# Dernekler kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 27. maddesinde kızılay ile ilgili değişiklik yapılması hakkında (s.s.283)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2009
- **Gündem:** DERNEKLER KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 27. MADDESİNDE KIZILAY İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.283)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-01-15-dernekler-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunun-27-maddesinde-k

> Kamer Genç (Bağımsız), 15 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DERNEKLER KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 27. MADDESİNDE KIZILAY İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.283)); konuşma 620 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu getirilen 1’inci maddenin Anayasa’ya aykırı olduğu yolunda bir önerge verdim. Bunu savunmak için söz aldım, hepinize saygılar sunuyorum.

Aslında, tabii, bu önergeyi verdiğim zaman, AKP, benim burada bir kanunla ilgili olarak verdiğim önergelerde konuşmamam için komisyonu topladılar oraya ve işte önergelerimize katıldılar. Tabii, sırf benim önümü böyle kesmesinler diye, ben de Anayasa’ya aykırılık önergesini verdim. Çünkü, Anayasa’ya aykırılık önergesine katıldıkları takdirde, o zaman o kanun tümüyle düşüyor. Yani tabii, siz bize karşı hile düşünürseniz bizde hileye karşı çare bulma, çare alma durumu bitmez.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, Kızılay, hakikaten ülkemizin gözbebeği, zor günde vatandaşın imdadına yetişen, uzun zaman hayırsever insanların bağışta bulunduğu çok saygıdeğer bir kurumdur. Bu saygıdeğer kurum, maalesef, zaman zaman siyasi iktidarların siyasi amaçları uğruna kullanılması nedeniyle insanlarımızın bu güzel, yardımsever duygularını bu kuruma yapma konusundaki isteklerine darbe vurdu. Ama AKP iktidara geldikten sonra, bu, haddini aştı. Hele yani o Kızılayda kaç tane kongre yaptılar yönetimi yönetimden almak için. Yani bu hayır kurumlarını dahi bırakmadılar ki, kendi başına çalışsın, vatandaşın en güzel duygusu olan yardımsever duyguları nedeniyle bu kuruma yaptıkları bağışların işte, hiç olmazsa ihtiyaç sahibi insanlara iletilmesi konusunda.

Şimdi, biraz önce, tabii, Hükûmet sırasında oturan Bakan diyor ki: “Efendim, biz kömür veriyoruz da karşı çıkıyorsunuz.” Yahu kardeşim, kimse senin fakir fukaraya yaptığın, yani fakir fukaraya yardıma karşı çıkmıyor. Bunu istismar ediyorsunuz. Bunu çıkıp da Tayyip Erdoğan diyor ki: “Bu millet onurlu insandır, oyunu kömüre satar mı?” E, satmaz. Yani, ama onurlu insan satmaz da en büyük onursuzluk, o insanların oyunu almak için ekonomik güç kullanan insanların davranış biçiminden doğmaktadır. Yoksa, biz de tabii ki fakir insanlara Anayasa’mızın 2’nci maddesinde belirtilen sosyal amaca uygun genel bir düzenleme yaparak… Bu insanlarımıza böyle hareket etmemiz lazım.

En büyük şeyi, bir Deniz Feneri. Yani Almanya’da bir Deniz Feneri Derneği kuruldu. Şimdi, burada, o yurdundan kopmuş, gitmiş; yıllarca Almanya’da çalıştılar, büyük sıkıntılar içinde çalıştılar, yemediler, içmediler, paralarını biriktirdiler ama maalesef özellikle Selamet Partisi, Refah Partisi zamanında ve sonra da AKP zamanında gidildi, bu insanlardan Deniz Fenerine para toplandı. Bu paralar nereye harcandı? İşte Alman mahkemesi belirtiyor, diyor ki: “Kardeşim, bunlar siyasi amaçla toplandı ve bunun esas failleri de Türkiye'dedir.” Kimdir? “Hükûmet partisinin, AKP’nin içinde.” diyor. Şimdi, yani, bu kadar, insanların bağış yapma, hayırsever insanların hayır işleme duygularına karşı bu Deniz Feneri o kadar büyük bir darbe vurdu ki… Orada gittiler o insanların o güzel duygularını istismar ettiler ve büyük bir para topladılar yani aşağı yukarı 45-50 milyon euro toplandı. Bunun büyük bir kısmı Türkiye'ye geldi. O hâlde Deniz Fenerinin Türkiye'de bir bağlantısı var. İşte orada “Kimse Yok Mu” diye bir dernek daha var.

Şimdi, orada mahkûm oldu. Buradakiler kendilerine bu dokunduğu için onu, bu derneğin Türkiye'deki yaptıkları suistimalleri hâlâ soruşturmuyorlar. E, şimdi ben Ergenekon Savcısına soruyorum: Bakın, en büyük çete bu Deniz Fenerinde var, hadi onu da alsana! Alamaz çünkü siyasi iktidara ucu dokunuyor.

AYHAN YILMAZ (Ordu) – Gerekirse alır canım!

KAMER GENÇ (Devamla) – Alsın işte, buyurun aldıralım.

AYHAN YILMAZ (Ordu) – Senin demenle olmaz o!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben diyorum ki: Kardeşim, bu Deniz Fenerinden gelen paranın büyük… Yani 10 milyon euronun üzerinde para geldi. E, geldiği kişi belli. İşte, RTÜK Başkanının hâlâ hakkında soruşturma açmadınız. Niye açmadınız? Çünkü buraya kanunu getirdiniz, RTÜK Başkanı hakkında soruşturma açma iznini Başbakanın iznine bıraktınız. Ee Başbakan, bu Deniz Fenerinden gelen paralarla… Çok yakından bilen kişi. Niye bilen kişi? Tayyip Bey ile işte Zekeriya Karaman dünür, çocukları bacanak. Şimdi, o gemiler alındı.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Gemicik, gemicik!

KAMER GENÇ (Devamla) – O gemiler hangi parayla alındı? Yahu, arkadaşlar, biz istiyoruz. Yahu, bu gemiler hangi parayla alındı? Allah’ınızı severseniz, çıkın söyleyin de biz de bir daha bu kelimeyi burada söylemeyelim yahu! Yani, dilimizde tüy bitti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Dernekler kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 27. maddesinde kızılay ile ilgili değişiklik yapılması hakkında (s.s.283)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-01-15-dernekler-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunun-27-maddesinde-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
