# Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 27 Aralık 2007
- **Gündem:** TANIK KORUMA KANUNU TASARISI (S.S.34)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-12-27-tanik-koruma-kanunu-tasarisi-s-s-34-2

> Kamer Genç, 27 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TANIK KORUMA KANUNU TASARISI (S.S.34)); konuşma 528 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Konuşacağım.

BAŞKAN – Buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında tabii çok önemli, temel hak ve özgürlüklerle ilgili bir kanun görüşüyoruz. Ben dün İstanbul’da bir televizyon programına katılmam dolayısıyla bu kanunun müzakerelerine pek katılmadım. Birkaç tane önergem de vardı, onlarda da konuşma imkânını bulamadım.

Aslında, bir Tunceli milletvekili olarak bu pişmanlık yasasının ve özellikle bu surette beyan… İnsanlar aleyhine, o kişilerle ilgili ifade veren insanların, zaman zaman ne kadar masum insanları zan altında bıraktıkları ve belli bir aşamadan sonra, aleyhine ifade verdikleri kişilerden yüklü miktarda para almak, talepte bulunmak suretiyle ifadelerini, yani, bir kısım ifadelerini değiştirmek için de para istediklerini, birçok olayı bilen bir insanım.

Şimdi, bu tanık koruma kanunuyla acaba insanlara iyilik mi ediyoruz, kötülük mü yapıyoruz, o da çok müphem bir konu. Yani, Türkiye’de hakikaten gerçekleri ortaya koymak için, sağduyunun hâkim olacağı, doğruların söyleneceği bir sistem oluşturulmasını isteyen bir insanım, ama öyle bir olgu var ki Türkiye’de, işte, adamın hoşuna gitmedi mi gidiyor iftira atıyor. Bu iftira sonucunda o masum insanların da büyük ceza görme durumu ortaya çıkıyor. Bu, bir memlekette temel hak ve özgürlüklere, bana göre, vurulabilecek en büyük darbedir. Bu enine boyuna tabii, tartışılmadı. Bence, bu kanunu hemen de yürürlüğe de koymamak gerekir, bana göre, belli bir süre beklemek lazım.

Ben, tabii altı ay yerine dört ay istedim. Sebebi de şu: Mademki bu kadar insan… Temel hak ve özgürlüklerle ilgili bir kanun yapıyoruz. Hükûmetin zaten bu konuda yeterli hazırlığı yapması lazım. Bu kanun uygulamaya girerken bununla ilgili yönetmeliklerin de uzun zaman gecikmeden çıkarılması lazım. Ama, tabii Hükûmet ve özellikle Komisyonumuz öyle bir sistem geliştirdi ki, yeni bir Meclis seçilmiş, yeni bir Parlamento gelmiş, “Efendim, ben daha önceki komisyonun aldığı kararı uygularım, ondan sonra da Parlamentoda yasama tasarrufuna riayet ederim. Efendim, yanlışlıklar varsa Parlamentoda düzelsin.” diyor. Bilmiyorum burada kaç tane yanlışlık düzeltildi, ben yok olduğum için…

Bunların hepsi bu ülkeye, bana göre, yapılacak önemli zararlardır. Yani, kelimeleri ifade ederken de birilerini de, tabii acıtmak da istemiyorum. Ama, yani zamanında böyle temel hak ve özgürlükleri çok yakından ilgilendiren konularda kanun çıkarırken bence Parlamento üyelerinin çok hassas olması lazım. Bu hassasiyeti nasıl göstereceksiniz? Bu hassasiyeti, kendi kafanızda belirli kanunları uygulayacaksınız… Mesela, şimdi birisi beğenmediği birisine iftira atabilir. Sonra, yani, işte, geçen gün birisi bana telefon ediyor, diyor ki: “Efendim, beni güya koruyacaklar diye atmışlar, kaç gündür içerideyim. Kimse benim hâl hatırımı sormuyor.” Yani bu tanık koruma kanununun uygulamasının kime ne getireceği, ne götüreceği de çok açık ve belli değildir. Uygulayıcılara bağlıdır. Uygulayıcılar da eğer hakikaten masum insanlar aleyhine tanıklık yapan insanların tanıklık yapması hâlinde o masum insanların cezalandırılmasına sebep verirse onun günahı kimin olur? İşte bu kanunu çıkaranların olur. Bence bu konular çok enine boyuna tartışılmadı, böyle bir kanun çıkarıldı. Birilerinin, işte, telkiniyle böyle kanunlar çıkarıyoruz ama bu kanunların memlekete çok fayda getirdiğine de inanmıyorum. Özellikle Yargıtay 9. Dairesi bu terör olayları nedeniyle hakikaten çok ağır kararlar vermektedir o yardım, yataklıktan dolayı. Yani, o kadar masum insanlar mahkûm oldu ki… Yolda gidiyor, yolda önünü kesiyor, arabasının aküsünü alıyor dağdaki terörist -almış adam, aküyü aldığı kesin, gidiyor kendisi de haber veriyor- ama buna rağmen, işte, orada, yardım ve yataklıktan üç sene dokuz ay hapis cezası veriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-12-27-tanik-koruma-kanunu-tasarisi-s-s-34-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
