# Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2008
- **Gündem:** SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:216)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-30-serbest-muhasebecilik-serbest-muhasebeci-mali-musavirlik-ve-yeminli-m

> Kamer Genç, 30 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:216)); konuşma 1.112 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yarın 1 Mayıs İşçi Bayramı. 1 Mayıs Bayramı’nı, bütün işçilerimizin, bütün çalışanların, emekçilerin, kutluyorum. Aslında bunun Taksim Meydanı’nda kutlanması gerekirken, maalesef bugünkü Hükûmet ve onun bürokratları da çok büyük bir korku içinde oldukları için, halkı daima meydanlardan kenar mahallelere itmeye çalışıyorlar. Ben yarın Almanya’da bir panele gideceğim için bu 1 Mayısta Taksim’de bulunamayacağım için de üzülüyorum.

Sayın Başkan, şimdi, bu İç Tüzük’ümüzün maddesi çok açık. Diyor ki: Genel Kuruldaki düzenleme ayrı, komisyondaki düzenleme ayrı. Komisyonda başkan, başkan vekili ve sözcü temsil edebilir, ama Genel Kurulda başkan, başkan vekili veya o iş için seçilmiş sözcü veya sözcüler. Bu, çok açık bir Türkçedir. Bunu başka anlamak için, komisyonun seçilmiş sözcüsünün de burada Genel Kurulu temsil edeceği konusunda karara varmak için, yani çok zor bir yoruma gitmek lazım.

Şimdi, değerli milletvekilleri, şimdi bunun böyle düzenlenmesinin bir anlamı vardır. Komisyonda, ki burada komisyonu temsil eden kişilerin komisyondaki müzakereleri, gelen kanun teklif ve tasarılarını çok ayrıntılı olarak incelemesi lazım. Yani, komisyonda o kanun tasarı ve teklifleri müzakereye başlandığı andan son oylamasına kadar o komisyonda bulunması, komisyondaki bütün bilgileri edinmesi ve böyle geniş bir bilgiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun huzuruna gelmesi ve burada da milletvekillerinin bu konuyla ilgili olarak sorduğu soruları ayrıntılı cevaplayabilecek şekilde bunu değerlendirmesi lazım. Şimdi, komisyonun çalışmasını biliyorsunuz, ya başkan o kürsüde oturuyor ya da başkan ve başkan vekili birlikte oturuyorlar. Zaten sözcü çok defa komisyon çalışmalarına katılmaz. Ama, İç Tüzük’te getirilen bu hüküm başkan, başkan vekili veya o iş için seçilmiş sözcü… Eğer o iş için komisyon bir sözcü seçerse, “Arkadaş, Genel Kurulda bu kanun teklif ve tasarısını komisyon adına orada sen temsil et.” derse orada tayin edeceği temsilcinin de komisyon müzakerelerinin başından sonuna kadar orada komisyon sırasında oturup bu konularda bilgi sahibi olması lazım. Hiç komisyon müzakerelerinde komisyonda bulunmamış, herhangi bir bilgisi yok, görgüsü yok, ondan sonra gelecek, burada oturacak ve milletvekilleri soru soracak kanunla ilgili, önergeler verecek, “Önergelere katılıyor musun, katılmıyor musun?” gibi sözlerle muhatap olduğu zaman, ilgili arkadaş, komisyon çalışmalarını baştan sonuna kadar takip etmediği için burada yeterli bir bilgiye sahip olmayacak. Dolayısıyla, Genel Kurulu sağlıklı ve doğru bilgilendirmeyecek. İşte, bunun mantığı budur. Yani, eğer başkan ve başkan vekili komisyonun toplantısının başından sonuna kadar komisyon müzakerelerini orada takip edip her türlü bilgiyi alan, dosyayı okuyan, maddeleri okuyan, birbirlerine bağlantılarını sağlayan, dolayısıyla kanunun âdeta bir yazarı gibi, bir eseri meydana getiren kişi demektir. Komisyonu burada temsil edecek kişinin bu doğrultuda, bu düzeyde ve bu kapasitede bilgi sahibi olması lazım.

Şimdi, burada bir önerge veriliyor. Bu önergeyi kabul ettiğiniz zaman, komisyonu temsil eden kişi eğer burada yeterli bir bilgiye sahip değilse, bakarsınız, başka bir maddeye ters bir önerge verilir. O önerge kabul edildiği zaman, icabında… Maalesef, ben bu dönemde, burada komisyonu temsil eden birçok insanların, başkanların burada yeterli bir bilgiye sahip olmadıklarını gördüm. Burada önergeler müzakere edilirken, en azından “katılıyorum-katılmıyorum” kelimesi ifade edilirken sayın milletvekilleri, icabında komisyon sırasında veya hükûmet sırasında oturan kişilerin, bu önergenin bu yasaya getirecekleri yenilikleri veya aykırılıkları burada belirtmesi lazım. Burada belirtecek ki, hakikaten, verilen bir önerge bu getirilen kanuna yeni bir içerik kazandırıyor mu, yeni bir anlam kazandırıyor mu, yeni bir değer kazandırıyor mu, bu yönden, bu önerge üzerinde Genel Kurulu bilgilendirmesi lazım. Sen komisyon toplantısına katılmamışsın, komisyondan gelen metin hakkında bir bilgin yok; gelip de burada süs, ot gibi oturmanın da bir anlamı yok. Bu, Genel Kurula karşı da bir saygısızlıktır.

