# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-2

> Kamer Genç (Bağımsız), 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 574 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergede değiştirilmesini istediğim maddeyi biliyorsunuz. Millî müdafaa mükellefiyetine tabi tutulanların, bu konuda kendilerinden istenen mükellefiyetleri, özellikle vasıtaları vermemesi hâlinde, bunlara, işte, yirmi günden az olmamak üzere adli para cezası… Ben “yüz” diyorum ama aslında “yüz” de az tabii.

Değerli milletvekilleri, tabii ki askerlik mükellefiyeti, bir insanın en önemli mükellefiyetlerinden birisidir. Bunun hakkıyla herkes tarafından yapılması… Hatta bunun cezayla da, yani böyle para cezasıyla değil de çok daha ağır cezalarla önlenmesi gerekir. Ama sizin hükûmetiniz, idare tarzınız hakikaten sıkıntı yaratan bir tarz.

Ben bunu daha önce de düşünmüştüm ama şimdi konuşmak istiyorum. Sayın Meclis Başkanı, dün müydü, evvelsi gün müydü, bir konuşma yaptı. Mesela, şimdi, bu DTP Genel Başkanı askerliğini yapmadığından dolayı –yurt dışına gitmişti- hakkında bir soruşturma açıldı. Hemen gelir gelmez uçaktan alınması, getirilip içeriye atılmasını ben tasvip etmedim bir vatandaş olarak. Bakın, Necmettin Erbakan sizin eski genel başkanınız. Bu mahkûm oldu. Bunun hapse girmemesi için, getirdiniz, özel kanun çıkardınız. Yani, bilmiyorum, yetmiş veya yetmiş beş yaşını bitiren kişiler suç işlerse evinde cezayı çekecek. Şimdi, o arkadaşımız da bir parti genel başkanıdır. Zaten kaçma imkânı olsa gelmez yurt dışından. Ama şimdi o görüntüler Türkiye için iyi görüntüler değildir. O görüntüleri yaratmamak da size düşer, yani sizin iktidarınıza düşer. Efendim mahkeme karar vermiş olabilir ama hesabınıza geldiği zaman mahkemenin tebligatlarını… Maalesef, en meşhur insanlar bulunmuyor diye tebligat da yapmak istemiyorsunuz.

Bizim istediğimiz, değerli milletvekilleri, bu ülke bizim, birileri birtakım sudan bahanelerle bu ülkemizin görüntüsünü zayıflatmaya çalışıyorlar. Bunları doğru yola koymak da bunlara karşı sağlıklı mücadele vermek de bizim aklıselimle yapacağımız mücadeleyle mümkün olur. Ne olur yani o arkadaşı uçaktan almasaydınız da sonra… Hatta tutuksuz yargılansa. Yani, kaçarsa da o kendi sütüne kalmış bir şey. Ama Türkiye Cumhuriyeti devletini de… İşte, birtakım insanlara da söz hakkını bırakmazdınız. Ben, o olayı, hakikaten, ilk günden beri hoş karşılamamıştım, ama bu vesileyle de bunu belirtmek de istiyorum.

Onun için, bu millî müdafaayla da ilgili, zaten, biliyorsunuz, bu konularda, bence doktorları bu konuda ciddiye almak lazım. Yani, askerden muaf olması gerekmediği hâlde “Askerden muaftır.” diye bence rapor veren doktorların doktorluklarını iptal edelim. Yani, bir ülkenin en ciddi konusu olan, en temel görevi olan görevini yapmaktan para karşılığı veya çeşitli dostluk karşılığı insanlara haksız rapor veren kişilere… Onları icabında doktorluktan şey edelim. Mesela, işte, Tayyip Erdoğan’ın oğlunun, hâlâ, ben soruyorum: Hastalığı nedir? Bize söylesin arkadaşlar. Yani herkesin… Şimdi, gittiniz, efendim, sen sahte rapor aldın, gitmedin askere… Onu da çıksın burada bize desinler ki: “Şu falan hastalıkta…” Hatta, ikinci defa da bir muayeneye göndersinler. Ben, o zaman da burada Millî Savunma Bakanına söyledim, söylemediler. Yani, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Anayasa’sının 10’uncu maddesinde yazılı eşitlik ilkesine Başbakan da olsa riayet etmesi lazım, Cumhurbaşkanı da olsa lazım, herkesin bunlara uyması lazım. Uymayınca, siz, birtakım insanlar hakkında uygularsanız olmaz. Onun için, bu, yani gülünç rakamları getirip de gülünç cezaları getirerek bu memleketin en temel görevlerini, hayati görevlerini getirmeyen insanları gülünç cezalarla cezalandıracağınıza hiç cezalandırmasanız daha iyi yani. Ne olacak, yani yirmi gün hapis cezasının karşılığı -Bakanlık, idare biliyor- kaç liradır, ben bilmiyorum. Yani, bir günlük hapis cezasının Türk lirası olarak karşılığının kaç lira olduğunu bilmiyorum, ama herhâlde olsa olsa bir 500-600 liradır, o da… Yani böyle bir cezanın da, işte biraz önce arkadaşımız da dedi, en kıymetli, mesela trilyonlarca değer ifade eden aracını vermiyor adam. Ona siz yirmi günlük para cezasını vermişsiniz hiçbir şey değil. Yani, bu kanunları ya ciddi getirin yahut da böyle gayriciddi kanunları getirip de Meclisin zamanını almayın.

Önergem budur. Kabul ederseniz…

Saygılar sunarım efendim.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
