# Telekom'da çalışanların emekliye zorlanmaları ve işten çıkarılmaları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2008
- **Gündem:** TELEKOM'DA ÇALIŞANLARIN EMEKLİYE ZORLANMALARI VE İŞTEN ÇIKARILMALARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-04-telekom-da-calisanlarin-emekliye-zorlanmalari-ve-isten-cikarilmalari-h

> Kamer Genç (Bağımsız), 4 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TELEKOM'DA ÇALIŞANLARIN EMEKLİYE ZORLANMALARI VE İŞTEN ÇIKARILMALARI HAKKINDA); konuşma 1.008 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, geçen perşembe günü burada alınan bir karar gereğince saat 1’le gece yani 13.00’le 24.00 arası çalışılacaktı. Maalesef, saat 4’e geldiğinde siz Meclisi tatil ettiniz. Daha on saat çalışma süresi vardı, on saat ve sizi… Bilmiyorsunuz üstelik de… Geçmişte bizim uygulamalarımız vardı. Eğer, bir konu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde karar yeter sayısı bulunur, toplantı yeter sayısına ulaşılmazsa o geçilir, arkasından gelen konuya geçilir. Burada binlerce uygulamalarımız var. Hem bilmiyorsunuz hem de bilen insanları yadırgıyorsunuz, suçlamaya kalkıyorsunuz. Yani, on saat Meclisi erken tatil etmenin bir günahı yok mu? Bir grup olarak sizin bir günahınız yok mu? Öğrenin bunları, İç Tüzük’ü öğrenin. Nerede, ne zaman hareket edileceğini öğrenin, burada ona göre hareket edin. Yani hayret ettim. On saat bir Meclis erken tatil edilir mi? Geçmişte yüzlerce uygulamalarımız var. Yani ben bu Meclisi yönettiğim zaman bu Meclis en rantabl nasıl çalışıyorsa uygulamaları öyle yaptık ve size böyle bir Meclis teslim ettik.

Değerli milletvekilleri, şimdi AKP Grubu adına konuşan arkadaş diyor ki: “Biz, belediyeler arasında ayrım yapmadık.” Ben kendisine soruyorum. Maliye Bakanlığının belediyelere verdiği parayı açıkla. Tamam, açıkla ki bir görelim. Aynı ilçenin aynı AKP’li belediyesine 300 milyar, ötekisine 15 milyar gönderdiğiniz görülecek. Yani bu kadar insanları kandırmayın. Parlamentoda, milletin karşısında konuşuyorsunuz. Biraz önce Bakanınız, Enerji Bakanınız konuşuyor burada. Doğal gaza, ya insanlarda Allah korkusu kaybolsa bile bir gecede bu kadar zam yapmaz! Sen memura, emekliye yüzde 2 zam veriyorsun ve gece kalkıyorsun, yüzde 22 zam yapıyorsun. Bu, Allah korkusunun yok olduğunu sizde gösteriyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi bir de diyor ki: “Efendim, seneye biz bundan vazgeçeceğiz.” Ya şimdi milleti öyle cahil yerine koyuyorlar ki arkadaşlar. Sen Mavi Akım projesini imzalamışsın, doğal gaz çevrim santrallerini zorunlu imzalamışsın. Sen orada garanti vermişsin adamlara: Ben elektriği alsam da almasam da, doğal gaz versen de vermesen de şu kadar sana para ödeyeceğim. Sonra diyoruz ki: Enerji Bakanı, burada sen doğal gaz alım fiyatlarını açıkla. Açıklamıyorsun. Çünkü senin de burada birtakım gizlemek istediğin menfaatler var. Yani, şimdi bu memlekette herkesin gerçeği bilmesi lazım.

Değerli milletvekilleri, insanları kandırarak, yalan söyleyerek… Burada çıkıp konuşuyorsunuz, bize de sataşıyorsunuz, yalan da söylüyorsunuz ama bize söz hakkı vermiyorsunuz. Şimdi değerli milletvekilleri, aslında şu Parlamento, bakın… Bu hafta baktık, televizyonlara bakıyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kan çölü, kanlı… Sokaklarda insanlar birbirini öldürüyor, ateş ediliyor, ondan sonra gazetecilerin arabaları tahrip ediliyor, ondan sonra…

Şimdi, bir parti lideri, genel başkanı çıkıyor, parti kongrelerine gidiyor. Neyle gidiyor? Devletin uçaklarıyla gidiyor. Gidersen kendi paranla git!

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Açılışlara gidiyor, açılışlara.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sen kimin parasıyla gidiyorsun, parti kongresini yapıyorsun?

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Parti kongresi değil, açılışlara gidiyor, toplu açılışlara gidiyor.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bakın, Tunceli’yle ilgili… Tunceli’de…

ORHAN KARASAYAR (Hatay) – Rahatsız mı oldun Tunceli’ye gitmesinden?

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben rahatsız olmadım ve gitmedim de, Tunceli’ye de gitmedim. Tunceli’de, Tunceli halkına haksızlık yapıldı.

