# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-4

> Kamer Genç, 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 593 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; basın çalışanlarıyla ilgili olarak getirilen bu hükümde, 153’üncü maddede “6 ncı maddenin ikinci fıkrasında bahsi geçen tazminatı gazeteciye ödemeyen işverene ikibinbeşyüz…“ denmiş, ben “15 bin” diyorum, 15 bin de az. “18 inci maddede yazılı ölüm tazminatını hak sahiplerine ödemeyen işverene ikibinbeşyüz…” bunun 15 bine çıkarılması gerektiği şeklinde bir önerge verdim.

Değerli milletvekilleri, basın dünyada sağlıklı işlediği zaman bir ülke yönetiminde, bir ülkenin gerçeklerinin dile getirilmesinde, halkın eğitilmesinde en büyük, en etkili araçtır. Ama maalesef Türkiye’de ve birçok yerlerde tabii -ama demokrasisi yarım kalmış, Türkiye’de de böyle- basında çalışanlar maalesef bir köle gibi kullanılmaya çalışılmakta, basın çalışanlarına hakları verilmemekte, birtakım basının köşe yazarları, patronların özellikle idareyle ihale işlerinin hâlli konusunda aracılık yapmakta, basının çalışanlarının bazıları cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarla çok yakın, içli dışlı ilişkiler kurmakta. Bir kısmı bu ilişkileri nedeniyle safahat içinde yaşarken, ötekiler ekmek bulmakta, iş bulmakta büyük bir sıkıntı çekmekte, hatta basın patronlarının istekleri doğrultusunda hizmet yapmadıkları zaman da her zaman için kapının önüne konulmaktadır.

Bence bu Parlamento, eğer Türkiye’ye sağlıklı bir yönetimin gelmesini istiyorsa, başta ciddi bir basın kanunu getirip bunu düzenlemek ve basın çalışanlarının haklarını garanti altına almak zorundadır.

Şimdi, Türkiye’yi görüyoruz. İşte, Abdullah Gül bir kısım köşe yazarlarını alıyor uçağına, uçakta her birisine bir yer veriyor. Tayyip Erdoğan bir kısım çalışanları alıyor, kendi uçaklarında yer veriyor ve bunlarla özel birtakım ilişkiler de kurduğu için, bunlar, bu özel köşe yazarları, belli basın kuruluşlarının da önde gelen insanları tabii devletin uçaklarında böyle imtiyazlı yerlere gelince de, tabii bunların koltukları şişiyor ve Hükûmetle ilgili en ufak tenkitleri yapmıyorlar.

Şimdi, Abdullah Gül Amerika’ya gitti. Daha bundan önce 5 Kasımda Tayyip Erdoğan gitti. Ne oldu da yeniden bu Abdullah gitti oraya ben anlamadım.

FEVZİ ŞANVERDİ (Hatay) – Cumhurbaşkanı…

KAMER GENÇ (Devamla) – Gitmiş orada nasıl beyanat veriyor: “Efendim, Irak eğer petrol kanununu çıkarırsa, biz Irak’a yardım edeceğiz.” diyor.

Irak’ın çıkarmadığı petrol kanunu ne biliyor musunuz sayın milletvekilleri? Saddam zamanında uluslararası tekellerin, petrol tekellerinin ellerinden alınan hakların iadesini istiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan kişi gidip de Irak’taki Irak petrolleriyle niye ilgileniyor? Yani, orada gidip de ille “Irak’taki ulusal parlamento petrol kanunu çıkarırsa biz buna yardımcı olacağız.” diyor. Bunu kendisine sormak lazım. Yani neden orada gidip de -bunlar tabii Türkiye’de söylenmiyor- orada televizyonlarda şey edince…

Şimdi, Amerika’ya, ben korkuyorum ki, Tayyip Erdoğan “Daha fazla mı ben Bush’un gözüne gireceğim”, Abdullah Gül diyor ki: “Ben mi fazla gireyim.” diye böyle tavizler verme peşinde koşuyorlarsa, bu, Türkiye için çok büyük bir sıkıntı yaratır. Bir devletin bir tane yöneticisi ve bir tane temsilcisi olur. Bunlar peş peşe niye gidiyorlar? İlle niye gidip de bunlarla gizli konuşmalar yapıyorlar, ben hayret ediyorum. Bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatine uygun olan bir davranış değil.

Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti…

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) – Türkiye Cumhuriyeti devleti artık uyumuyor!

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, siz onları kendinize saklayın. Ben bunların hepsini gayet iyi biliyorum.

Burada bunlar peş peşe gidip de Amerika’nın yöneticilerinin karşısında böyle… Bir de yanlarına Türkiye Cumhuriyeti devletinin temsilcilerini almıyorlar, hariciyecisini almıyorlar.

Şimdi, Tayyip Erdoğan Dışişleri Bakanını getiriyor.

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) – Türkiye artık uyumuyor!

KAMER GENÇ (Devamla) - Onunla gizli konuşuyor. Ne konuşuyorsunuz gizli kardeşim? Gizli konuştuğunuz ne? Neyi saklıyorsunuz, onu bir bilelim. Ondan sonra da YÖK Başkanıyla konuşunca, YÖK Başkanlarına diyorlar ki: “Aman ha dışarıda sakın bir şey söyleme, ipimizi çekerler.” Bunlar şimdi…

Bakın, sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti devleti açık bir devlettir. Herkesin her şeyi bilmesi lazım. Bazı gazetelerin köşe yazarlarını alacaksınız, benim verdiğim vergilerle getireceksiniz orada yedirip içireceksiniz, onlar sizinle ilgili…

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) – Gazetecileri itham etme. Gazetecileri hırsızlıkla itham ediyorsun, bu ayıptır!

KAMER GENÇ (Devamla) – Sen kendi düşünceni bana havale etme.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
