# Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mayıs 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-21-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin

> Kamer Genç, 21 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 601 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 263 sıra sayılı yasanın 3’üncü maddesiyle ilgili verdiğim önergem üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Önergem şu: Burada, bu mayınların beş yılda temizleneceğine ilişkin yılın dört yıl ve burayı temizleyen kişiye de burayı kırk dört yıllığına değil de beş yıllığına kiraya verelim diyoruz. Yani bu hâliyle kırk dokuz yıl oluyor, benim verdiğim önergeye göre de dokuz yıla geliyor.

Biliyorsunuz, yurdumuzun çok önemli bölgesinde, bir sınır bölgesinde çok verimli arazilerin olduğu bu yerlerin getirip de uzun süre devletin hüküm ve tasarrufu dışındaki bir kişilere verilmesi… Ki, burada yapılan konuşmalarda bunun bir yabancı devlete verileceği konusunda da Hükûmetin bir karşı görüşü de olmadığına göre, demek ki, bu yabancı bir şirkete verilecek. Bu yabancı şirket kırk dokuz yılda burayı istediği… Eğer arkasında çok güçlü bir devlet varsa bu toprakları âdeta bize iade edilemeyecek birtakım tasarruflarda bulunacak. Yer altında, yer üstünde çok ciddi yatırımlar yapacak, teknolojinin geliştirdiği olanaklarla bunları belki kırk dört yıl sonra Türkiye’nin geri alması imkânsızlaşacağından verdiğimiz önergede bunun dört yıl, yani dört yıl içinde temizlesin, beş yıl da alsın kullansın dedik.

Değerli milletvekilleri, tabii, dün burada yaptığım bir konuşmada ben özellikle Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir Çal Dağı diye bir dağ var. Bu dağda yabancı İngiliz şirketine nikel aramakla ilgili de büyük bir imtiyaz verildiğini ve bu imtiyazın oradaki hayatı, Gediz Ovası’nı yaşanmaz hâle getirdiğini, orada İngiliz şirketine çok büyük avantajlar sağlandığını, bunu… Beni davet etmişlerdi, eski bir sosyal demokrat arkadaşın Turgutlu’da bir çevrecilerin düzenlediği bir yürüyüşe beni de davet etmişlerdi. Ben de Turgutlu’ya gittim, gerçekten 5 binin üzerinde bir vatandaş kitlesi Turgutlu Meydanı’nda gezdik.

Şimdi, dün bölgenin milletvekili Bülent Bey çıktı bana dedi ki: “Efendim, ben…” Ben burada konuşmamda dedim ki, efendim, benim orada edindiğim bilgiye göre Turgutlu Belediye Başkanı diyor ki: “Efendim, biz burayı vermiyorduk Çevre Bakanımıza ama İngiliz bakanı bastırdı, efendim İngiliz Büyükelçisi bastırdı, bir de İngiliz şirketi bastırdı ve Bakanımız da mecburen imzaladı.” dedi. Bunun üzerine Bülent Bey çıktı dedi ki: “Tamamen yalandır, iftiradır.” Ben de dedim yani: “Siz Türkiye Cumhuriyeti devletinin bakanları mısınız yoksa İngiliz bakanları mısınız?” Türkiye Cumhuriyeti devletinin bakanları Türk milletinin menfaatini korur. Şimdi, kendisi dedi ki: “Ben Turgutlu Belediye Başkanını aradım, ‘Ben Kamer Genç’le görüşmedim.’ dedi.” Ben görüştü demedim ki.

Bakın, şu Turgutlu’da çıkan Yankı gazetesi. Burada Belediye Başkanı Serhat Orhan, TUTSO Meclisinde, konuğu oldu ve topluluğunda, Çal Dağı madeni konuşuldu. Bakın, burada ne diyor Belediye Başkanı: “Ben bu anlatılanları Bakanın ağzıyla anlatıyorum. Sayın Bakanımız hem şirket hem İngiliz Büyükelçiliği ve hem de İngiltere Hükûmeti tarafından sıkıştırılmaya başlandı ve imzaladı.” İşte, bu. Bu Turgutlu’da çıkan gazete. Bunu Turgutlu Belediye Başkanı tekzip etmiş mi? Etmemiş. Burada Bülent Bey diyor ki, Bülent Arınç: “Belediye Başkanına söyledim, tazminat açsın.” Yahu, beni tazminatla ürkütemezsiniz. Ben, zaten şimdiye kadar size epey para ödedim. Bundan sonra birkaç kuruş daha öderiz, ne olacak?

Ayrıca, ben diyorum ki, bu madenin verilmesi için birilerine tabii ki… Biliyorsunuz, işte, yurt toprakları aslında satılmaz ama menfaat şebekeleri var. Bu menfaat şebekelerine arada üç beş milyon dolar gitmiş diyorum. Yine, Bülent Bey diyor ki: “Efendim, Kamer Genç diyor ki: ‘Beş on milyon dolar dağıtılmış olabilir ama eğer…’ Kamer Genç kimi itham ediyor? Bilirkişileri mi, hâkimleri mi şey ediyor?”

Yani, değerli milletvekilleri, bir bakanlık makamına oturan bir kişi olayları bu kadar istiskal edebilir mi? Benim hâkimlerin, bilirkişilerin rüşvet aldığı konusunda ne doğrudan doğruya ne dolaylı bir söylemim yok ki.

Şimdi, yani “Efendim, hemen bilirkişilere ve hâkimlere de ihbar ediyorum. Gelsin, Kamer Genç hakkında tazminat davası açsın.” diyor. Yahu, açsın… Açsın arkadaş…

Şimdi, bak, ben sana soruyorum Bülent Bey: Sen, bu Çal Dağı madenine karşı mısın, değil misin? Orada, Gediz Ovası’nda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-21-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
