# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 14 Nisan 2009
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-04-14-danisma-kurulu-onerisi

> Kamer Genç (Bağımsız), 14 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 1.287 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir Danışma Kurulu kararının aleyhinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Danışma Kurulu kararı salı ve çarşamba günlerinde soru ve diğer denetim konularının görüşülmemesine ilişkin.

Tabii, her vesileyle söyledik burada. Burada, bu AKP İktidarı zamanında, maalesef, sorduğumuz soruların hiçbirisine cevap verilmiyor. Bir seçim atlattık. İşte, seçimde büyük bir endişemiz vardı, AKP getirdi, benim ilimde ve ilçemde, buzdolabı, çamaşır makinesi, mobilya dağıttı. Ama, tabii, asil ve soylu hem Nazimiye halkı hem Tunceli halkı, bu hileli seçime gelmedi. O eşyaları da aldılar, evlerine de koydular, kendilerine de teşekkür ediyorum. Ben zaten dedim, alın, onların babasının malı değil ki bu, devletin parasıyla, bizim vergimizle alınan eşyalardır. Aldılar ve oylarını da vermediler. Bu büyük asaleti gösteren Tunceli halkına tekrar huzurunuzda şükranlarımı sunuyorum.

Tabii, ama bugün, Zonguldak’ın Çaycuma ilçesiyle ilgili, bir gazetede bir şey var. İşte, seçimden sonra bir bakıyorsunuz, bazı kişilerce 1.050 kişiye 500 milyon civarında bir para dağıtılmış. Tabii, seçimi böyle… Parayla alınan seçimin de sonunun hayır olmayacağını, bunun felaket olacağını da herkesin bilmesi lazım.

Değerli milletvekilleri, bakın, bu gündemde bekleyen o kadar enteresan sorularım var ki mesela, bir iki tanesini söyleyeyim size. Bir tanesi, İstanbul’da, İstanbul Belediyesi İSMEK adı altında meslek edindirme kursları açıyor. Kursu kime açtırıyor biliyor musunuz; Tayyip Erdoğan’ın oğlunun bacanağının babasına açtırıyor, Zekeriya Karaman’a. Kaç lira veriyor biliyor musunuz; 2004, 2005, 2006, 2008’de, 260 trilyon para veriyor beyler, 260 trilyon! Soru önergem var, elli defa tekrarladım. Peki, bu İstanbul Belediyesinin 260 trilyonunu getirip de yani Tayyip Bey’in oğlunun bacanağının babasının şirketine vermeye, RTÜK Başkanının da ortak olduğu şirkete vermeye, hangi hakla veriyorlar? Burada devletin okulları kullanılıyor ve 3.800 tane işçi çalıştırılmış. Yok böyle bir şey, tamamen hayalî şeyler.

Şimdi, bunların hepsi başlı başına bir gensoruluk sorular. Bunlar tabii, gensoru… Almış Tayyip Bey arkasına 340 AKP milletvekilini, har vurup harman savuruyor Türkiye’yi. Dört tane uçağı var, efendim bir tane uçak daha alıyor 61 milyon dolara. O 61 milyon dolar alış fiyatı, daha bunun işte, Türk Hava Yollarında sigortası var, gelişi var, gidişi var.

Beyler, efendiler, bu memlekette insanlar açlıktan inim inim inliyor. Emekli evine ekmek getirmiyor. İşsizlik almış gidiyor, ekonomik sıkıntı almış gidiyor. Daha ikinci ayda bütçeniz iflas etmiş. 10,5 katrilyon açık vermiş bütçeniz. Sizin, işte, yılbaşında şey ettiğiniz ve sene sonuna kadar vermesi gereken açığı ilk iki ayda vermiş. Dün bakanlarınız diyor: “Efendim, 50 katrilyon bütçe açık veriyor.” Revize, buna rağmen, edilmiyor. Boyuna…

Yani şimdi, bu devlet böyle yönetilmez. Bu devleti böyle yöneterek…

Arkasından Ergenekon belası diye bir şey çıkarmışsınız. Yahu, arkadaşlar, biz Meclisiz. Yani, şimdi, iki senedir içeride olup da, hâlâ hapishaneden, tutukevinden alınıp da ifadesi alınmayan insanlar var. Vicdanlarınız kabul ediyor mu arkadaşlar? Yani sizin çocuğunuz olsa, sizin ananız olsa, sizin babanız olsa…

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Biz mi alacağız onun ifadesini? Ayıp ya!

