# Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar hakkında (2/62)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 25 Kasım 2008
- **Gündem:** CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA (2/62)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-25-cumhurbaskanligi-secimine-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2-62

> Kamer Genç, 25 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA (2/62)); konuşma 777 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, aslında bu konuyu sizinle bu kısa zaman dilimi içinde tartışmak da istemiyorum. Yanlış yapıyorsunuz. Çünkü birinci önergem “tasarı metninden çıkarılması”; ikincisi, çıkmazsa, bu önergem kabul edilmezse, cezanın indirilmesi. Bu gayet normal. Ayrı önergeler.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii bu kürsüye oturunca, hele iktidar partisini de çok şiddetle destekleyince her türlü keyfîlikler yaparsınız. Burada tabii keyfîliğin de önüne geçme imkânımız yok. Ama siz, burada “Benim kılıcım keskin” diyorsunuz, böyle uyguluyorsunuz. Böyle bir şey yok yani. Bir madde üzerinde milletvekillerinin yedi önerge verme hakkı vardır, bir milletvekili üç önerge de verir, dört önerge de verir.

Neyse, şimdi, değerli milletvekilleri, aslında, zaten burada ne İç Tüzük uygulanıyor ne kanun ne Anayasa uygulanıyor. Bu madde zaten Komisyonda İç Tüzük’ün 35’inci maddesine aykırı olarak eklenmiş. Biliyorsunuz İç Tüzük’ün 35’inci maddesi “Komisyonlar kendilerine havale edilen işler dışında işlerle uğraşamazlar. Kendileri teklif getiremezler.” Bunu burada daha önce de söyledik. Komisyon madem eğer kendisi metinde olmayan bir metin ilave edecekse orada ek bir kanun teklifi versin, komisyon burada bir teklif diye getirirse hiç olmazsa önüne geçilmiş olur.

Şimdi, sabahtan beri Sayın Bakanın açıklamalarını biliyoruz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, ben anlamıyorum. Yani bu AKP iktidara geldiği günden beri devletin en saygın kurumlarını değerden düşürdü. Âdeta AKP ilçesinin bir şubesi hâline getirildi. Şimdi, İstatistik Kurumu da AKP’nin bir ilçe şubesi hâline geldi. Öyle bilgiler yayınlanıyor, öyle bilgiler yayınlanıyor ki inanmak mümkün değil. Bugün, milletvekili olarak, her gün kapımıza gelen işsiz sayısına bakıyoruz, insanların şikâyetlerine bakıyoruz, yapılan işlerin taraflılığına bakıyoruz, hâlâ sanki memleket güllük gülistanlıkmış…

Şimdi, üniversiteyi bitiren insanların kaçına iş veriyorsunuz, yani geçen sene kaç tane kamu personeli aldınız? Siz iktidara geldiğiniz günden beri kaç tane üreten fabrika yaptınız? Elinizdeki devletin KİT’lerini sattınız. Kütahya Şeker Fabrikasını getirdiniz kendi milletvekilinize bir yıllık kâr karşılığında verdiniz ve o da ne yaptı? Bugün birçok şeker fabrikalarını satıyorsunuz. Niye satıyorsunuz? Çünkü o şeker fabrikaları…

IMF’nin emrine giren bir siyasi iktidarsınız. IMF’den yarın alacağınız 15-20 milyar dolar. Onu kime vereceksiniz? Getireceksiniz kendi yandaşlarınız holdinglere vereceksiniz, yoksa iş sahası açacak değilsiniz. IMF’nin şartlarını kabul edince, IMF ne diyor? Kardeşim, üretim yapma, tarımını bitir, ondan sonra fabrikanı kapat, bankalarını özelleştir, devletin temel kurumlarını özelleştir; ben sana şu parayı veriyorum, yoksa ben sana vermem.

