# Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ekim 2009
- **Gündem:** MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420

> Kamer Genç (Bağımsız), 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)); konuşma 573 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 420 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, bu getirilen kanun teklifi milletvekili sayısının belirlenmesiyle ilgilidir. Seçim bir rejimin temel ilkesidir. Seçim hakkaniyete ve adalete uygun olmazsa, eğer bir ülkeyi temsil eden meclisin milletvekilleri hakkaniyete, adalete ve milletin yüce menfaatlerine uygun olarak hareket etmezlerse, kendi vicdanlarıyla hareket etmezlerse o memleketin yönetimi maalesef sağlıklı olamaz.

Şimdi, Türkiye’de ne var? Türkiye’de siyasi partilerin liderleri diktatör. “Bu milletvekili seçilecek, bu seçilmeyecek…” Doğru mu yanlış mı? Türkiye’de iktidar partisinin başına gelen adam, Cumhurbaşkanını o tayin ediyor, Başbakanı o tayin ediyor, bakanları o tayin ediyor, bütün devlet organlarını o tayin ediyor. Arkadaşlar, en koyu diktatörlüğün yaşandığı memleketlerde bundan daha diktatör bir rejim var mı? Yok. O hâlde Türkiye'nin birinci sorunu, milletvekillerini genel başkanının ağzına bakarak görevlerini yapacak bir sistemden kurtararak, milletvekillerinin vicdanlarının sesini dinleyerek, hak ve adalet ölçüleri içinde hareketini sağlayabilecek bir sistem getirmemiz lazım. Türkiye'nin öncelikli konusu bu.

Şimdi, küçük illerimizde, Türkiye'nin doğu, güneydoğusunda ciddi bir terör var. Bu terörden dolayı en büyük zararı gören illerden birisi de benim ilim. Şimdi, Türkiye’yi araştırırsanız Türkiye’de en azından 1 milyonun üzerinde Tuncelili var. Bursa’daki seçmenlerin büyük bir kesimi Tuncelilidir, İstanbul’daki seçmenlerin büyük bir kesimi Tuncelilidir, Adana’daki Tuncelilidir, Mersin’deki Tuncelilidir, Manisa’daki, Aydın’daki… Bu nedir? Ama, bu insanlar, Aydın’daki Aydın milletvekiline telefon etmiyor, İstanbul’daki İstanbul milletvekiline telefon etmiyor, Mersin’deki Mersin milletvekiline telefon etmiyor. Benim ilim 2 milletvekili, bana telefon ediyor “Sayın Milletvekilim, benim şu sorunum var.” diyor.

Bakın, yüz ölçüme getirirsek, Tunceli’nin aşağı yukarı 7 bin 600 bin metrekarelik bir alanı var. (AK PARTİ sıralarından gülüşmeler) Yani gülünecek bir şey yok arkadaşlar. 7.600 metrekarelik bir yeri var.

ÜNAL KACIR (İstanbul) – 600 metrekare bir tarla yahu!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben inanıyorum ki birçok ilden de daha fazla.

Yahu, şimdi, bakın siz çok alaylı insanlarsınız da herkesi kendiniz gibi alaylı görüyorsunuz. Ben burada ciddi şeyler söylüyorum, halk da bizi dinliyor. Gülünecek bir şey söylemiyorum.

Şimdi, bakın, bazı şeylerde hem nüfusu esas aldık hem de yüz ölçümünü esas aldık. Mesela belediyelere pay dağıtırken işte yüzde 40’ını nüfus esasına göre dağıtalım dedik, yüzde 10’unu yüz ölçümüne göre şey ettik.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bana göre burada 2 milletvekili bir il için çok az. Bunun bir coğrafi… Yani bir sistem getirebiliriz. Bunun, 550 milletvekilinin en azından her ile 2 milletvekili dağıtalım, ondan sonra nüfusa göre dağıtalım.

Şimdi, İstanbul’un 70 milletvekiline ne ihtiyacı var? İstanbul’daki... Ben bir güne bir gün görmedim ki Meclis restoranında İstanbul milletvekilinin yanına 10 tane ziyaretçi gelmiş oraya, yemek yediriyor ama ben her gün… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Biz her gün İstanbul’dayız.

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu arkadaşlar, yani alaylı bir şey söylemiyorum. Tek başına gidiyorsunuz aşağıda yemek yiyorsunuz, yanınızda 2 tane fakir vatandaşı getirip de bir yemek yedirebiliyor musunuz? Gitmiyorsunuz çünkü yerinize de gitmiyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Yahu halk bizi dinliyor, alaylı bir şeyler söylemiyorum. Bakın, siz, sizi seçen seçmenlerle görüşmüyorsunuz çünkü siz görüşmediğiniz için de seçmenin sıkıntılarını bilmiyorsunuz.

Dolayısıyla, burada sıkıntıyı çeken küçük illerin milletvekilleri. Küçük illerin milletvekilleri de çok sıkıntı çektiği için… İstanbul’da… Şimdi, gelen hükûmetler diyor ki: “Ben –mesela- Tunceli’den bakan atamayayım. Bana ne.” diyor. “Tunceli’den 2 milletvekili ister olsun, ister olmasın ama İstanbul’da 70 milletvekili var, bakanları oradan atayım.” diyor ama şimdi küçük illerde de eğer milletvekili sayısı olursa, kamu hizmetlerinin oraya götürülmesinde, oraya sağlıklı personel atanmasında en azından hükûmetler dikkat eder. Onun için, bence, yani bu 550 milletvekilinin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
