# Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 12 Haziran 2008
- **Gündem:** TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223

> Kamer Genç (Bağımsız), 12 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 557 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 223 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında verdiğim bir önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, önergemizin mahiyeti şu: “Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar planı sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzde onuna kadar” demişiz. “Toplam imar alanının” diyoruz yani “imar alanının” diye belirtmemizden maksat aynı belediye sınırları, merkez ilçe ve ilçe sınırları içinde, o sınırlar içinde olup da imar görmemiş alanlarda -kanunun yazılış biçiminde alanların da- yüzde 10’u dersek…

Mesela, öyle bir ilçe düşünebilirsiniz ki o ilçe sınırları içinde 10 bin metrekarelik bir yüz ölçümü var farz edelim. Onun yüz ölçümünün ancak bin metrekarelik alanında imar planı yapılmıştır. Biz diyoruz ki “Bin metrekarenin yüzde 10’u” şeklinde bir değişiklik getirirsek yabancılar imar alanlarının hepsini satın almazlar, hiç olmazsa imara açılan alanların belli bir kısmını alırlar.

Aslında, değerli milletvekilleri, tabii bir ülkenin toprakları en kıymetli varlıklardır. Topraklar can ve kan verilerek alınan vatan parçasıdır. Bu vatan parçasının üzerinde işlem yaparken, tasarrufta bulunurken çok hassas davranmamız lazım. Osmanlı Devleti gibi bir devlet örneği var karşımızda. Acaba bu Osmanlı Devleti’nde hangi oyunlarla… Türkiye’de belli coğrafi parçaların kimlerin eline geçtiği bilinen gerçeklerdir. Bunun için, bu alanların geçmişten ders alınarak iyi korunması lazım.

Yine, mesela Batı Trakya’da, oradaki Türklerin ellerindeki arazilerin hangi şartlarla büyük bir kesiminin alındığı bilinmektedir.

Ayrıca, Türkiye üzerinde tabii çok büyük oyunlar oynanmaktadır. Bizim amacımız, vatan toprağının kolay kolay yabancılara verilmemesi, verilirse de satılırsa da çok belirgin, zor şartlarla satılması gerekir. Bunu herkesin kavraması lazım ama para her şey değildir. Maalesef iktidarların büyük bir kısmı para uğruna her şeyi göze alıyorlar. Paralar çabuk gidebilir, çabuk harcanabilir ama o topraklar kolay kolay bir daha elde edilmez. Bu kanunu çıkarırken de çok hassas davranmamız gerekir.

Bugün büroma arkadaşlar geldi Isparta’dan. Sümer Halıda çalışan 20 tane işçi. Bunların hepsi de Tuncelili aşağı yukarı. Sümer Halı kapanmadığı hâlde bu işçilerin, tutmuşlar, “Fabrikayı özelleştirme kapsamına aldık.” diye görevlerine son vermişler ve işten atmışlar.

Yani işte AKP’lilere söylediğimiz zaman diyorlar ki: “Biz ayrımcılık yapmıyoruz.” İşte, söylüyorum size: Isparta’da Sümer Halı İplik Fabrikası hâlâ faaliyette. Bu fabrikanın işçileri… Eskiden Pertek’te Sümer Halının bir fabrikası vardı, maalesef orası özelleştirildi, fabrika kapatıldı, binası askerî birliklere verildi ve onlardan aşağı yukarı 45 kişi Isparta’ya gönderildi. Ama bu fabrika hâlâ faaliyette!

Arkadaşların bana anlattıklarına göre 1 kilo ipliği o işçiler 1 liraya mal ediyor, fakat bunların görevine son verilince de dışarıdan alıyorlar, 1 kilo ipliği 7 liraya alıyorlar ve fabrika 7 trilyon zarara uğratılıyor! Bir genel müdür burada, istedikleri kadar keyfî işlemleri yapıyorlar.

Tabii, bunu, AKP’li arkadaşlar, milletvekilleri de biliyorlar. Bize intikal ettirdiklerine göre, dediler ki: “Biz bunu çözeceğiz, bu arkadaşları mağdur etmeyiz.” Ama son anda işte getirilmediler, dışarıya atıyorlar. Yani o kırk, kırk iki yaşında insanları, çoluk çocuğunu aç bırakarak, sefalet içinde bırakarak, sırf bunların doğum yerinden dolayı cezalandırma politikalarının ne kadar vahşet bir politika olduğunu artık herkesin bilmesi lazım. Burada kendi ilgililerini özellikle ikaz ediyorum.

Hele burada yöneticilerin çok büyük bir keyfîlikleri var. Düşünebiliyor musunuz en kıymetli halıları lağımlara atıyorlarmış, öyle kaçırıyorlarmış! Müfettişler gidiyorlarmış, diyorlarmış ki: “Efendim, burada halılar lağımdan gidebilir.” Ve 7 trilyon, fabrikayı zarara uğratıyorlar! Yani Türkiye böyle yönetiliyor. Bu kadar, o bürokratların keyfîliği üzerinde yönetiliyor. Tabii, teftiş de olmayınca veya giden teftiş elemanları da onları koruduğu için, maalesef insanlarımız, mahzun insanlarımız, suçsuz insanlarımız bu derece haksızlığa, hukuksuzluğa uğruyorlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
