# Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 4 Haziran 2008
- **Gündem:** AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de-8

> Kamer Genç, 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 529 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici 4’üncü maddenin tasarı metninden çıkarılmasıyla ilgili olarak verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tabii, biraz önce, Mustafa Elitaş bir önerge üzerinde beni konuşturmak istemedi. Bu önergenin mahiyeti nedir biliyor musunuz? Yabancı şirketlerin Türkiye’de kendi şubeleriyle yaptıkları işlemlerden doğan örtülü ödeneklerin vergilendirmesini güçlendiren bir önerge. Bu önergenin mahiyeti bu. Kendisi lafı anlamıyorsa burada maliyeci, maliyeci… Ben biliyorum. Ben 1960’ta maliye okulunu bitirdim beyler. Maliyede vergi denetmenliği yaptım, Danıştayda on dört sene vergi hâkim ve savcılığını yaptım. Kurumlar vergisini de çok iyi bilirim, örtülü kazanç da nedir iyi bilirim.

Peki, neden diyor? tam mükellef kurumlar… “Yabancı kurumların Türkiye’deki iş yeri veya daimi temsilcilerinin aralarındaki ilişki kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtımının kabulü için…” Biliyorsunuz, Türkiye’de bir kazancın doğrudan doğruya vergilendirilmesi var. Doğrudan doğruya vergilendirilmesi için elde etme, dağıtma meselesi var. Bazı şirketler de kazancı dağıtmamak için örtülü yollarla kendi ortaklarına, iş yerlerine, şubelerine veriyorlar. İşte bunu engellediniz.

Tabii, ben önergeme de geleceğim de… Yani, tabii, biz burada Türk halkının menfaatine uygun birtakım konuşmalar dile getirdiğimiz için Mustafa Elitaş ve AKP Grubu için bizim sesimiz korsan ses. Ben tabii böyle bir korsan sesten de hiç rahatsız olmuyorum. Çünkü ben bu kürsüden milletin menfaatini savunuyorum. Bu milletin menfaatini burada savunan insanların sesi korsan kabul edilemez, edenlerin de sonunu göreceğiz.

Değerli milletvekilleri, şimdi, hastanelerin yaptıkları hizmetler karşılığında devletten alacağı var. Şimdi, burada diyor ki: “Maliye Bakanıyla varılacak mutabakat çerçevesinde…” Maliye Bakanıyla ne mutabakata varacak? Ne olacak? Zaten hastanelerin büyük bir kısmı tarikat hastaneleri oldu. Yani bugün, normal olarak, doğru dürüst, bir vatandaşın artık gidip de, hele normal bir vatandaşın gidip de bu Sağlık Bakanının başında olduğu Sağlık Bakanlığından alacağını tahsil etmesi mümkün mü? Ancak birtakım tarikat hastaneleri son zamanlarda belirdi. Görüyorsunuz, Türkiye'nin her tarafında birdenbire büyük büyük hastaneler çıktı. Hem de ne büyük binalar yapıyorlar ve ekseriyetle de bütün hastalar buralara sevk ediliyor. Dolayısıyla, ne yapacak Maliye Bakanı? Buna yetki veriyorsunuz, gidecek o tarikat hastanelerine en büyük kaynaklar aktarılacak, ondan sonra geriye kalan hastanelere de “Yani, gel, işte, şu kadar, anlaş. Anlaşmazsan, efendim, işte, yüzde 85’ini sana verelim, anlaşalım.” denilecek. Böyle şey olmaz. Devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde bir hizmet yapılmışsa, bu hizmetin bedelini o hastanelere ödemek zorundasınız. Devlet hastanesi zaten zor durumdadır. Bunların gerçek paralarını ödemek zorundasınız. Bunlara, sen Maliye Bakanı olarak, bu insanlara yeşil kart veriyorsun. Seçimleri neyle aldınız? İşte, yeşil kartla aldınız. O zaman, o yeşil kartlıların, gittikleri hastanelerin tedavi ücretlerini, niye Maliye Bakanı gidecek, o hastanelerle pazarlık edecek? Onun bir anlamı var mı, bir mantığı var mı? Seçim geçti, e, ondan sonra? Peki o hastanelerin teknoloji yönünden donatımı nasıl olacak? Parasını tahsil etmeden, Maliye Bakanlığından tahsil etmeden ne yapacak?

Dolayısıyla, bence bu madde gereksiz. Maliye Bakanlığına gereksiz bir yetki verilmiş. Zaten, işte, Sağlık Bakanlığının yapısı belli. O bakımdan, bu maddeyle bana göre demokrat, işte, daha doğrusu devletin kuruluşu olan hastanelerin alacakları doğru dürüst verilmeyecek, ama öte taraftan tarikatlara mensup hastanelerin ücretleri en iyi şekilde karşılanacak. Maliye Bakanlığına da burada hastanenin alacağı için böyle bir takdir yetkisini vermek, ondan sonra da “yahu, hastanenin, gel yüzde 85’ini al da gerisinden vazgeç” demek bence doğru bir yaklaşım değildir.

Saygılar sunuyorum. Önergem budur efendim.

Karar yetersayısı istiyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de-8 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
