# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 10 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-10-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Kamer Genç (Bağımsız), 10 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 741 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 63’üncü maddesiyle ilgili olarak verilen önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Dün de söylediğim gibi, bugün polisimizin kuruluşunun 163’üncü yıl dönümüdür. Polis teşkilatına kutlu ve uğurlu olmasını diliyorum. Polislerimizin ekonomik güçlerinin iyileştirilmesi konusunda Hükûmeti de her zaman uyarıyoruz.

Ayrıca polislerimizin, halkın da kendilerinin bir kardeşi olduğunu, onlara karşı çok merhametli davranması, onlara karşı kötü davranmaması gerektiğini de hatırlatmak da istiyorum. İçlerinde bazı art niyetli insanlar da olabilir. Hâlbuki polis teşkilatı çok saygıdeğer, insanların malını ve canını koruyan bir kurumdur. Bu kurumu hepimizin gözbebeğimiz kadar korumamız lazımdır. Ancak, vatandaşlarımız da bu insanlar görevlerini yaparken bir sorumluluk duygusu içinde hareket ederek, onların da insan olduğunu, onlara taş sopalarla saldırmaması gerektiğini de belirtmek istiyorum.

Ayrıca, sayın milletvekilleri, bugün 10 Nisan 1928 yılında kurulan laiklik ilkesinin 80’inci yıl dönümüdür. Seksen yıl önce bugün Anayasa’mızın 2’nci maddesindeki “Devletin dini İslam’dır.” ifadesi çıkarıldı, seksen yıl önce bugün Anayasa’mızın 26’ncı maddesindeki Meclisin sorumluluğu içinde yer alan şeriat kurallarının yürütülmesi görevi kaldırıldı. Seksen yıldan bu yana cumhuriyetimiz, laik Türkiye Cumhuriyeti olarak dünya ülkeleri arasındaki saygın yerini aldı. 1,5 milyarlık İslam dünyasında tektir. Bu yüzden çıkarlarını tehlikede gören dış güçler ve içimizdekilerin ilk hedefleri hep laiklik olmuştur ve olmaktadır. Laiklik, soluk aldığımız tek düzendir. Bütün varlığımızla koruyacağımıza namusumuz ve şerefimiz üzerine zaten parlamenterler olarak yemin ettik değerli milletvekilleri.

Sayın milletvekilleri, aslında tabii milletvekilleriyle ilgili bir düzenleme de burada yer aldığı için bu çok tenkitlere maruz kaldı. Hatta, hatırlarsanız, bunun Plan ve Bütçe Komisyonunda müzakeresi sırasında gazeteler başlık attı: İşte “Ordu vatan derdinde, Köşk türban derdinde, milletvekilleri de maaş derdinde.” diye bir başlık attı. Bence, tabii bu milletvekilleriyle ilgili düzenlemeler buralarda dile geldiği zaman hep basın tarafından milletvekilliği müessesesi yıpratılmak isteniyor. Ben şu düşüncedeyim: Milletvekillerine de ayrıcalık tanınmasını gerektirecek bir durum olmaması lazım. Anayasa’mızın 10’uncu maddesindeki hüküm bunu açıkça belirtmektedir. Ancak, bu maddenin burada yer almasına gerek yok. Biliyorsunuz, 86’ncı maddede düzenleme yapılırken “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.” Anayasa’nın 86’ncı maddesinde zaten bu hüküm var. Buraya bir istisna koymak bence gereksiz. Konulduğu zaman da, işte hep parlamenterin, milletvekilinin itibarı sarsılıyor. Bence Hükûmet bu konuda… Hükûmetin de değil, Meclis bir düzenleme yapmak istiyorsa, Anayasa’nın 86’ncı maddesine uygun olarak bir düzenleme yapıp getirmesi lazım.

Şimdi burada Emekli Sandığını kaldırdınız. Peki, Emekli Sandığını kaldırdığınıza göre Sosyal Güvenlik Kurumu geldi yerine. Anayasa’da “Emekli Sandığı” diyor. Ne olacak bunun hâli? Açıkta kalacak. Yani bu Anayasa’ya göre biraz bunların da düşünülmesi lazım.

Değerli milletvekilleri, dün bir önergem üzerinde konuşurken Sayın Bakan “İşte daldan dala atlıyorsunuz…” Tabii ki daldan dala atlamak zorundayız. Burada beş dakika konuşacağız. O da, işte bilmem iki günde bir, bir günde bir, bir şey edeceğiz.

Bu kanunun özü, yani bu “kara gedik” dediğimiz harcamalardan kaynaklanıyor. Harcamalardan kaynaklanmasının nedeni de, iktidar edenlerin bu kendi yandaşlarına yapılan harcamaları ciddi kontrol etmemesinden kaynaklanıyor. Dün de burada vurguladım, mesela ameliyatlarda kullanılan malzemelerin çoğu yerli malzeme olduğu hâlde, bunlar yabancı malzeme diye bire 10 misli fazla fiyatla alınıyor. Ayrıca da bu faturaları inceleyen kişilerin, yani ödemeyi yapan ve faturaları inceleyen kişilerin doktor olması lazım veyahut da doktorluktan anlaması lazım. Şimdi, önce teşhisi koyacak, yani hangi teşhisin hangi çeşit tedaviyi gerektirdiğini keşfetmesi lazım veya bilmesi lazım. Ama maalesef, gerek bu iktidar zamanında gerek daha önceki birtakım iktidarlar zamanında burada katrilyonlar seviyesinde ödemeler yapıldı, bunlar ciddi kontrol edilmedi. Eğer kara delikleri tıkamak istiyorsanız, ödemeleri özellikle sıkı denetim altına almamız lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ödemeleri sıkı denetim altına almadan bu iş olmuyor.

Türkiye’de herkesin kendisine uygun olarak, devletin herhangi bir kademesinde yer alan kişilerin tasarrufa riayet etmesi lazım. İşte, Abdullah Gül, daha Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez, 20 trilyon lira Çankaya Köşkü’ne inşaat yapma ödeneği aldı, ondan sonra da 11 trilyon liraya mobilya alıyor. Öte tarafta, Tayyip Erdoğan, her gün parti kongrelerini gezmek üzere devletin uçaklarını kullanıyor. Böyle bir devlet anlayışı, böyle bir yönetim anlayışı olmaz; bu, İslam’a da sığmaz, adalete de sığmaz, vicdana da sığmaz. Yani diyoruz ki, bu tip işlemler devletin her kademesinde var.

Devlette o kadar büyük araba saltanatı var ki, AKP iktidara gelince resmî araba plakasını kaldırdı. Sokaklardaki arabaların yüzde 90’ı devletin arabası ama resmî plaka yok ve birtakım bürokratlar, birtakım AKP’nin ileri gelenleri maalesef bunları kendi aile işlerinde, özel işlerinde çalıştırıyorlar. Ama tabii, bu özel araba mıdır, devletin arabası mıdır bilinmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – Önergemin kabulünü istiyorum, saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-10-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
