuşsunuz, 20 milletvekilinin imzası lazım. Ama bir söz verin, 19 tane kişi de bana imza versin.

SADULLAH ERGİN (Hatay) – 12’nci Cumhurbaşkanlığına aday olursanız veririz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Hayır hayır, şimdi şimdi. Neyse…

Şimdi, bakın, öyle bir Anayasa yapmışsınız ki, bakın, o kadar gerçeklerden uzaksınız ki… Efendim, şimdi 21 Ekimde referandum kabul edildi. Abdullah Gül şimdi Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı olmayacak mı? Cumhurbaşkanlığı adayı olan kişi, Cumhurbaşkanlığından istifa edecek mi etmeyecek mi? O, Cumhurbaşkanlığı makamını ve olanaklarını kullanarak Cumhurbaşkanlığı propagandasını yaparsa karşısındaki aday nasıl propaganda yapacak? Propaganda da eşitlik var mı? Yok. Demek ki… Bakın sayın milletvekilleri, hep böyle alelacele, olayları enine boyuna tartışmadan, geleceği görmeden, bir gün akşam yatıp da aklınıza gelen fikirlerle birtakım anayasalar, kanunlar yaparsanız, bu ülkeyi çok ciddi sıkıntılara sokarsınız, çok ciddi sıkıntılara şey edersiniz.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik) – Gündeme gel, gündeme…

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, işte, gündeme geliyoruz.

Bakın, Danışma Kurulu kararı, Meclisin çalışmasıyla ilgili bir karardır. Meclisin çalışması da her yönüyle konuşulur. Yani, ben anlamıyorum.

Bakın, ben geçen gün burada çıktım, konuştum. Bülent Arınç çıktı, Bakın, o da Danışma Kurulu kararı üzerinde konuşuyordu dedi ki: “Efendim, biz, Kamer Genç’in memleketine, getirdik, orada bir dernek kurulmuştu, derneğe, ben, Meclisin bütçesinden 120 milyar para verdim.” Bu 120 milyar para verdiği adam kim biliyor musunuz? Bir dernek başkanıydı, bu seçimde de geldi, benim karşımda bağımsız milletvekili adayı oldu. Şimdi, siz, babanızın parası mıdır Meclisin parasını getirip de bir derneğe veriyorsunuz, ondan sonra da çıkıp burada övünüyorsunuz. Böyle bir şey olur mu? Şimdi, efendim, bir rehabilitasyon merkezini kurma yönünde bir dernek teşekkül etmiş, ondan sonra da tabii biz…

Yani, o kadar şanslı bir partisiniz ki, basın susuyor kardeşim. Soru önergelerimizi veriyoruz, soru önergelerimize yer vermiyorlar. Ondan sonra, yani, kapalı bir kutu… Bugün, herkesi susturmuşsunuz. Bakın, Sizin eski bakanınız diyor ki: “İki buçuk aydır, seçim yapılmış, yahu, memlekete ölü toprağı serilmiş.” Bu memlekette devlet var mıdır, hükûmet var mıdır, hangi bakanlar? Bir, eski bakanları şey etmişsiniz, bunlar artık hantallaşmış. Bunların artık Türkiye kamuoyuna, Türk halkına bir dinamizm verecek hâlleri yok. Bari, hiç olmazsa yeni yeni bakanlar atasaydınız, şimdi yeni gelen arkadaşlarımızdan şevk sahibi, çalışacak, bu memleketin sorunlarına çözüm getirecek yeni yeni arkadaşlar atansaydı, hiç olmazsa hükûmette bir hareketlilik olması lazım. Ee, eski Hükûmet oturmuş, kanı donmuş bir hâlleri var, hiçbir şey yaptıkları yok, hiçbir şeyden de… Yaptıkları var mı? Yani, Meclisi de getirmişsiniz, bakın iki buçuk aya yakındır, Meclis seçim yapmış… Yahu bundan önce yeni gelen milletvekilleri halka hizmet etme konusunda, hele seçimin ilk yıllarında birbirleriyle yarış ediyorlardı, çalışıyorlardı, halkın içinde, halkın dertlerini getiriyorlardı buraya. Siz, şimdi hükûmetiniz istiyor ki Parlamentoyu çalıştırmasın. Ee hükûmetiz, biz her şeyi hallederiz, kimse bizim rahatımızı bozmasın… Ee ne kadar sürecek bu? Bu, bakın çarşıya giderseniz, sokağa çıkarsanız, inanınız ki insanlar açlık, sefalet içinde, çok büyük sıkıntılar var. Her gün bu üniversiteden gelen çocuklar var, diyorlar ki: “Biz okuyamıyoruz, bize burs bulun.” Bu memleketin hükûmetinin elinde çok büyük imkânlar var, bu imkânları kullanmak lazım, bunları kullanırken de yerli yerinde kullanmak lazım.

