# Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelere eklenmesi ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair (s.s.410)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 25 Haziran 2009
- **Gündem:** BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.410)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-25-butce-kanunlarinda-yer-alan-bazi-hukumlerin-ilgili-kanun-ve-kanun-hukm

> Kamer Genç (Bağımsız), 25 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.410)); konuşma 1.313 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 410 sıra sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii o kadar acayip kanunlar getiriliyor ki ne başı belli, ne sonu belli; hele bir de temel kanun kabul etmişler, elli tane kanunda değişiklik yapılan kanunlar getiriliyor; efendim, yandaş birtakım bürokratlara fazla ödemeler yapılmış, onlara af getiriliyor, yani bir kanun tekniğinde olmaması gereken kanunlar getiriliyor.

Şimdi, bir Varlık Vergisi Kanunu çıkardı bu Hükûmet, 5811 sayılı Kanun. Ali Türkan diye birisi çıktı ortaya “Ben, Tayyip Bey’in de arkadaşıyım, Abdullah Gül’ün de arkadaşıyım.” dedi, “5,5 katrilyon lira Türkiye’ye getireceğim.” dedi. Gitti, Cumhuriyet Vergi Dairesine beyanda bulundu bunu, 110 milyon lira da vergi tahakkuk etti. Şimdi soruyorum Sayın Bakan: Bunun süresini uzatıyorsunuz. Bu varlık barışı vergisinin süresini sırf Ali Türkan için mi uzatıyorsunuz? Bu Ali Türkan bu 5,5 katrilyon liralık servetini getirdi Türkiye’ye ve Cumhuriyet Vergi Dairesinde de buna 110 milyon liralık da vergi tahakkuk etti. Şimdi, bunu süresinde ödemediğine göre, 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edecek misiniz, etmeyecek misiniz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Edilecek, edilecek. Rahat ol.

KAMER GENÇ (Devamla) – Tabii karşımızda susan bir Hükûmet var, Komisyon var. Burada, siz yine susun ama biz yine de millete söyleyeceğimizi söyleyelim. Zaten millet de dinliyor bizi.

Şimdi, getirilen kanunla, düzenleyici ve denetleyici kurumlarda görev yapan birtakım kamu personellerinin, işte, yurt dışı, yurt içi gezilerinde aldığı fazla paraları affediyorsunuz. Bu paralar kim tarafından zimmet bulunmuş? Sayıştay ve Danıştay. Danıştay kararları var. Diyor ki… “Arkadaş, sen Harcırah Kanunu’na aykırı bir uygulama yapamazsın.” diyorsunuz ve buna göre bunlara af getiriyorsunuz. Peki, ne kadar para affediyorsunuz? Niye getiriyorsunuz af? Yani, bu memlekette hukuk denilen bir müessese varsa, hukuk devleti iseniz, Danıştayın ve Sayıştayın verdiği kararları, mahkeme kararlarını kanunlarla yok saymak mümkün müdür sayın milletvekilleri?

Yine, il genel meclisi üyelerine ve kaymakamlara bu il genel meclisi üyelerine nezaret etmesi sebebiyle birtakım fazla ödemeler yapılmış. Yine getirdiğiniz bir maddeyle bunu affediyorsunuz. Ya, sizin işiniz gücünüz suçluları affetmek mi? Memleketin parasını zimmetine geçirenleri affetmek mi? Siz ne biçim Maliye Bakanısınız, ne biçim kurumsunuz? Geçmişte, bir araştırın bakalım, bugüne kadar bu devletin bir kuruşunun, kör kuruşunun hesabı sorulduğu hâlde siz boyuna millete devletin parasını şey ediyorsunuz. Ne yaptınız, devleti nereye getirdiniz?

Bakın, siz ilk defa 2002 yılında iktidara geldiğiniz zaman iç borç 91 milyar dolar, dış borç 129 milyar dolar. Şimdi fazla da uzatmayayım. Şu anda, ülke toplamında 2002’de 221 milyar dolar dış borç vardı, 2008’de 471 milyar dolar iç ve dış borç vardı.

