# Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 27 Aralık 2007
- **Gündem:** TANIK KORUMA KANUNU TASARISI (S.S.34)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-12-27-tanik-koruma-kanunu-tasarisi-s-s-34-3

> Kamer Genç, 27 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TANIK KORUMA KANUNU TASARISI (S.S.34)); konuşma 552 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Aleyhte.

BAŞKAN – Buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tanık Koruma Kanunu Tasarısı’nın son oylaması yapılmadan önce, bu kanuna karşı oy kullanacağım için oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum.

Biraz önce de belirttiğim üzere, bu kanun temel hak ve özgürlükleri çok yakından ilgilendiren ve birçok masum insanın mahkûmiyetini yalan ve yalan beyanlarla, yalan şahitliklerle sağlayabilecek bir kanun olduğu için ve çok da iyi incelenmeden burada geçtiği için ben bu kanuna karşıyım.

Bir defa, bu “Tanık koruma tedbiri alınması gereken suçlar” konusu çok muğlak. Yani burada bence, hangi suçların tanık koruma kapsamı içine alındığının bu maddede ayrı ayrı belirtilmesi gerekirdi. İki fıkradan biri, (b) fıkrasında: “Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar.”

Şimdi, mesela bireysel suçlar da var, yani örgütsel kullanmadığı… Mesela birisi kara parayı aklıyor, ama… Kara parayı aklıyor, eroin, afyon kaçakçılığı, kaçakçılık yapıyor. Bunlar da… İcabında örgütsel olarak, örgüt içinde yapılmayan, ama ülkeye çok büyük zarar veren suçlar da var. Bunlar niye bunların kapsamı içine alınmadı?

Yani, Türkiye'de kanunları çok muğlak yazdığınız takdirde uygulayıcılar bu konuda çok büyük sıkıntı çekiyorlar. Özellikle yargı yerlerinde de bu kanunlar, çok değişik değişik kararlar çıkarıyorlar. İşte, bir bakıyorsunuz, bir dairede başka bir karar çıkıyor, aynı suçla ilgili olarak başka bir dairede başka bir karar çıkıyor; birisi beraat ediyor, ötekisi ceza alıyor. Bu nedendir? Kanunların çok sağlıklı bir şekilde, çıkışı sırasında incelenmemesindendir, sağlıklı gerekçelerinin olmamasındandır, sağlıklı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde müzakere edilmemesinden kaynaklanmaktadır.

Dolayısıyla, tabii AKP Hükûmetinin ve İktidarının bir hastalığı var: Kanunlar buraya gelince hemen bunların müzakeresini istemiyorlar, temel kanun kapsamına alıyorlar. Hâlbuki bu kanunun temel kanunla ilgisi yok sevgili milletvekilleri. Yani, burada insanların hak ve özgürlükleriyle çok yakından ilgisi olan bir kanunun, siz otuz maddesini bir madde hâlinde görüşür ve onların üzerinde tartışma açmazsanız orada, bu memlekete sağlıklı bir hizmet etmiş olmazsınız. Yani, insanın hayatıyla, geleceğiyle, özgürlüğüyle, istikbaliyle en yakın olan bir kanunu getiriyorsunuz, ama bu kanunun ne olduğunu burada tartışmıyorsunuz. Bu, bana göre, bu memlekete faydadan ziyade zarar getiren bir taktiktir. O, işte, iki bölüm hâlinde yaptığınız bu temel kanunun, onun da kişisel sözlerini de kapatıyorsunuz, ondan sonra da -yani, işte, benim bu kanunun burada müzakeresine katılmamamın tek nedenlerinden birisi de bu- bakıyoruz, orada oturuyoruz, söz sırası gelmiyor, bir şey de gelmiyor, dolayısıyla burada oturmanın da bir anlamı yok. Onun için, bundan sonra, bunun başka bir taktiğini bulacağız, sizin taktiklerinize karşı taktik geliştireceğiz, sizin bu taktiklerinizi bozmaya çalışacağız.

Ben, inşallah, diliyorum ki bu kanunu çıkaranlar bu kanunla getirilen tuzaklara kendileri düşmezler. Yani, düşerseniz, o zaman “Kendi düşen ağlamaz.” diyorlar ve birisi de çıkıp da, yani sizin işlemediğiniz bir suçtan dolayı sizin aleyhinize bir ifade verir… Çünkü, o kadar bir sistem getirilmiş ki yani, tanıklık yapan adamın, kişinin mahkeme huzurunda ifadesi alınmayacak. Şimdi, mahkeme huzurunda ifade alınırken o kişinin mesela fiziki yapısına bakarsınız, bilmem, duruşuna bakarsınız, ciddi mi o ifade… Yani, bir insanın fizik yapısını, karşı taraf bunu kontrol ettiği zaman, hakikaten doğru mu ifade veriyor, yanlış mı ifade veriyor, iftira mı atıyor, bunu ifade sırasında anlayabilirsiniz. İki tarafı karşı karşıya, avukatlar veyahut da suçluyu karşı karşıya oturtacaksınız, onlar birbirine… Yani, orada bir cümleyi sarf edecek, o cümlenin karşıtını, insanlar, karşı taraf, yani aleyhine ifade verilen kişiye…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Tanık koruma kanunu tasarısı (s.s.34)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-12-27-tanik-koruma-kanunu-tasarisi-s-s-34-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