Değerli milletvekilleri, bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin şahsına, büyüklüğüne, kişiliğine yakışmayan bir davranış biçimidir. Şeker fabrikalarını niye özelleştiriyorsunuz? Ortada bir neden yok. O şeker fabrikalarını özelleştirdiğiniz zaman şeker pancarı ekimini yasaklıyorsunuz. Alan adamlar zaten üretim yapmıyor, ondan sonra orada kıymetli arsalar var, o kıymetli arsalarını parselleyip satıyorlar, ondan rant sağlıyorlar.

Değerli milletvekilleri, o şeker fabrikalarının kurulduğu araziler, Türkiye'nin en büyük, en mümbit arazileridir. Bu arazileri satmak, üretim dışında bırakmak, bu memlekete yapılan en büyük ihanettir, bu memleketin ipini çekmektir, ekonomisini yok etmektir. Bunu bilmeyecek kadar cahil olan insanların da Türkiye’de iktidar olmasına gerek yok.

Şimdi, bu devletin hangi kurumuna inanıyoruz? En beğendiğiniz kurumlar, işte Adalet Bakanlığı. Adalet Bakanlığında ilk soruşturma gizli. Bir bakıyorsunuz, telefon dinlemelerinde o Ergenekon’dan alınan bilgiler her gün yandaş basının birinci sayfalarında veriliyor. Peki, o zaman bu maddenin kaldırılmasının nedeni… Zaten kaldırdığınız zaman mevcut şey var.

Efendim, istenen bilgileri vermeyince 1.500 lira ceza vereceksiniz. İşte, biraz önce arkadaş konuştu. Yani bu İktidara, bu AKP İktidarına güven kalmadı kardeşim. Şimdi, adam istenen bilgileri verdiği zaman getirecek rakip firmaya verecek. İşte böyle güven olmayan kurumlar olunca, ondan sonra da vatandaş da tabii ki bilgi vermez. Onun için evvela vatandaşın güvenini kazanacak siyasi bir ortam yaratmak lazım. Siyasi ortam devletin her kurumunda yok edilmeye çalışıldı. Adalet Bakanlığında alınan ifadeler, bir bakıyorsunuz yandaş bilgisayarlardan oraya aktarılıyor. Artık bu memlekette ilk soruşturmanın gizliliği kalmadıktan sonra, insanların en mahrem kalması gereken sırları her gün basın sayfalarına, yine bu İktidarın birtakım emrinde olan kurumlar kanalıyla geçtikten sonra bu memlekette güvenlik kalır mı, gizlilik kalır mı? Bu itibarla, bu getirilen kanunlar, yine tabii kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, bu memlekette bir günde… Bu sene yapılan doğal gaz zammı yüzde 82, elektrik zammı yüzde 60, benzin, akaryakıt fiyatları dünyanın en pahalı şeyleri. Bir bakıyorsunuz, enflasyon rakamları yayımlanıyor: Yüzde 7-8. Ya, nasıl olur? Bir senede yüzde 80 sen zam yapıyorsun, ondan sonra da enflasyon bu rakamda çıkıyor. Yani buna böyle en cahil kişi, vatandaş şey ediyor. Yani “Bu nasıl oluyor?” diyor. Yani bu nasıl İstatistik Kurumudur ki, bu enflasyon, bu kadar artışa, pahalılığa, fiyat artışına rağmen sıfıra indiriliyor veyahut da sıfıra yakın, yüzde 10, çift rakamların altına indiriliyor. Nedir? AKP, “İşte, biz iktidara geldik, enflasyonu tek rakamlara çevirdik…” Aslında enflasyon tek rakamlı değil ki, çift rakamın çok üzerinde.

Yani maalesef AKP zamanında kurumların itibarı yitirildi, devletin ekonomik itibarı yitirildi. İşte şimdi IMF’ye teslim olacaksınız. IMF’ye teslim olmak demek, Türkiye’yi felakete sürüklemek demektir.

Önergemin kabulünü istiyorum. Saygılar sunuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar hakkında (2/62)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-25-cumhurbaskanligi-secimine-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2-62 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