KAMER GENÇ (Devamla) – Neye itiraz ediyorsun? İki sene birisi içeri alınmış da…

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Biz mi alacağız onun ifadesini?

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim?

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Biz mi alacağız onun ifadesini?

KAMER GENÇ (Devamla) – E tabii, sizin talimatlarınızla oluyor.

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Ayıp ya, çok ayıp!

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, o zaman, siz almadınızsa gelin bir kanun çıkaralım. Bir vatandaş eğer haksız olarak içeriye alınmış da, en fazla üç ay içinde mahkeme karşısına çıkarılıp da ifadesi alınmamışsa, o almayan hâkime, savcıya, Adalet Bakanına ceza getirelim, tazminat getirelim. Bunlar çok önemli şeyler. Efendim, kanun getirelim ki herkes kendine çekidüzen versin.

Bir Ergenekon çıkarmışsınız, efendim, AKP’ye karşı olan, Atatürk’ü savunan insanları içeri alıyorsunuz; AKP’ye karşı olan, bir de Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti devletine sahip çıkanları içeriye alıyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında, Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti devletini savunmanın suç olduğunu hangi madde yazıyor? Bunu bir öğrenmek istiyorum. Yani bunu hangi madde yazıyor? Bunu özellikle öğrenmek istiyorum.

Şimdi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği diye bir dernek var. Bu Derneğin başında bir hanım var. Efendim, bugünkü bazı gazetelerde, İnternet sitelerinde: “Bu hanım Hristiyan’mış.” Olabilir, yani Hristiyan olabilir. “Efendim, bunun topladığı paralarla misyonerlik faaliyeti yapıyor...” Sen Hükûmetsin. Ama bu kadıncağız, bu hanımefendi ne yapıyor? Okumayan kız öğrencilere burs veriyor arkadaşlar, burs veriyor. İşte Doğu Anadolu’da okumayan öğrencilere burs veriyor. 36 bin tane öğrenciye burs veriyor. 29 bin tanesi kız öğrenci ve özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler ve bunların verdiği bu burslarla Türkiye’de en azından o daha genç yaşlarda, on üç-on dört yaşlarında evlendirilen kızların önüne geçiyor, kız çocukları bir kişilik kazanıyor, eğitim görüyor. Ama tabii ki birtakım kişilerin kafasında, efendim, nasıl olsa kız çocuklarını okutmamak lazım, kadın nasıl olsa ikinci sınıftır. Türkiye Cumhuriyeti devleti mademki laik bir devlettir, bu devleti bitirip yerine ne getirmek lazım? Şeriat devletini getirmek lazım. Ee, şeriat devletini getiriyorsan, o zaman çık meydanlara “Kardeşim, ben iktidara geldiğim zaman memlekete şeriat devletini getiririm.” de, propaganda yap.

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – İftira atma, ayıp ya!

KAMER GENÇ (Devamla) – Eğer o vasıtayla oy alırsan, hayhay, ben bir şey demem. Ama çıkıp da takiye yapacaksın, ondan sonra Atatürk’ü hesabına geldiği zaman savunacaksın, laikliği savunacaksın, ondan sonra da çıkacaksınız bu Türkiye’yi karanlıklara getirmeye yönelik faaliyetleri önlemeye çalışan bir derneğin… 36 bin tane öğrenciye burs veriyor. Peki, bu 36 bin öğrenciye burs veren… Bu aramayı yapan polis, bu belgeleri alan polis. Hadi savcı bu işin içinde yok, direkt direktifi veren Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı.