ALİ İHSAN MERDANOĞLU (Diyarbakır) – Karıştır, karıştır!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ne karıştır? Sen evvela kendine karış. Senin bu konulara aklın ermez.

Onun için, şimdi bu kanunla 70 trilyon da borçlanma getiriyorsunuz. E, iç ve dış borçlarda aşağı yukarı sizin devri Hükûmetiniz zamanında 300 milyar doların üzerinde artış oluyor. Ne yaptınız bu 300 milyar dolar artışı sağladınız da? Allah rızası için bir işsize iş bulmak için bir fabrika mı açtınız, bir üretimi artırmak için bir fabrika mı açtınız, ne yaptınız? İşiniz gücünüz vergi muafiyeti.

Şimdi, dün burada Avrupa Birliği Genel Sekreterliği kanunu geçti. Çok büyük imtiyazlar getirmişsiniz ve her birisine, oradaki teşkilatlara 8-10 milyar lira maaş verecek şekilde istisnai memuriyetler gibi memuriyet getirdiniz. O kadar gülünç bir duruma düştü ki burada AKP Grubu ve Hükûmet, orada Avrupa Birliği Genel Sekreterliğine atanmak için kanunda kırk beş yaş getirmişlerdi, sonra da burada AKP Grup Başkan Vekili bu kırk beş yaşı elliye çevirdi. Sormak istiyorum, eskiden siz çoluk çocuğunuza iş bulmak istiyordunuz, şimdi herhâlde babanıza iş bulmak için kanunlarda değişiklik yapıyorsunuz. Sormak istiyorum, acaba hangi milletvekilinin karısı veyahut da kocası veya babası elli yaşında da bu Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin değiştirilen bu statüsüne göre 7-8 milyar lirayla Genel Sekreterliğe atanacak? Ya, sayın milletvekilleri, bu memleketle bu kadar alay edilmez. Bu memlekette insanlar bu kadar açken, yoksulken, işsizken, insanlar intihar ederken AKP’nin işi gücü, kendilerine, yandaşlarına büyük devlet kaynaklarını aktarmak, ondan sonra da milletle alay etmek.

Ben şimdi bir teklifte bulunuyorum: Şimdi, Tayyip Bey geçen gün 5 aile efradıyla beraber villalara geçti, konaklara. Meclisçe bir araştırmasını yapalım, Tayyip Bey ve ailesinin neye ihtiyacı varsa arkadaşlar, bir para toplayalım, verelim kendilerine, yani ne yapılabiliyorsa hepsini verelim de bir defa, ondan sonra devlet bütçesi bunların kontrolünden, istismarından çıksın.

Yine getirmişler bu kanunda bir madde. Efendim, Başbakanlığa ithal edilecek araçlar on yıl kadar gümrük vergisinden muaf. Yani bunun ne anlamı var, ben anlamıyorum. Şimdi, buralarda birtakım araçları gümrük vergisinden, ÖTV’den, KDV’den istisna ederek ithal edecekler herhâlde, getirecekler, el altından birtakım yandaşlarına satacaklar. Bunun başka bir anlamı yok. Yani onun için, bir devlet bu kadar gerçekten hile ile yönetilmez, devlet bu kadar tahrip edilmez. Zaten bir devletin ekonomisi tahrip edilmedikten sonra o devleti yıkamazsınız. Burada hedef, devletin ekonomisini tahrip etmek ve ona göre sonuca ulaşmak. Böyle kanunlar getirilebilir mi? Yani bu getirilen kanunlarla ülkenin hangi ciddi sorununa çözüm buluyorsunuz?

Bir defa, Hükûmet olarak yılbaşında yaptığınız bütçe iflas etmiştir. İflas ettiğine göre, ey Hükûmet sen hangi yüzle burada oturuyorsun? Eğer bir hükûmetin bütçesi iflas etmişse o hükûmet orada oturamaz, onun istifa etmesi lazım. Yerine hiç olmazsa -yine aynı- kendi içinizden bir hükûmet çıkarın. Belki yeni gelen insanlarda yeni bir ruh olur, yeni bir şevkle, memleket sevgisiyle birtakım meseleleri halletmeye çalışır ama bunlar yok, her gün istisna, her gün muafiyet, her gün devletin parasını cebine indirenlere af… Yani, böyle, devleti nereye götürüyorsunuz? Yani bu devletin ekonomik kaynaklarını bu kadar zayıflata zayıflata nasıl bir sonuç elde edeceğinize ben hayret ediyorum!