Şimdi ihaleler veriliyor, efendim, Hükûmet üyelerinin damatları büyük şirketlerin genel müdürleri. Bu genel müdürler gidiyor devlette en büyük ihaleleri alıyor. Peki, bu ihalelerin muhammen bedelleri nasıl tespit ediliyor? Yani bu ihalelerin muhammen bedeli 100 liraysa 1.000 lira tespit edilmediği ne malum? Ee gidelim bunları araştıralım. Ben geçen gün dedim ki: “Bakanların çocukları ticaretle uğraşmasın.” Ee çalışmasın da aç mı kalsın? Niye aç kalsın kardeşim. Bakanlar zaten…O, devlette iş yapmasın, gitsin başka işler yapsın. Yani, şimdi, bu devletten iş alan bu Hükûmet üyelerinin çocukları ve damatları, bunların denetimi yapılıyor mu, yapılmıyor mu? Yani bir Samsun’dan Ceyhan boru hattı 1,5 milyar dolara ihale edildi. Bu hakikaten 1,5 milyar dolar mı yoksa 500 milyon dolar mı? Ee gelin, Meclis olarak bunu araştıralım. Yahu arkadaşlar, bu memleketin o bir kuruşunda yetimin de hakkı var. Ee ondan sonra bunları incelemiyoruz. Bakın devlette denetimi kaldırdınız. Şimdi ne yapacak? Bakan, emrindeki müsteşara, genel müdüre talimat verecek, şu işi yapacaksın… Usulüne göre yapıp yapmadığı belli değil. Ondan sonra da denetimi kaldırınca, bu kişi nasıl gidecek onu denetleyecek, kim onu şikâyet edecek?

Yani, bakın sayın milletvekilleri, Türkiye çok ciddi dış borca girmiş, işte daha 8’inci ayda dış ticaret açığı 40 milyar dolar. Peki, nasıl bunu karşılayacağız? Şimdi, bakın Parlamento olarak, siz AKP Grubu olarak geldiniz, bakın çok radikal birtakım tedbirler alın. Yahu bu memlekette bir seçim, bunun bir usulü vardır. Seçimle gelen iktidar, hele 341 kişiyseniz, Anayasa’yı manayasayı bir tarafa bırakın, bu memleketin geleceğine yönelik ciddi tedbirler alın, vergi reformunu yapın. Getirdiniz, kurumlar vergisini yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirdiniz. Ee, Telekom’u satmışsınız yabancıya, adamın bir senedeki kârı 1 milyar dolar. Bankaları özelleştirmişsiniz, bankaların kârı 5 katrilyon lira, yani vergi kaybı. Niye asgari ücretten vergiyi kaldırmıyorsunuz da büyük sermaye gruplarına vergi muafiyetini getiriyorsunuz? Bakın, ben, şimdi, bir kanun teklifi verdim, bu sıcak paradan aldığınız vergi binde 1, ben bunu binde 5’e çıkaralım diyorum, inşallah kabul edersiniz. Daha, buna bağlı olarak da, birtakım çalışmalarımız var.

Şimdi, sevgili arkadaşlarım, hepimiz bu memleketin insanlarıyız, bu memleketin vatandaşına namuslu, şerefli, haysiyetli hizmet etmek hepimizin namus ve şeref borcudur. Bu memleketin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Sözlü soru önergelerinin görüşülmesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 2 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-10-02-sozlu-soru-onergelerinin-gorusulmesi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