Şimdi, arkadaş, madem siz bu listeleri aldınız, kopyalarını verin, o Derneğe verin. Çünkü bu insanlar oraya burs veriyorlar. Bu kopyalarını niye vermiyorsunuz? Varsa bir suç unsuru sonradan siz şey edersiniz. 36 bin öğrenciyi siz burssuz bırakma hakkını, o çocukları aç bırakma hakkını hangi vicdan ve hangi akıl ve hangi nedenle alıyorsunuz? Bunları bir öğrenmemiz lazım.

Burası Parlamento beyler. Ben 80’den beri Parlamentoda görev yapan bir insanım ama iktidar partisi kadar bu konuda kendi yandaşlarını koruyan, kendi iktidarı ne yaparsa yapsın “Ben buna karşı çıkmam.” diyen bir grup görmedim. Tayyip Erdoğan diyor ki: “Ben, söyleyin o 6 tane bakanı da kulağından tutup kapının önüne koyayım.”

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Sana ne!

KAMER GENÇ (Devamla) – Böyle 6 tane bakanı kulağından tutup kapının önüne koyan kişiyi eğer… Yani bir bakanlık makamını yapan insanları bu kadar rencide ediyorsa, aşağılıyorsa, o insanlar da oturuyorsa maşallah… Maşallah… Demek ki makam ve mevkiler için insanlar yani bu insanlar neler vermeye razı, ben anlamıyorum yani bu Türkiye’de… Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlet. Bu büyük devletin en azından şanına, şöhretine uygun hareket etmek lazım.

Şimdi, tabii, burada AKP tamamen Türkiye’yi karanlık bir rejime getirmek için uğraşıyor. Buradan yaptığımız konuşmalar… Meclisin TRT’sinin başına bir adam getirmişler, efendim geçen gün benim burada burnum kanayınca görüntüleri vermemiş, parayla satın alan televizyona vermek istememiş. Niye? “Efendim siz getireceksiniz AKP’ye karşı kullanacaksınız.” “Ne diyeceksiniz?” “AKP’ye karşı sert muhalefet yapan Kamer Genç’in burnu kanadı. Ee bu AKP’ye dokunur.” Yahu, böyle, bu anlayışta bürokrat getiriyorsunuz.

Bakın, beyler, efendiler, Türkiye Cumhuriyeti devleti sizin zamanınızda getirilen bürokratlar o kadar keyfî davranıyor ki, o kadar ayrımcı… Hele siyasi parti, yani partinizin yaptığı işlemler o kadar ayrımcı gidiyor ki. Yani hayret ediyorum, buralarda… Geçen gün birisi bana telefon ediyor, bir öğretmenler odasında öğretmenlerden bazıları Atatürk’ün resmini alıyor, tükürüyor, yere atıyor. Ona diyor ki, birisi diyor ki: “Arkadaş, niye böyle yapıyorsun?” O, niye böyle yapıyorsun diyen öğretmen hakkında soruşturma açılıyor.

Yahu arkadaşlar, yani açık olalım, ikiyüzlü olmayalım. Eğer bu devleti kuran, bu cumhuriyeti kuran, o Atatürk olmasaydı sizler bu sıralarda var mıydınız? Kesinlikle hiçbirimiz yoktuk. İşte Suudi Arabistan gibi, İran gibi bir rejim olacaktı.

Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi bence Türkiye’de işe el koymalıdır. Ekonomi batık, arkadaşlar iflas etmiş bir ekonomi. Ha şimdi Tayyip Bey hoşuna gittiği, şey… Onun geçim sıkıntısı yok, gider devletin iki bankasından 750 milyon doları alır, kendi damadının şirketine verir. Şimdi, bize gelen bir bilgiye göre, Halk Bankasından alınan 375 milyon doları Vakıflar Bankası teminatıyla almış. Şimdi, tabii, biz burada diyoruz, kimse bize cevap vermiyor. Yahu milletvekiline cevap vermeden böyle kapalı kalarak siz nasıl Türkiye’yi yöneteceksiniz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-04-14-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
