# Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2008
- **Gündem:** SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da-3

> Kamer Genç (Bağımsız), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 275 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 8’inci maddesine bağlı geçici 5’inci maddesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, çok cafcaflı laflar söyleniyor, ortalık böyle çok… Öyle laflar söyleniyor ki kimsenin itiraz etmeyeceği sonuçlar söyleniyor.

Şimdi bir şey düşünün, bir memlekette… Şimdi, İstanbul Boğazı’nda Rusya’dan güneye, yine güneyden İstanbul Boğazı’na, Rusya’ya tonlarca eşya taşınıyor ve burada trilyon değerinde eşyalar taşınıyor. Bu eşyaların Türkiye Cumhuriyeti devletine bir faydası var mı? Bu serbest bölgeler de biraz bu duruma getirilmeye çalışılıyor. Yani, bir yerde, en güzel yerlerimizde arazilerin, toprakların etrafı çevrilmiş, orada birtakım insanlara ticari faaliyette bulunmaları için ruhsatlar verilmiş, araziler kiralanmış. Orada ticari faaliyette bulunan kişiler Türkiye Cumhuriyeti devletine vergi vermiyor, çalıştırdığı işçilerden yine herhangi bir vergi almıyor; gelir, kurumlar vergisi almıyor. Şimdi, böyle bir işletmenin olduğu bir yerden Türkiye satış yapıyor. Bu, bir defa, vergi kaçakçılığını teşvik eden bir sistem.

Şimdi düşünün, serbest bölgede faaliyette bulunan bir firmaca yurt içinde herhangi bir firmaya en yüksek bir değerde yani hayal edilmez bir değerde bir fatura kesilse… Adam gelir ve kurumlar vergisini vermeyecek ki. Ne yapacak? Çok yüksek değerlerde fatura düzenleyecek ve buradan fatura alan insanlar bunu yurt içinde sattığı zaman, satanın bir vergi ödeme zorunluluğu olmayınca ne yapacak?

Herhangi bir zararı da olmayacak. Dolayısıyla yurt içindeki faaliyetlerde vergi kaçakçılığına çok elverişli olacak. Bence… Yani efendim, yüksek teknoloji getirdik de şey getirdik… Kardeşim, Türkiye’ye faydası ne bunun, Türkiye’ye? Türkiye Cumhuriyeti devletinin ekonomisine katkısı ne? Onu söyleyin. Yani, “Kardeşim, ben şu serbest bölgeyi kurdum. Bu serbest bölgede faaliyette bulunan şu işletmeler Türk ekonomisine şu katkıyı sağlıyor” demesi lazım. Efendim, yüksek teknolojiyle işte üretim yapacak… Yapacak da yani işte ihraç edecek. İhraç edilen dövizi getiriyor musun? Hayır getirmiyorum, çünkü genelge çıkarmışsın, diyorsun ki: “Efendim sen ihraç ettiğin malların bedelini Türkiye’ye getirmek zorunda değilsin.” Ben soruyorum, üç defa konuşuyorum, burada oturan, bakanlık sırasında oturan kişiye de soruyorum: Siz 2008’de, 2007’de ihracat bedelinin yüzde kaçını Türkiye’ye getirdiniz, yüzde kaçını getirmediniz? Söyleyin, cevap verin. Niye getirmiyorsunuz? Acaba ihracat bedeli, ihracat edilen mal karşılığı Türkiye’ye getirilmeyen paralar hayalî ihracattan dolayı mı getirilmiyor? Yani bu ihraç edilen malların bedellerinin Türkiye’ye getirilmemesi hayalî ihracatı, naylon faturayı teşvik için mi getirilen bir sistemdir? Bunlara bir cevap verin, insanlar bunu şey etsin. Yani şimdi serbest bölgeler…

Ben şimdi şuna değer veririm değerli milletvekilleri, eğer bir faaliyette, bir işletmede benim Türkiye Cumhuriyeti devletime bir ekonomik katkı olursa ben bunu desteklerim. İstihdam yaratılıyor… Şimdi biraz önce denildi ki: “Efendim, serbest bölgelerde çalışan işçiler kayıt altına alınıyor.” Alınıyor da işte İran’dan bir sürü kaçak işçi var, bilmem Pakistan’dan gelen var, Türki devletlerden var, birçok devletten Türkiye’ye gelen insanlar var, çalışıyor, Moldova’dan gelen var. Şimdi bunlar, tamam, kayıt altına alınıyor da acaba Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup da orada çalışan kaç kişi var? Yani bunları denetim altına almak lazım.

Şimdi bu maddeyle deniliyor ki: “Efendim, yani işte daha önce kiralanmış şeyleri Dış Ticaret Müsteşarlığınca ruhsat süresine bağlı olarak kırk dokuz yıla kadar uzatılabilir.” Neye göre uzatacaksın? Yani bunlar devletin, hazinenin arazileri. Hazine bunlara kiraya vermiş. Belki o zamanlar, ilk defa, hükûmette bulunanlar, yahu işte bunlara çok değersiz bir değer üzerinden de çok düşük bedellerle de kiraya verdiler. Şimdi, o zaman niye yani onların süresini otomatikman uzatıyorsunuz? Onlar yine çıksınlar, oraya talip olan başka insanlar da gelsinler, bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin hazinesine bir katkıda bulunsunlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
