# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 21 Nisan 2009
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-04-21-danisma-kurulu-onerisi

> Kamer Genç (Bağımsız), 21 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 698 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 6’ncı maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Sayın milletvekilleri, tabii ki devlet bir bütündür. Bu bütünlük içinde yıllarca uygulanan bir sistem var. Bizim de genel bütçeli idarelerin hukukla ilgili davalarını takip etmek üzere -4353 sayılı Kanun- Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü diye bir teşkilat var, Maliye Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ve bütün kamu idarelerinin davalarına bu kişiler bakıyorlar ama her nedense, AKP, yeni bir sistem getirerek Devlet Su İşlerinde özel bir avukatlık sistemini getiriyor. Devlet Su İşlerindeki davalara, işte, ayrı bir avukatlık bürosu, hukuk müşavirliğini şey ediyor. Bir de hizmet alımı yoluyla da bir avukatlık sistemini getiriyor.

Şimdi, tabii, Devlet Su İşlerinde çok büyük davalar var, trilyonluk, hatta yani çok, katrilyonluk belki olmasa bile trilyonluk davalar var, özellikle istimlak davaları ve birçok önemli davalar var. Bu davaların bence devletin disiplinli avukatları tarafından takip edilmesi gerekirken, ama her nedense birtakım, işte, AKP’nin öteden beri yaptıkları, bazı imtiyazlı kişilere yeni yeni iş bulma gayretlerinin bir örneğini de burada gösteriyor. Shakespeare’in bir sözü var: “Şeytan bir günah işlemeye başladığı zaman, işe o günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.” diyor. Şimdi, AKP’nin de böyle bir huyu var. Böyle, birtakım insanlara özel birtakım imtiyazlar getirmek için, devletin belli kaynaklarını bunlara talan ettirmek için, evvela sanki çok önemli bir iş yapıyormuş gibi bir görüntü yaratmaya çalışıyor ama o işin arkasında aslında devletin büyük kaynaklarının heba edilmesi, çarçur edilmesi yatıyor.

Şimdi, Devlet Su İşlerine neden böyle bir gerekçe görülüyor? Çünkü AKP’li, yandaş birtakım avukatlara iş bulma, onlara yeni yeni, çok yüksek fiyatlardan ücret ödeme ve ayrıca da bazı kişilere, bazı hukuk bürolarına özel hizmet alma yoluyla, nasıl ki devlet dairelerindeki korumayı özel koruma şirketlerine, işçiliği özel işçilik şirketlerine veriyorlarsa, burada da belirli işleri bazı hukuk bürolarına özel hizmet satın alma yoluyla vermeye gayret ediyorlar ki bu, bana göre, devlet için çok tehlikeli çünkü katrilyonluk davalar var. Katrilyonluk -dediğim gibi- olmasa bile trilyonluk davalar var. Bu kişilerin devletin hakkını en iyi şekilde savunacağını kim bilebilir, kim garanti edebilir? Edemezsiniz. Ama zaten AKP’nin felsefesinde bu devleti korumak, devletin kurumlarını korumak diye bir şey yok.

İşte, dört senedir buradayız. Seçime gidiyoruz. Seçime giderken yapılacak bir… Seçimdeki hileleri önlememiz gerekirken, sağlıklı bir seçim yapılması gerekirken, onlarla ilgili tedbirler almamız gerekirken, acaba son anda devletin kaynaklarını nasıl kendi yandaşlarımıza talan ettiririz de bunları vergiden muaf tutarız diye hesaplar yapıyoruz. İşte, daha geçenlerde çıkan büyük torba kanunda, kendi yandaşlarınızın hayalî ihracat yoluyla sağladıkları kazançlara büyük kolaylıklar, aflar getirdiniz. Birçok milletvekilinizin trilyonlarca, 50, 60, 100 trilyon derecesinde para cezalarını, çeşitli vergi cezalarını affettirdiniz. Dünyanın hiçbir yerinde siyasetle uğraşan onurlu ve soylu insanlar, kendi parmaklarıyla kendi cezalarını, kamuya olan borçlarını affettirmezler. Bu, insan haysiyetiyle bağdaşmayan çok aşağılık bir davranış biçimidir. Ama, maalesef, buralarda bunlar yapılıyor ve milletin karşısına da utanılmadan çıkılıyor. Böyle bir şey olur mu? Yani devletin kaynaklarını siz getireceksiniz, devlete verilmesi gereken vergileri, cezaları ödemeyeceksiniz devlete, kendi parmaklarınızla affedeceksiniz. Bu, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmemiştir ve görülmesi de mümkün değildir.

İşte, seçime giderken bizim istediğimiz, oy hırsızlığını önlemek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-04-21-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