Burada önemli olan bilgi, değerli milletvekilleri; burada önemli olan, konuya hâkimiyettir. Konuya hâkim olmayan bir kişi, gelip de burada, komisyon masasında oturması, Genel Kurulda temsili iyi yapamaz. Bizim burada istediğimiz, doğru dürüst kanun çıksın veyahut da… Yani şimdi burada komisyon başkanı nerede, başkan vekili nerede? Onlar gidecek, işlerine bakacak, burada… Ya, İç Tüzük’te böyle bir hüküm var: “Başkan, başkanvekili veya o iş için seçilmiş sözcü…”

Değerli arkadaşlarım, yani biz, geçmişte de uygulamalarımız var ama maalesef, birtakım yanlış bilgilendirmeler nedeniyle, burada, tabii iktidar partisi de çoğunlukta olduğu için, yahu ne yaparsak nasıl olsa geçiyor gidiyor. Bizim çoğunluğumuz var. Oyumuz her şeyi, parmak her şeyi yeniyor. Hak, hukuk yok. Bilgi de önemli değil. Ne olacak, yeter ki kanunlar geçsin inancı ve düşüncesiyle burada kanunları geçirirsek gerçekten bu ülkeye, bu Meclise faydalı hizmetler yapmayız.

Soruyorum size: Komisyon sırasında oturan kişi eğer komisyonun müzakerelerine katılmamışsa, kanun metnini okumamışsa, ondan sonra, gelen idare de bugüne kadar kendisine verilmiş bilgilerden habersizse burada neyi temsil edecek? Burada milletvekillerinin sorduğu soruları nasıl cevaplandıracak. Değerli milletvekilleri, bu bir bilgi meselesidir, bu bir deneyim meselesidir, bu bir birikim meselesidir.

Sonra, hayati kanunlar geliyor, hayati kanunların birbirlerine, dediğim gibi, bağlantıları var. Mesela, özellikle bu meclislerde gördüğüm en önemli şeylerden birisi de bir son dakika korsan önergeler geliyor ve bu korsan önergeler ülke menfaatine o kadar büyük sıkıntılar yaratıyor ki. Bazı holdinglerin, bazı güç odaklarının, son anda bazı temsilcilerin kanalıyla buralarda son bir önerge veriyorlar. Şimdi, o önergeyle ülke ne kazanıyor, kim ne kazanıyor, ülke ne zarara gidiyor, başka kim kâr ediyor, kim zarar ediyor? Bunu bu Genel Kurulun bilmesi lazım. Bir bakıyorsunuz, son anda, hakikaten ülkeye büyük sıkıntılar yaratacak ama birtakım güç odaklarına çok büyük avantajlar yaratacak bir önerge geliyor. Şimdi, burada komisyon sözcüsü… Biz burada oturacak komisyon sözcüsünün ülkesini seven insanlardan olduğunu kabul ediyoruz. Ama, buna, ancak nasıl karşı koyabilir? Sahip oldukları bilgiyle karşı koyabilir. Burada çıksa, komisyonda, hakikaten tam yetkili bilgiyle oturursa o zaman milletvekili arkadaşlarımız… Bari, birileri, o korsan önergeyi vermeye çalışan o birtakım menfaat grupları bilir ki: Ha, demek ki bu Parlamentoda, biz son anda, birtakım, bizim bazı temsilcilerimiz de olsa bu önergeler Genel Kurulda geçmez.

Ben, geçmişte de gördüm, burada da gördüm. Zaman zaman bir bakıyorsunuz… Şimdi, telefonlar çalışmıyor. O iyi yani, telefonlar çalışmayınca iyi oluyor da… Geçen dönemlerde bir bakıyorsunuz, çok ciddi bir vergi kanunu, bir borsa kanunu veya ekonomiyle ilgili çok önemli kanunlar görüşülüyor. Bir bakıyorsunuz, birilerine bir telefon geldi. Hemen o telefonun üzerine -ben Başkanlık kürsüsünde oturduğum zaman Genel Kurulu izliyordum- bir bakıyorsun, o telefon gelen hemen bir önerge yazıp gönderiyordu buraya.

Şimdi, bunların, tabii bu kişisel hırs ve menfaatlerine bu Meclis engel olacak. Meclis nasıl engel olacak? Meclisin en önemli engel olacağı nokta Meclisi temsilen komisyon sırasında temsil sıfatını taşıyan kişinin taşıdığı bilgi, beceri ve dirayettir. Eğer bu bilgi, beceri ve dirayete yeteri kadar sahip değilse o zaman komisyon Genel Kurula yeteri kadar bilgiyi veremez.

Onun için, bizim daha fazla da… Tabii, uzatmak da istemiyorum. Önemli olan burada İç Tüzük’ün çok açık ve net hükmünün… Ve bunun da böyle olmasının da bir mantığı var, çünkü sözcü olsaydı zaten diyecekti ki: “Komisyon, başkan, başkan vekili, sözcü tarafından temsil edilir.” O zaman hiç gerek de yoktu, mesele hallolmuş olurdu ama burada diyor ki: “Başkan, başkanvekili veya o iş için seçilmiş sözcü ve sözcüler.” deyince olay çok açık. Komisyon metninde de bu vardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-30-serbest-muhasebecilik-serbest-muhasebeci-mali-musavirlik-ve-yeminli-m (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