Yani getirdiğiniz kanunların manasını da bilmiyorsunuz. Yani, işte, getirdiğiniz kanunun 48’inci maddesiyle 4925 sayılı Kanun’un 31’inci maddesini kaldırıyorsunuz. Diyorsunuz ki: Karayolu taşımacılığında vatandaşa verilen yetki belgesinde eğer sonradan bir hata varsa -bu mevcut 31’inci madde- ilgili idare buna tebligat yapacak, “Arkadaş, senin bu belgen eksiktir. Eksik belgeni getir, tamamla, ben sana bu yetki belgeni vereyim.” diyecek.

Yani aslında bu yetki belgesini verirken de çok az para almıyorsunuz. Mesela, yurt içi ticari eşya taşımacılığında kullanılan kamyonların aldığı K-1’den 12 milyar 942 milyon para alıyorsunuz. Ondan sonra, kendi işgaliyle ilgili yurt içi eşya taşımacılığında kamyondan K-2 belgesi için 6 milyar 471 milyon lira para alıyorsunuz.

Şimdi, vatandaşın bu kadar para ödeyerek aldığı K-1, K-2 belgelerinin olabilir bir yerinde bir hata var. Mevcut 31’inci maddeyle diyor ki: Efendim, bunda bir hata varsa ben tebligat yapacağım sana. Sen bunu getir, o eksiklikleri gider, senin belgeni yenileyeyim.

Şimdi ne yapıyorsunuz? Getirdiğiniz bu şeyle belgesini iptal ediyorsunuz ve bu kadar da para almışsınız.

Şimdi, bu arada tabii bir şey de, geçen gün yine bir kanun yine müzakere edilirken bu yurt dışı taşımacılığında kullanılan tırlara verilen mazotun 550 litresine, bazı hâllerde 400 litresine… Eskiden yurt dışı taşımacılığı yapan kamyon, tır, çekicilerin aldıkları motorin ÖTV ve KDV’den tümüyle istisnaydı ama sonra getirilen bir tasarıyla burada bunun 400 litre ve 550 litresi istisna edildi. Ben bir önerge verdim. Her nasıl olduysa AKP benim bu önergemi kabul etti. Burada bir Grup Başkan Vekili arkadaşımız çıktı dedi ki: “Yahu, siz kamyoncu esnafına nasıl böyle ihanet edersiniz? Hem de sizden olmayan bir milletvekili bu önergeyi verdi.” Ben de hayret ettim, yerimden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben de hayret ettim. Kamyoncu esnafının, kamyoncunun lehine verdiğimiz bu önergenin kabul edilmesi bence isabetliydi. Buna rağmen bazı arkadaşlar, bizim bu önergemizin isabetli olmadığını burada söylediler. Tabii, diliyoruz ki… Yani, herkesin bu kanunları buraya inceleyerek gelmesi lazım ama maalesef incelenmiyor.

Yine, bu getirdiğiniz 68’inci maddeyle “Vücut dışı protez ve ortezler için hastadan katkı payı alınacak.” diyorsunuz ama vücut içine yerleştirilen protez ve ortezler için katılım payı alacak mısınız, almayacak mısınız? Yani, onu da burada belirtmemiz lazım, belirtmediğiniz takdirde ne oluyor? Bunlarda uygulamada herkes kendine göre uygulama yapıyor. Yine, hastanelerde tıp fakültelerine borçlu olan hastaların işte belli bir parasını ödeme şartıyla borçlarını affediyorsunuz ama vakıf hastanelerini niye bundan istisna ediyorsunuz? Çünkü, vakıf hastanelerinin büyük bir kısmı cemaatlerin. E, tabii siz cemaatlerin aleyhine olan bir teklif getirir misiniz?

Teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelere eklenmesi ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair (s.s.410)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-25-butce-kanunlarinda-yer-alan-bazi-hukumlerin-ilgili-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
