# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.281)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 25 Kasım 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.281)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-25-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-281

> Kamer Genç (Bağımsız), 25 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.281)); konuşma 581 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifimin, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin olarak verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Dün 24 Kasım Öğretmenler Günü’ydü. Türkiye’de büyük bir siyasi ve ekonomik baskı altında görev yapan yüce öğretmenlerimizin bu gününü büyük bir içtenlikle kutluyorum. En kısa zamanda, kendilerinin sağlıklı bir meslek faaliyetinde bulunmaları için gerekli olan ekonomik refaha kavuşturulmaları ve bunların üzerinde kurulan siyasi baskıların kaldırılmasını temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz 2002 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanının Anayasa’da halk tarafından seçilmesi konusunda bir değişiklik yapıldı; referanduma gidildi, referandumda da bu kabul edildi. Referandumda kabul edilen 5678 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu’nun 5’inci maddesinde “Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.” diye bir hüküm yer almıştır. Bu kanunu düzenledim, bir teklif olarak ben Türkiye Büyük Millet Meclisine verdim ama bugüne kadar bu gündeme alınmadı. Maalesef bu konuda da iktidar partisi de herhangi bir düzenleme yapma konusunda bir gayret sarf etmiyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Anayasa’ya göre Anayasa’ya sadakat yemini yapmış kişilerdir. Şimdi, mevcut yürürlükte olan Anayasa’mıza göre Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gerekir. Bunu siz kabul ettiniz, iktidar partisi kabul etti, halk oyuna gitti ve halk oyunda da büyük bir çoğunlukla kabul edildi. O hâlde Anayasa’nın bu hükmüne göre mevcut Cumhurbaşkanın da halk tarafından seçilmesi zorunluluğu açıkça ortadadır. Bunun bir an önce kanunda düzenlenmesi gerekir.

Bugün, bu cumhurbaşkanı seçimini zorunlu kılan çok büyük nedenler vardır. Bir defa Cumhurbaşkanlığı makamında şimdi oturan zat daha önce YÖK Başkanını atadığı zaman, YÖK Başkanı açıkça basına söyledi, dedi ki “Efendim, Gül’le Tayyip Erdoğan…” “Aman ha hocam bunları söyleme dışarıda ipimizi çekerler.” dedi. Şimdi, yine Abdullah Gül’ün bundan birkaç gün önce Çankaya Köşkü’nde Hakkâri heyetine söylediği laflar vardır, diyor ki “Sevgili Hakkârililer, ben bu meselede sizin ne düşündüğünüzü ve düşündüğünüzü söylemediğinizi biliyorum. Benim bu konuda düşüncelerim var, ben de bunları, çekiniyorum, söylemiyorum ama sizin ne düşündüğünüzü -hak veriyorum size- bunları biliyorum.” Şimdi, mealen böyle konuştu, basına yansıdı.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı makamı çok onurlu ve şerefli bir makamdır. Orada oturan kişilerin Türkiye Cumhuriyeti devletinin şanını, şöhretini, birliğini, bütünlüğünü temsil etmesi lazımdır. Orada oturan kişinin gizli fikirlerinin olmaması lazımdır. Acaba -ben de merak ediyorum- yani bu kendisinin ipini çekmeyi sağlayacak ne fikirleri vardı bunların? Acaba, yine bir Hakkâri heyetine “Yahu, ben de korkuyorum, siz de korkuyorsunuz, söylemiyorsunuz bu düşünceleri. Ben de biliyorum, size hak veriyorum.” dediği düşünceler nedir?

Ayrıca da, o makama geldiği günden beri Türkiye Cumhuriyeti devletini, kökten dinci bir rejimin oluşması konusundaki bir bürokrasinin teşkiline büyük katkılar sağlamıştır. Atanmalarıyla, ondan sonra…

Şimdi, dünya bir krize giderken Türkiye Cumhuriyeti devletinin Çankaya’sında bütün bir halkın sevgisini, saygısını kazanan bir kişinin orada oturması ve bu buhranlı, bu krizli dönemlerde rejim tehlikeye girdiği zaman bu krizi atlatabilecek bir yapı içinde olaylara yaklaşması ve toplumu bir birlik ve bütünlüğe davet etmesi lazım ama maalesef oraya geldiği günden beri, gerek Çankaya Köşkü’nde yaptığı düzenlemelerle gerekse dış ülkelere yaptığı gezilerle gerekse… Mesela, bir Suudi Arabistan Kralı’nın gelip de gidip onun otelinde, onun fotoğrafının önünde, onun yanında oturmasıyla, Türkiye Cumhuriyeti devletine yakışmayan davranışlar içinde bulunmasıyla, yine aldığı hediyeleri saklamasıyla, dolayısıyla bu gibi şeylerden dolayı bence Çankaya Köşkü’ne sağlıklı bir seçim yapmanın zamanı gelmiştir. Bunları bir an önce yapmak lazım.

AHMET YENİ (Samsun) – Yalnız kaldınız, yalnız…

KAMER GENÇ (Devamla) - Benim yalnızlığım değil. Benim dediğim düşünce kamuoyunun düşüncesidir. Hak olan benim düşüncemdir, hukuk olan benim düşüncemdir.

AHMET YENİ (Samsun) – Yalnız kaldınız, yalnız…

KAMER GENÇ (Devamla) - Maalesef Çankaya Köşkü’nde Atatürk’ün izlerini silmek konusunda yapılan tadilat ve tamiratlar var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.281)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-11-25-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-281 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
