# Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 13 Kasım 2008
- **Gündem:** BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris-2

> Kamer Genç (Bağımsız), 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 604 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 302 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın geçici 2’nci maddesinin tasarı metninden çıkarılmasına ilişkin olarak verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, dün de burada konuşuldu. Esasında en büyük hortumlama meselesi AKP iktidara geldikten sonra oldu. Şimdi, 2002’de geldiler iktidara. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunda 2 tane üye eksikti, bu 2 üyeyi atamadılar. Tam, galiba elli beş gün atamadılar. O zaman İmar Bankasında tam 8 katrilyon lira para gitti, 8 katrilyon lira. Hatta o zaman bu Hükûmet hakkında gensoru verildi. Tabii, gensoru kabul edilmez ki? Dolayısıyla, o 2002’de işte 40 milyar dolardan falan bahsedildi ama 40 milyar dolar değildi. Onun, esas bankacılıkta batan paranın miktarı 15-16 milyar dolardı. Ama en büyük batma İmar Bankasından gitti ve bu Hükûmet zamanında yapıldı. Çünkü Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna elli beş gün, kasıtlı olarak -çünkü onların toplanması için galiba tüm üyelerle toplanması gerekiyor kendi kanunlarında ama- 2 tane üyeyi, boştu, atamadılar ve zaten İmar Bankası da o zaman bütün hızıyla ilan yapıyordu, mevduat topluyordu yüksek fiyatlarla. Dolayısıyla 8 katrilyon lira böyle gitti. Sonradan, önce “Vermeyiz.” dediler, sonra “Veririz.” dediler. Offshore’ları vermediler, verdiler. Yani böyle karmakarışık bir yönetim tarzıyla karşı karşıya kaldık.

Şimdi, bu geçici 2’nci maddeyle getirilen şu: Aslında bankalardaki mevduata garanti getirme yetkisi Mevduat Sigorta Fonunda var. Bu bağımsız bir kurum. Bunu şimdi Bakanlar Kurulu alıyor. Ama alıyor da, sonradan da AKP grup başkan vekilleri bir önerge verdi. Bununla tabii ne getirildiği çok açık değil, ben sordum. Dün burada konuşan bir arkadaşımız dedi ki: “Bu maddeyle verilen garanti 700 milyar doları buluyor.”

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu Türkiye Cumhuriyeti devletine yavaş yavaş kapitülasyonları bu Hükûmet geri getirecek. Yani sizin bir defa 284 milyar dolar dış borcunuz var -iç borçları hesaba katmıyorum- bunun büyük birkısmı özel teşebbüsün dışarıya olan borcu. Şimdi, burada eğer o zaman özel alacaklar bu kapsam içine alınmayacaksa onu burada açıkça zikretmek lazım. Yani mevcut bir kanun varken, bu Kanun’da bankalardaki mevduatın garanti altına alınması sistemi işlerken siz bu sistemi niye işletmiyorsunuz da ille yetkiyi kendinize alıyorsunuz?

Benim bu kanunun bu maddesinden anladığım, AKP İktidarının kendi yandaşlarının birtakım hesaplarını, bu vesileyle devlet kaynaklarının bir kısmını buraya kanalize etmek için böyle bir yetkiyi Bakanlar Kuruluna alıyorlar.

Biz soru soruyoruz, diyoruz ki: Böyle bir yetkiyi alıyorsunuz ama bu yetkiyle şu anda bir vatandaş olarak, vergi mükellefi olarak bu memlekette hangi mükellefiyetlerin altına gireceğimizi de bilmemiz lazım.

Her vesileyle de söylüyorum, bu kanun, sadece, AKP zamanında zengin olmuş vergi kaçakçılarına vergi affını getiriyor. Bunu kim şey ederse her zeminde kendisiyle tartışırım.

Bu kanunun temel maddesi uygulama esaslarıyla ilgili (5)’inci benttir. Burada bakın: “(5) Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.” Hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu, işte, beş yıllık zaman aşımına tabi biliyorsunuz. “Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdikten sonra bir inceleme yapılırsa…” Yahu arkadaşlar yani bir anda “Hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz.” diyorsunuz, “Ancak diğer sebeplerle inceleme yapılırsa…” Nedir o diğer sebepler? Yani bir hâkim bunu yarın inceleyecek, uygulama yargıya gidecek, diyecek ki: “Kardeşim, sen zaten koymuşsun, hiçbir surette vergi inceleme yapılamaz.”

İşte, Kemal Bey’in ve kendi yandaşlarının bu arada kazandıkları paralar bu kanun kapsamında affa giriyor. İşte o hayali ihracatlar varsa, naylon faturalar varsa bunların hepsi buraya giriyor. Ondan sonra da burada çıkıyorlar “Efendim, biz rüşvetten gelen parayı affetmeyiz…”

Yahu rüşvetten gelen paranın üzerinde “Bu, rüşvetten alınmıştır.” diye bir şey yazmıyor, bilmem “Silah kaçakçılığından gelmiş.” yazmıyor. Yazmıyor ki yani onların hiçbiri yazmıyor, “Bu para falanca faaliyetten kazanılmış bir paradır.” denilmiyor. Yani, böyle, burada oyuncak gibi bir şey yapıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
