# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 17 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-17-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Kamer Genç (Bağımsız), 17 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 594 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı yasanın bitiminden önce, 89’uncu maddeye göre tekriri müzakereyi Komisyon veya Hükûmet getirdi, bunun üzerine müzakere açtık. Tabii, bu yeniden bir görüşme olduğuna göre 11’inci maddeyi okumadınız, okutmadınız. Bence tabii, hep böyle, burada, çok usul hataları yapılıyor. Bu usul hatalarının yapılmaması lazım.

Biraz önce bir önerge verildi, hepimizin de katıldığı bir önergeydi. Bir önerge üzerinde 1 arkadaşımız şahsı adına, 4 kişi de grupları adına konuştu. Hâlbuki böyle, mademki her grup konuşmak istiyorsa ayrı ayrı önerge vereceklerdi, bunlar birleştirilecekti. Ondan sonra, bir önerge üzerinde 4 kişiyi konuşturmak bence hatalı yani burada usul meselelerine, İç Tüzük’e riayet etmek lazım. İç Tüzük’ü her günkü hava içinde uygularsak hakikaten sıkıntı yaratılabilir. Bizim istediğimiz, burası bir Parlamentodur, Parlamentonun bağlı olduğu kurallar vardır, bu kuralları bence hiç tavizsiz ve objektif olarak uygulamak gerekir.

Tabii, 119 sıra sayılı kanunun bu maddesi galiba yaş haddini belirten ve altmış beş yaşı getiren bir kanundur. Türkiye gerçeklerine aykırı bir kanun bana göre. İşte, daha önce de dedim, bu Kanun’da söz alma imkânımız da olmadığı için enine boyuna tartışma yapmadık. Dedim, gidelim, şu mezarlıkları gezelim. Şu mezarlıklarda Türkiye’de insanlar hangi yaşta ölüyor yani oraları gezdiğiniz zaman altmış beş yaşını geçen çok az kişi var, onlar da nüfusun çok az bir kesimini teşkil ediyor.

Dolayısıyla, emeklilik, bir insanın hayatta iken, dinamik bir yaşta iken yaptığı çalışma, yaptığı üretim, topluma ve vatana verdiği hizmetin karşılığını, belli bir yaşı geçtikten sonra, o yaşı insanların hiç olmazsa çalışma imkânlarını kaybettiği takdirde veya belli bir dinamizmi kaybettikten sonra, işte, topluma verdiği o değerlerin belli bir rantını, hayatını iyi koşullarda geçirmesini sağlayacak bir olanaktır. Şimdi, tabii, Türkiye’deki sağlık hizmetleri belki iyileşti veya teknoloji iyileşti, altmış beş yaşını geçen çok insan -gerçi olmaz ama, yine de kısmi bir artış- olabilir, yüzde 1, yüzde 2 veya yüzde 5 oranında. Ama yine de bu yaş haddi çok büyük bir yaş haddi. Bunu Türkiye’de uygulamak bence mümkün değil. Gerçi 2036’dan sonra bu yaş haddi uygulaması yapılacak, ama bence bu Meclisin, hele hele bu Hükûmetin… Daha yarını görmeyen bir Hükûmet, önünü görmeyen bir Hükûmet. Yani, bırakın da otuz altı sene sonra da, o otuz altı seneden sonra veyahut da önümüzdeki seçimde gelen insanlar bunları düzenlesinler. Yani, böyle çok büyük bir iddiayla ortaya çıkarsanız, işte, maalesef, hep, sanki böyle şiddetle akan bir sele kapılmış gibi kafalar sağa sola çarpar, ondan sonra kafada bir parça kalmaz. İşte, bu duruma düşmemek lazım. Türkiye’nin koşullarını… Bundan sonra gelecek Parlamentolarda belki daha enine boyuna bu konular tartışılabilir.

Şu kanun, ben inanıyorum ki, şu Parlamentoda Komisyon da dâhil, Hükûmet de dâhil, parlamenterlerin yüzde 99’u dâhil, hatta ben de dâhil, bu kanunun hangi maddesiyle ne getirildi, çok iyice anlaşılmıyor. Çünkü evvela 5510 sayılı Kanun’un şu maddesi diyor, o maddeyi getirip koyacaksınız. O maddenin daha önce değiştirilen maddelerini getirip koyacaksınız, sistemi tam benimseyeceksiniz. Bu, başlı başına bir doktora tezini yapmaya elverişli bir kanun. Bu kadar 70 milyonu ilgilendiren bir kanun tasarısını -ve teklifler de buna göre birleştirilmiş- burada müzakere ediyoruz ama, bu kanun hakikaten Türkiye gerçeklerine uygun bir kanun değil.

Gazetelerde birtakım haberler çıkıyor: Efendim, “Milletvekilleri kendini gazi statüsüne koydu.” Ben böyle bir maddeyi hatırlamıyorum. Eğer böyle bir madde geçmişse de ben de bunu kınıyorum. Ne gerek var? Türkiye milletvekillerini gazi statüsüne koymanın bir anlamı var mı yani? Eğer milletvekillerine bir hak tanıyacaksınız, Anayasa’nın 86’ncı maddesinde milletvekilinin statüsüyle ilgili düzenlemeler var, o düzenlemeye uygun bir düzenleme bir defa getirirsiniz, ondan sonra da bunun altından çıkarsınız. 86’ncı maddede -86 mı? Veya 87 de olabilir, Anayasa’nın- milletvekili Emekli Sandığıyla irtibatlandırılır diyor. E, şimdi Emekli Sandığını da kaldırdınız, bu da havada kaldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-17-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