ORHAN KARASAYAR (Hatay) – Rahatsız olmuşa benziyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, şimdi, senin kafan ermiyor ki. Böyle bir şeylerden ben rahatsız olmam ki. Tayyip her zaman gitsin Tunceli’ye, gitsin görsün. Ben kimsenin bir yere gitmesinden rahatsız olmam. Buyursun, hatta seçimlerde de gelsin, seçimlerde de gelsin. Hele kim kiminle şimdi…

Bakın, şimdi, Tunceli’de sanki bir harp sahası vardı da gösterildi. Olayın özü şu sayın milletvekilleri: Şimdi, Tunceli’nin dağ tepelerinde özel tim gözetleme kulesi vardır. Olabilir. Orada bir ateş açılmış, o özel tim gözetleme… Bir gün önceden. Şimdi, oraya ateş edilmiş. Olabilir, olmayabilir. Efendim, şimdi bakın, sizin oradaki getirdiğiniz memurlar, kişiler var ya, göze girmek için… Şimdi, orada bir ateş edilebilir, yani dağın tepesinde. Olmaz mı? Olur ama şimdi, dağın tepesinde, ateş etti, bitirdi.

SAFFET KAYA (Ardahan) – Niye ateş ediliyor?

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, kardeşim, git kes işte. Dağın tepesinde, olabilir. Yani, PKK var dağlarda, inkâr mı edeyim yani?

SAFFET KAYA (Ardahan) – Öyle söylesene.

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, şimdi, neyse… Benim zamanım az da, size, ondan sonra…

Orada bir ateş ediliyor. Tamam, karşılıklı ateş ediyor. Kardeşim, sanki Tunceli’de harp var. Yok böyle bir şey.

Değerli milletvekilleri, hatta Tunceli’de esnaf kepenk kapattırmaya zorlandı, esnaf kepenk kapatmadı ve okullarda, dairelerde, memurlardan imza almışlar, ille AKP Genel Başkanının kongresine gideceksin, karşılayacaksın. Böyle bir anlayış olur mu? Böyle bir anlayış olmaz sayın milletvekilleri. Kongrelerinize gidiyorsanız, cebinizden parayı verirsiniz, gidersiniz. Devletin uçaklarını orada kullanamazsınız, devletin helikopterlerini kullanamazsınız.

Şimdi, Tayyip Erdoğan çıkıyor, diyor ki… Yani, şimdi bu izlenim yaratılıyor: Yahu bu adam ne kadar korkusuz, yahu her yere gidiyor. Yok öyle bir şey.

Sayın milletvekilleri, Tayyip Erdoğan’a sormak istiyorum: Sen iktidara geldiğin 2002 yılında, Türkiye’nin her tarafına herkes rahatça gitmiyor muydu? Demek ki sen bu Türkiye’yi bu duruma getirdiğine göre, sen bu devleti yönetecek bir basireti, kabiliyeti, kişiliği göstermemişsin. Bunun bir yolu var: İstifa et.

Yani şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, evvela, bizim nazara almamız gereken Türkiye’nin birliği ve bütünlüğüdür. Burada herkes aklını başına toplaması lazım. Oy adına her şey yapılmaz. Oy, bugün birileri alır birileri… Ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin birliği ve bütünlüğü hepimizin şerefi ve onurudur, bunu korumak zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti devletinin dış görüntüsü bunu göstermesi lazım ama şimdi AKP’yle DTP girmişler birbiriyle yarışa. Efendim, böyle bir şey olur mu arkadaşlar?

Şimdi, buraya birileri, bir partinin bir fikri varsa… Sen şimdi federasyon mu getirmek istiyorsun? Tamam kardeşim federasyon getirmek istiyorsan gidersin halka, oy alırsın, gelir değiştirirsin ama ille benim dediğim olmadı diye silah alıp da efendim sokağa dökülenler… Arkadaşlar, bunlar desteklenemez, bunlar gerçekten Türkiye için çok sıkıntı yaratıyor. Tayyip Erdoğan çıkıyor diyor ki: “Efendim, vatandaş pompalıyla icabında kendisini savunabilir.” Bu söylenebilir mi arkadaşlarım, bu söylenebilir mi? Böyle laflar söylenir mi? Devletin güvenlik kuvvetleri var. Eğer birisi silahı alıp da vatandaşın malına canına taciz ediyorsa onu koruyacak devletin silahlı güçleridir. Yoksa ki “Ey vatandaşlar, siz de kendinizi… Silahla karşılık verin.” denilen bir söylem… Bu Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. Bunu herkesin kavraması lazım.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Çarpıtıyorsun, çarpıtıyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bakın, hepimiz vicdanlarımızın sesini dinleyelim. Bakın seksen beş yılda bu cumhuriyet bugüne geldi. Yani her gün bu cumhuriyetin öne gitmesi lazım, büyümesi lazım, gelişmesi lazım. Teknoloji artıyor, ilim artıyor, insanlar eğitim yapıyor, çağdaş eğitim yapıyor ama biz bir türlü ilerleyemiyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Telekom'da çalışanların emekliye zorlanmaları ve işten çıkarılmaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-04-telekom-da-calisanlarin-emekliye-zorlanmalari-ve-isten-cikarilmalari-h (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
